İstanbul pedodontist
İstanbul pedodontist
İstanbul pedodontist arayışında olan aileler için TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, çocukların ağız ve diş sağlığını yalnızca mevcut çürük veya ağrı üzerinden değil; yaş, büyüme-gelişim dönemi, diş sürme düzeni, beslenme alışkanlıkları, ağız hijyeni ve çocuğun diş hekimiyle kurduğu iletişim üzerinden değerlendiren kapsamlı bir yaklaşım benimser. Çocuk diş hekimliğinde amaç yalnızca problem oluştuğunda müdahale etmek değildir. Süt dişlerinin sağlıklı şekilde korunması, daimi dişlerin sürmesinin takip edilmesi, çürük riskinin azaltılması ve çocuğun ilerleyen yıllarda ağız bakımını doğal bir alışkanlık haline getirmesi tedavinin önemli parçalarıdır. TEK Clinic’te çocuk hastaların mümkün olduğunca sakin, açıklayıcı ve yaşlarına uygun bir iletişim içerisinde değerlendirilmesi hedeflenir.
Çocukların diş yapısı yetişkinlerden farklıdır. Süt dişlerinin mine ve dentin yapısı, dişlerin büyüklüğü, pulpa dokusunun konumu ve çocuğun gelişim dönemine bağlı davranışları tedavi planını etkileyebilir. Bu nedenle “nasıl olsa süt dişi düşecek” düşüncesiyle çürüklerin veya enfeksiyonların ertelenmesi doğru değildir. Süt dişleri çiğneme ve konuşmanın yanında daimi dişler için yer korunmasına da katkı sağlar. Erken kaybedilen bazı süt dişleri, ilerleyen dönemde diş diziliminde yer problemlerine zemin hazırlayabilir.
İstanbul pedodontist hangi çocuklarla ilgilenir?
İstanbul pedodontist değerlendirmesi yalnızca dişi ağrıyan çocuklar için düşünülmemelidir. Henüz hiçbir şikâyeti bulunmayan küçük çocukların düzenli kontrolü, süt dişlerinde çürük gelişen çocuklar, diş travması yaşayanlar, erken diş kaybı bulunanlar, daimi dişleri sürmeye başlayanlar veya ağız hijyeni konusunda destek ihtiyacı olan çocuklar pedodonti kapsamında değerlendirilebilir.
Pedodonti, bebeklik döneminden ergenliğin ilerleyen aşamalarına kadar çocukların ağız ve diş sağlığıyla ilgilenen diş hekimliği alanıdır. Bu süreç boyunca çocuğun ağız yapısı sürekli değişir. Süt dişleri sürer, daha sonra süt ve daimi dişlerin birlikte bulunduğu karma dişlenme dönemi başlar ve zaman içerisinde daimi dişler ağızdaki yerini alır.
İstanbul pedodontist kontrolü sırasında çocuğun yalnızca mevcut dişleri değil, yaşına göre beklenen gelişim süreci de dikkate alınır. Bazı çocuklarda dişler beklenen zamandan erken veya geç sürebilir. Tek başına bu durum mutlaka hastalık anlamına gelmez ancak sürme sırası ve çene içerisindeki mevcut alan birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle küçük yaşlarda başlayan düzenli kontroller, çocuğun diş hekimi ortamını yalnızca ağrı ve tedaviyle ilişkilendirmesinin önüne geçebilir. Ağrısı olmayan bir çocukla yapılan kısa ve sakin bir kontrol, ileride gerekli olabilecek tedavilerde iş birliğini kolaylaştırabilir.
TEK Clinic’te ailelerin çocuklarının ağız ve diş sağlığıyla ilgili yalnızca mevcut şikâyetleri değil, geleceğe yönelik soruları da değerlendirilir. Dişlerin ne zaman çıkacağı, hangi dişlerin süt dişi olduğu, fırçalamanın nasıl yapılacağı ve kontrol aralıklarının nasıl planlanacağı gibi konular ailelere anlaşılır biçimde aktarılabilir.
Çocuğun ilk diş hekimi ziyareti ne zaman olmalı?
Çocuk diş hekimliğinde ilk ziyaretin ağrı veya çürük ortaya çıkana kadar ertelenmesi önerilen bir yaklaşım değildir. İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla birlikte ağız bakımının nasıl yapılacağı ve çürük riskinin nasıl azaltılabileceği konusunda ailelerin bilgi edinmesi yararlı olur. Çocuk diş hekimliği rehberlerinde ilk diş hekimi değerlendirmesinin ilk dişin sürmesinden sonra ve en geç yaklaşık bir yaş civarında yapılması sıklıkla önerilir.
Bu ilk görüşmenin kapsamlı bir tedavi randevusu olması gerekmez. Amaç çocuğun ağız içerisindeki gelişimini değerlendirmek, aileye bakım konusunda bilgi vermek ve risk faktörlerini belirlemektir. Özellikle gece boyunca sık beslenme, şeker içeren içeceklerin biberonla uzun süre kullanılması veya dişlerin düzenli temizlenmemesi erken çocukluk çağı çürüğü riskini artırabilir.
Çocuğun ilk diş hekimi deneyiminin sakin bir ortamda gerçekleşmesi önemlidir. Ağrılı ve acil bir sorun ortaya çıktıktan sonra yapılan ilk ziyaret, çocuğun tedaviye karşı daha kaygılı yaklaşmasına neden olabilir. Düzenli kontroller ise diş hekimi koltuğunun çocuk için daha tanıdık hale gelmesine yardımcı olabilir.
Ailelerin de bu ziyaret sırasında sorularını açıkça paylaşması önemlidir. Emzik kullanımı, parmak emme, diş fırçalama, florürlü diş macunu kullanımı, beslenme ve diş sürme zamanlaması gibi konular çocuğun yaşına göre değerlendirilmelidir.
Süt dişleri neden bu kadar önemlidir?
Süt dişleri geçici olmalarına rağmen çocuğun günlük yaşamında önemli görevler üstlenir. Çiğneme, konuşma gelişimi ve yüz yapısının doğal gelişimi açısından işlev görürler. Bunun yanında daimi dişler için çene üzerinde uygun alanın korunmasına yardımcı olurlar.
Bir süt dişinin çürük nedeniyle çok erken kaybedilmesi, komşu dişlerin boş alana doğru hareket etmesine neden olabilir. Bu değişiklik, daha sonra sürmesi gereken daimi diş için yeterli alan kalmamasına yol açabilir. Her erken süt dişi kaybı mutlaka ortodontik problem oluşturmaz ancak risk çocuğun yaşına ve kaybedilen dişin konumuna göre değerlendirilmelidir.
Çürük süt dişleri ayrıca ağrıya ve enfeksiyona neden olabilir. Çocuk yemek yemekte zorlanabilir, belirli tarafı kullanmaktan kaçınabilir veya gece ağrıyla uyanabilir. İleri enfeksiyonlarda diş eti ve çevre dokularda şişlik gelişebilir.
Bu nedenle süt dişinin düşeceği zamanı beklemek her zaman doğru değildir. Dişin ne kadar süre daha ağızda kalacağı, çürüğün boyutu ve çocuğun yaşı değerlendirilerek uygun tedavi planı oluşturulmalıdır.
İstanbul pedodontist muayenesinde neler değerlendirilir?
İstanbul pedodontist muayenesinde çocuğun yaşına uygun bir yaklaşım benimsenmesi önemlidir. Küçük bir çocuk ile ergenlik dönemindeki bir hastaya aynı iletişim biçimiyle yaklaşılmaz. İlk hedef, çocuğun güvenli ve anlaşılır bir ortamda muayene olabilmesini sağlamaktır.
Muayenede süt ve daimi dişlerin durumu, çürükler, diş eti dokuları, dişlerin sürme sırası ve ağız hijyeni değerlendirilir. Çocuğun yaşına bağlı olarak kapanış ilişkisi ve çene gelişimi de incelenebilir. Gerekli görüldüğünde radyografik değerlendirme yapılabilir ancak her kontrol randevusunda görüntüleme gerekmez.
İstanbul pedodontist değerlendirmesinde çürük riskinin belirlenmesi de önem taşır. Çocuğun geçmişte çürük yaşayıp yaşamadığı, beslenme alışkanlıkları, dişlerin nasıl ve ne sıklıkla fırçalandığı ve ağız hijyeninin mevcut düzeyi tedavi planını etkileyebilir.
Bazı çocukların çürük riski daha yüksek olabilir ve daha sık takip edilmeleri gerekebilir. Kontrol aralığı tüm çocuklarda sabit olmak zorunda değildir. Çocuğun ağız sağlığı ve bireysel risk durumu dikkate alınarak takip sıklığı belirlenebilir.
TEK Clinic’te ailelerin tedavi planını anlayabilmesi önemsenir. Hangi dişin tedavi edilmesi gerektiği, bunun neden gerekli olduğu ve farklı seçeneklerin bulunup bulunmadığı aileye açıklanarak süreç planlanabilir.
Çocuklarda diş çürüğü neden hızlı ilerleyebilir?
Süt dişlerinin yapısı daimi dişlerden farklıdır. Mine ve dentin tabakaları daha ince olduğu için bazı çürükler pulpa dokusuna daha kısa sürede yaklaşabilir. Bu nedenle başlangıçta küçük görünen bir problem zaman içerisinde daha kapsamlı tedavi ihtiyacı oluşturabilir.
Çürük oluşumunda yalnızca şeker miktarı değil, tüketim sıklığı da önemlidir. Gün boyunca sık sık şekerli veya yapışkan gıdaların tüketilmesi, dişlerin sürekli asit ataklarına maruz kalmasına neden olabilir. Özellikle ara öğünlerde sürekli şekerli atıştırmalık tüketmek çürük riskini artırabilir.
Şeker içeren içeceklerin gece boyunca veya yatmadan hemen önce tüketilmesi de problem oluşturabilir. Uyku sırasında tükürük akışının azalması, dişlerin doğal temizlenme mekanizmasını sınırlar.
Dişlerin düzenli ve uygun teknikle fırçalanması bu nedenle büyük önem taşır. Küçük çocukların yalnızca kendi başlarına fırçalama yapması genellikle yeterli olmayabilir. Belirli bir yaşa kadar ebeveyn kontrolü veya desteği gerekebilir.
Çocuklarda dolgu tedavisi nasıl yapılır?
Süt veya daimi dişte bulunan çürüğün derinliği değerlendirilerek uygun restoratif tedavi planlanabilir. Çürük doku temizlendikten sonra dişin kaybettiği yapı uygun materyalle restore edilir.
Tedavinin süresi ve yöntemi, çürüğün boyutuna ve çocuğun tedaviye uyumuna göre değişir. Küçük çocuklarda mümkün olduğunca kısa ve kontrollü randevular tercih edilebilir.
Dolgunun yalnızca çürüğü kapatması yeterli değildir. Dişin çiğneme fonksiyonunu sürdürebilmesi ve komşu dişlerle uygun temasın korunması da önemlidir. Süt dişlerinin doğal formunun korunması, dişlerin çene üzerindeki yerini korumasına katkıda bulunabilir.
İleri düzey madde kaybı bulunan bazı süt dişlerinde standart dolgu yerine farklı restoratif seçenekler değerlendirilmesi gerekebilir. Tedavi seçimi dişin ağızda kalacağı süre ve mevcut yapısına göre belirlenir.
Süt dişine kanal tedavisi yapılır mı?
Süt dişlerinde pulpa dokusunun etkilenme derecesine göre farklı tedaviler uygulanabilir. Halk arasında “süt dişi kanal tedavisi” olarak ifade edilen işlemler, dişteki enfeksiyonun veya pulpa hasarının durumuna göre farklı biçimlerde planlanabilir.
Amaç, uygun durumlarda süt dişini doğal düşme zamanına kadar ağızda tutabilmektir. Ancak her enfekte süt dişi tedavi edilebilir değildir. Köklerde veya çevre dokularda ileri problem bulunması, dişin doğal düşme zamanına çok yakın olması veya yeterli sağlam dokunun kalmaması çekim değerlendirmesini gündeme getirebilir.
Dişin kurtarılıp kurtarılamayacağı klinik muayene ve gerektiğinde radyolojik değerlendirmeyle belirlenir. Ailelere işlemin neden önerildiği ve dişin yaklaşık ne kadar süre ağızda kalmasının beklendiği açıklanmalıdır.
Çocuğun ağrısı geçtikten sonra tedaviyi yarım bırakmamak da önemlidir. Belirtilerin azalması, enfeksiyonun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir.
Fissür örtücü ne işe yarar?
Daimi büyük azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde doğal olarak derin oluklar bulunabilir. Bu oluklar bazı çocuklarda diş fırçasının ulaşmasının zor olduğu alanlar oluşturur. Bakteri ve yiyecek artıklarının birikmesi çürük riskini artırabilir.
Fissür örtücü uygulamalar, uygun dişlerde bu derin olukların daha kolay temizlenebilir hale getirilmesi amacıyla uygulanabilir. İşlem genellikle diş dokusunun kesilmesini gerektirmeyen koruyucu uygulamalardan biridir.
Her çocuğun her dişine otomatik olarak fissür örtücü yapılması gerekmez. Dişin yapısı ve çocuğun çürük riski değerlendirilerek karar verilmelidir.
Fissür örtücünün yapılmış olması diş fırçalama ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Düzenli bakım ve kontroller devam etmelidir. Uygulamanın bütünlüğü de zaman içerisinde kontrol edilebilir.
Florür uygulaması çocuklarda neden değerlendirilir?
Florür, diş minesinin çürüğe karşı direncini destekleyen maddelerden biridir. Çocuğun yaşı ve çürük riskine göre profesyonel florür uygulamaları değerlendirilebilir.
Profesyonel uygulamanın sıklığı her çocuk için aynı olmak zorunda değildir. Daha önce çok sayıda çürük geçirmiş veya çürük riski yüksek olan çocuklarda farklı bir koruyucu program planlanabilir.
Evde kullanılan diş macunundaki florür miktarı ve kullanılacak macun miktarı da çocuğun yaşına göre belirlenmelidir. Küçük çocukların diş macununu yutmaması için ebeveyn gözetimi önemlidir.
Koruyucu uygulamalar tek başına yeterli değildir. Beslenme düzeni, etkili fırçalama ve düzenli kontroller birlikte yürütüldüğünde daha anlamlı bir koruma sağlanabilir.
İstanbul pedodontist seçerken nelere dikkat edilmeli?
İstanbul pedodontist seçerken yalnızca kliniğin konumuna veya çocuğun mevcut diş ağrısının ne kadar hızlı giderileceğine bakmak yeterli değildir. Çocukla nasıl iletişim kurulduğu, ebeveynin tedavi konusunda ne kadar bilgilendirildiği, gereksiz müdahalelerden kaçınılıp kaçınılmadığı ve koruyucu diş hekimliğinin tedavi planına dahil edilip edilmediği önemlidir.
İstanbul pedodontist tercihinde çocuğun yaşına uygun davranış yönlendirme yöntemlerinin kullanılması da dikkate alınmalıdır. Çocuğun korkutulması, zorlanması veya anlamadığı ifadelerle kaygısının artırılması uzun vadede diş hekimi korkusuna katkıda bulunabilir.
TEK Clinic’te çocuk hastaların tedavisinde mümkün olduğunca sakin ve açıklayıcı bir yaklaşım benimsenmesi hedeflenir. Çocuğun tedaviye uyumu izin verdiği ölçüde işlem aşamalı biçimde anlatılabilir ve randevu süreci yaş grubuna göre planlanabilir.
Ailelerin de çocuk üzerinde baskı oluşturan ifadelerden kaçınması faydalıdır. “Hiç acımayacak”, “iğne yapmayacaklar” veya “korkacak bir şey yok” gibi ifadeler bazen çocuğun daha önce düşünmediği korkulara odaklanmasına neden olabilir. Daha doğal ve nötr bir anlatım tercih edilebilir.
Çocuk diş hekimi korkusu nasıl azaltılabilir?
Çocukların diş hekimi ortamına verdiği tepki yaşa, daha önceki deneyimlere ve kişilik özelliklerine göre değişir. Bazı çocuklar ilk ziyarette rahat olabilirken bazıları yeni ortama alışmak için daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir.
İlk randevunun mümkünse acil ve ağrılı bir döneme denk gelmemesi yararlı olabilir. Çocuğun yalnızca muayene olmak için kliniğe gelmesi, ortama alışmasını kolaylaştırabilir.
Randevu öncesinde ebeveynin diş hekimiyle ilgili korkutucu hikâyeler anlatmaması önemlidir. Kendi geçmişindeki kötü deneyimleri çocuğun yanında detaylandırmak da gereksiz endişe oluşturabilir.
Pedodontide kullanılan iletişim yöntemlerinden biri yapılacak işlemin çocuğun anlayacağı basit ifadelerle anlatılması ve ardından gösterilmesidir. Çocuğun yaşına ve iş birliği düzeyine göre yaklaşım değiştirilir.
Bazı çocukların tedaviye uyumu için birkaç kısa randevu gerekebilir. Bu durum başarısızlık olarak görülmemelidir. Amaç çocuğun uzun vadede ağız ve diş tedavisine karşı daha olumlu bir ilişki geliştirmesidir.
Diş travması yaşayan çocukta ne yapılmalı?
Çocuklarda düşme, spor, oyun veya farklı kazalar sonucunda diş travmaları görülebilir. Süt ve daimi diş travmaları aynı şekilde değerlendirilmez.
Dişte kırık, yer değiştirme, sallanma veya tamamen yerinden çıkma görülebilir. Dudak ve diş etinde yaralanmalar da eşlik edebilir. Travma sonrasında görünür bir kırık olmasa bile dişin kökü veya çevresindeki dokular etkilenmiş olabilir.
Özellikle daimi diş tamamen yerinden çıkmışsa zaman önemlidir. Bu tür durumlarda dişin kök yüzeyine gereksiz temas edilmemesi ve mümkün olduğunca hızlı profesyonel değerlendirme yapılması gerekir. Uygulanacak yaklaşım dişin türüne ve travmanın biçimine göre değişir.
Süt dişlerinde ise amaç alttan gelişen daimi dişi de korumaktır. Bu nedenle travmatik süt dişinin evde yerine itilmesi gibi kontrolsüz müdahaleler yapılmamalıdır.
Travma sonrası ilk muayene normal görünse bile bazı problemler zaman içerisinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle belirli durumlarda takip randevuları gerekebilir.
Yer tutucu hangi çocuklarda kullanılabilir?
Bir süt dişi doğal düşme zamanından önemli ölçüde önce kaybedildiğinde, ileride sürecek daimi diş için alan kaybı riski oluşabilir. Bu risk her diş kaybında aynı değildir.
Çocuğun yaşı, kaybedilen dişin konumu, komşu dişlerin durumu ve alttan gelen daimi dişin gelişim seviyesi değerlendirilerek yer tutucu gerekip gerekmediğine karar verilebilir.
Yer tutucular sabit veya çıkarılabilir farklı biçimlerde planlanabilir. Kullanılacak sistem çocuğun ihtiyacına göre seçilir.
Yer tutucu yerleştirildikten sonra kontrol gereksinimi devam eder. Daimi diş sürmeye başladığında apareyin uygun zamanda çıkarılması veya yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Parmak emme ve emzik diş yapısını etkiler mi?
Bebeklik döneminde emme refleksi doğal bir davranıştır. Ancak parmak emme veya emzik alışkanlığının uzun süre devam etmesi bazı çocuklarda dişlerin ve çene yapısının gelişimini etkileyebilir.
Etkinin derecesi alışkanlığın ne kadar süre devam ettiğine, gün içerisinde ne kadar sık tekrarlandığına ve uygulanan kuvvete göre değişir. Her çocukta aynı değişiklik oluşmaz.
Ön bölgede açık kapanış veya üst ön dişlerin konumunda değişiklikler görülebilir. Alışkanlık erken dönemde bırakıldığında bazı değişikliklerin büyümeyle birlikte kendiliğinden düzelme potansiyeli olabilir.
Bu nedenle ailelerin çocuğu cezalandırmak veya sürekli uyarmak yerine yaşına uygun bir bırakma planı oluşturması daha sağlıklı olabilir. Gerektiğinde diş hekimi ve farklı sağlık profesyonellerinden destek alınabilir.
Çocuklarda ağız kokusu neden olur?
Çocuklarda ağız kokusunun tek nedeni diş çürüğü değildir. Yetersiz ağız hijyeni, dil yüzeyinde birikim, diş eti problemleri ve ağız kuruluğu gibi dental nedenler rol oynayabilir.
Burun ve boğaz bölgesine ilişkin bazı problemler de ağız kokusuyla ilişkili olabilir. Bu nedenle ağız içerisindeki değerlendirme normal olduğu halde uzun süre devam eden ağız kokusunda farklı nedenler araştırılabilir.
Düzenli fırçalama sırasında yalnızca ön dişlerin değil arka dişlerin ve diş eti kenarlarının da temizlenmesi gerekir. Çocuğun yaşına göre dil temizliği de ağız bakımına dahil edilebilir.
Kalıcı ağız kokusunu yalnızca gargara veya aromalı ürünlerle maskelemeye çalışmak, altta yatan nedeni ortadan kaldırmaz.
Çocuklarda ortodontik değerlendirme ne zaman gündeme gelir?
Çocuklarda tüm daimi dişlerin çıkmasını beklemek her ortodontik problem için doğru değildir. Çapraz kapanış, çene gelişimini etkileyebilecek iskeletsel farklılıklar veya erken süt dişi kaybına bağlı alan problemleri daha erken dönemde değerlendirme gerektirebilir.
Bununla birlikte her çocuk erken yaşta aktif ortodontik tedaviye başlamaz. Bazı durumlarda yalnızca düzenli takip yeterlidir.
Pedodontik kontroller sırasında dişlerin sürme düzeninde veya kapanışta dikkat çeken bir durum fark edilirse ortodontik değerlendirme planlanabilir.
Amaç gereksiz yere uzun bir tedavi süreci başlatmak değil, müdahale gerekiyorsa doğru zamanı kaçırmamaktır.
Çocuklarda sedasyon veya genel anestezi ne zaman düşünülebilir?
Çocuk diş tedavilerinin büyük bölümü normal klinik koşullarda uygulanabilir. Ancak çok küçük yaştaki, yoğun kaygı yaşayan, tedaviye uyum sağlayamayan veya tek seansta kapsamlı işlem gerektiren bazı çocuklarda farklı davranış yönetimi ve anestezi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekebilir.
Sedasyon veya genel anestezi kararı yalnızca çocuğun korkmasına göre verilmez. Yapılacak işlemlerin kapsamı, çocuğun yaşı, genel sağlık durumu ve tedavinin normal klinik koşullarda güvenli biçimde tamamlanıp tamamlanamayacağı birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yöntemler uygun tıbbi koşullar ve anestezi değerlendirmesi altında uygulanmalıdır. İşlem öncesinde çocuğun sağlık geçmişi, kullandığı ilaçlar ve varsa alerjileri ayrıntılı şekilde sorgulanır.
Her çocukta hedef sedasyon veya genel anestezi kullanmak değil, mümkün olan en güvenli ve en az girişimsel yöntemle tedaviyi tamamlamaktır.
İstanbul pedodontist için neden TEK Clinic?
İstanbul pedodontist arayışında TEK Clinic’i değerlendiren aileler için merkezin temel yaklaşımı, çocuğun yalnızca o günkü diş problemine müdahale etmek yerine ağız ve diş gelişiminin bütününü takip etmektir. Tedavi gerektiren dişlerin yanında çürük riski, diş sürme düzeni, ağız bakımı ve gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar da değerlendirilir.
İstanbul pedodontist hizmetinde aile iletişiminin güçlü olması özellikle önemlidir. Çocukların ağız bakımının önemli bir bölümü evde sürdürüldüğü için ebeveynlerin hangi alışkanlıkları değiştirmesi gerektiğini anlaması tedavinin devamlılığı açısından değer taşır.
TEK Clinic’te çocuğun dişlerini mümkün olduğunca koruyucu bir yaklaşımla değerlendirmek, tedavi gerekmeyen alanlara gereksiz müdahaleden kaçınmak ve aileye uygulanacak işlemlerin nedenlerini açık biçimde anlatmak hedeflenir.
Çocuk hastalarda yalnızca bugünün sorununun çözülmesi yeterli değildir. Süt dişlerinin doğru zamanda düşmesi, daimi dişlerin uygun şekilde sürmesi, çürük riskinin kontrol altında tutulması ve çocuğun diş hekimliğiyle olumlu bir ilişki kurması uzun dönem ağız sağlığının temelini oluşturur.
İletişim
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr
Çocuğunuzun ilk diş kontrolünü planlamak, mevcut çürük veya diş ağrısını değerlendirmek, süt ve daimi dişlerin gelişimini takip etmek ya da koruyucu ağız ve diş sağlığı programı oluşturmak istiyorsanız TEK Clinic ile iletişime geçerek çocuğunuza uygun muayene sürecini planlayabilirsiniz.