İstanbul özel diş hastanesi
İstanbul özel diş hastanesi
İstanbul özel diş hastanesi arayışında olan hastalar için TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, kapsamlı ağız ve diş tedavilerinin tek merkezde planlanabildiği bir sağlık kuruluşu olarak hizmet verir. Burada önemli bir ayrım vardır: TEK Clinic’in resmi hizmet tanımı bir “Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi”dir; hastane olarak tanımlanmaz. Buna rağmen kullanıcıların “özel diş hastanesi” araması çoğu zaman implant, ağız ve çene cerrahisi, ortodonti, kanal tedavisi, estetik diş hekimliği, çocuk diş tedavileri ve genel diş hekimliği hizmetlerini koordineli biçimde alabilecekleri kapsamlı bir merkez aradıklarını gösterir. Çekmeköy’de hizmet veren TEK Clinic, bu ihtiyaca uygun biçimde hastanın yalnızca tek bir dişini değil, tedavi sırasını ve uzun dönem ağız sağlığını birlikte değerlendirmeyi hedefler.
Birden fazla dental problemi bulunan hastalarda en önemli konulardan biri, işlemlerin doğru sırada planlanmasıdır. Aktif enfeksiyon bulunan bir ağızda önce ağrı ve enfeksiyonun kontrol altına alınması gerekebilir. Diş eti hastalığı varsa estetik restorasyonlardan önce periodontal sağlığın stabil hale getirilmesi önemlidir. Eksik diş için implant düşünülen bir hastada ise kemik hacmi, komşu dişlerin pozisyonu ve gelecekte yapılacak protezin tasarımı birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle kapsamlı bir dental merkez tercih edilirken yalnızca işlem çeşitliliğine değil, bu işlemlerin birbiriyle nasıl koordine edildiğine de bakılmalıdır.
İstanbul özel diş hastanesi ararken hangi özellikler önemlidir?
İstanbul özel diş hastanesi araması yapan bir hasta çoğu zaman farklı diş hekimliği ihtiyaçlarını tek bir noktada yönetebileceği, tanı sürecinin düzenli ilerlediği ve tedavi planının anlaşılır biçimde açıklandığı bir merkez arar. Burada ilk dikkat edilmesi gereken konu, hastaya doğrudan işlem önerilmesi yerine önce problemin nedeninin belirlenmesidir.
İyi bir başlangıç muayenesinde hastanın ağrıyan dişi kadar diğer dişleri, diş eti sağlığı, eksik diş bölgeleri ve mevcut restorasyonları da değerlendirilir. Çünkü bir bölgede yapılacak tedavi, başka bir bölgedeki gelecekteki planı etkileyebilir. Örneğin implant yapılması düşünülen bölgede komşu dişler eğilmişse önce ortodontik düzenleme gerekebilir. Aynı şekilde estetik kaplama planlanan hastada aktif diş eti hastalığı bulunuyorsa önce periodontal tedaviye ihtiyaç olabilir.
Merkez araştırmasında bir diğer önemli nokta, hastanın kendisine önerilen tedavinin gerekçesini anlayabilmesidir. “Bu diş çekilecek”, “buraya implant yapılacak” veya “bu dişler kaplanacak” şeklindeki kısa kararlar yerine alternatiflerin, avantaj ve sınırlılıkların, tedavi sırasının ve olası ek ihtiyaçların açıklanması gerekir.
TEK Clinic’te kapsamlı planlama yapılırken amaç, hastaya mümkün olan en fazla işlemi uygulamak değil; korunabilecek doğal dişleri korumak, gerekli tedavileri doğru sıraya koymak ve uzun dönem bakımını sürdürebileceği bir plan oluşturmaktır.
İlk muayenede neden bütün ağız değerlendirilir?
Hastanın yalnızca tek bir bölgede şikâyet yaşaması, ağızdaki tek problemin o bölge olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısı komşu dişten yansıyabilir, çiğneme hassasiyeti yüksek bir dolgudan kaynaklanabilir veya çene eklemi ve kasları diş ağrısını taklit edebilir.
Bu nedenle ilk muayenede ağız içerisindeki genel durumun görülmesi yararlıdır. Çürükler, eski dolgular, kaplamalar, eksik dişler, implantlar, diş eti kanaması, dişlerde sallanma ve kapanış ilişkisi gerektiğinde değerlendirilir.
Radyolojik görüntüleme ise her hastaya aynı şekilde uygulanmamalıdır. Küçük bir çürük için gereken görüntüleme ile gömülü yirmi yaş dişi, implant planlaması veya çene kisti şüphesinde gereken inceleme aynı değildir.
Amaç mümkün olan en fazla tetkiki istemek değil, tedavi kararını değiştirecek bilgiyi elde etmektir.
Tedavi önceliği nasıl belirlenir?
Kapsamlı dental tedavide bütün işlemleri aynı gün başlatmak doğru değildir. Öncelikle acil ve biyolojik olarak öncelikli sorunlar belirlenir.
Şiddetli ağrı, aktif enfeksiyon, apse, kırılma riski yüksek bir diş veya ciddi diş eti problemi ilk sıralarda ele alınabilir.
Daha sonra restoratif işlemler, kanal tedavileri, periodontal tedaviler, cerrahi işlemler, implant, protez, ortodonti veya estetik uygulamalar uygun sırayla planlanabilir.
Bu sıralama hastadan hastaya değişir. Bazı kişilerde estetik tedavi son aşamaya bırakılırken, bazı hastalarda mevcut geçici restorasyonların değiştirilmesi daha erken gerekebilir.
Planın baştan anlaşılır biçimde açıklanması, özellikle uzun tedavi süreçlerinde hastanın süreci daha rahat takip etmesine yardımcı olur.
İstanbul özel diş hastanesi yerine ağız ve diş sağlığı merkezi tercih edilebilir mi?
İstanbul özel diş hastanesi şeklinde arama yapan bir kişinin mutlaka resmi olarak “hastane” statüsündeki bir kuruluşu tercih etmesi gerekmez. Kullanıcının gerçek ihtiyacı çoğu zaman kapsamlı dental hizmet, farklı tedavilerin koordinasyonu, cerrahi değerlendirme, görüntüleme ve düzenli takip imkanlarının bir arada bulunmasıdır.
TEK Clinic resmi olarak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi statüsünde hizmet verir. Bu nedenle kendisini hastane olarak tanımlamak doğru değildir. Ancak bu aramadaki kapsamlı tedavi beklentisi; genel diş hekimliği, restoratif tedaviler, kanal tedavisi, ortodontik değerlendirme, implant planlaması, ağız ve çene cerrahisi, estetik diş hekimliği ve çocuk ağız sağlığı gibi alanların birlikte planlanabildiği bir merkezde de karşılanabilir.
Hasta açısından asıl soru, tabelada hangi kelimenin yazdığı değil; ihtiyaç duyduğu tedavinin uygun uzmanlık ve klinik planlama içerisinde yürütülüp yürütülmediğidir.
Bu noktada merkezin resmi statüsünün doğru ifade edilmesi, sunulan hizmetlerin açık biçimde anlatılması ve hastaya olduğundan farklı bir kurum yapısı izlenimi verilmemesi önemlidir.
Doğal dişleri koruma yaklaşımı neden önemlidir?
Bir dişin çekilmesi geri dönüşü olmayan bir işlemdir. Bu nedenle mümkün olduğunda dişin dolgu, kanal tedavisi veya uygun restorasyonla korunup korunamayacağı değerlendirilmelidir.
Ancak her dişin ne pahasına olursa olsun ağızda tutulması da doğru değildir. Dikey kök kırığı, ileri periodontal destek kaybı veya restorasyon yapılamayacak düzeyde madde kaybı bulunan dişlerde çekim daha öngörülebilir olabilir.
Doğal dişi koruma yaklaşımının özü, hastayı gereksiz çekimden uzak tutmak kadar prognozu çok zayıf bir dişe tekrar tekrar faydasız işlem yapmaktan da kaçınmaktır.
Tedavi kararı, dişin bugünkü görünümünden çok uzun dönemde fonksiyon görme ihtimaline göre verilmelidir.
Dolgu ve restoratif tedaviler nasıl planlanır?
Küçük veya orta büyüklükteki çürükler uygun restoratif materyallerle tedavi edilebilir. Ancak başarılı bir dolgu yalnızca çürük boşluğunu kapatmak değildir.
Dişin komşu dişle temas noktası, çiğneme yüzeyindeki anatomisi ve kapanışta aldığı kuvvet doğru şekilde oluşturulmalıdır.
Geniş madde kaybında klasik dolgu her zaman yeterli olmayabilir. Dişin kalan duvarlarının yapısına göre daha kapsamlı restoratif seçenekler düşünülebilir.
Amaç mümkün olduğunca sağlam diş dokusunu korumak ve restorasyonu dişin gerçek mekanik ihtiyacına göre seçmektir.
Kanal tedavisi ne zaman gerekir?
Derin çürük, travma veya farklı nedenlerle pulpa dokusu geri dönüşü olmayan şekilde zarar gördüğünde kanal tedavisi gündeme gelebilir.
Tedavi sırasında kök kanal sistemi temizlenir, dezenfekte edilir ve doldurulur. Amaç enfekte kanal sistemini kontrol altına alarak doğal dişi ağızda tutmaktır.
Her ağrılı diş kanal tedavisi gerektirmez. Kısa süreli hassasiyet, yüksek dolgu veya diş eti problemi benzer belirtiler oluşturabilir.
Bu nedenle tanı klinik testler ve gerekli radyolojik incelemelerle desteklenmelidir.
Daha önce kanal tedavisi görmüş ancak yeniden problem gelişmiş dişlerde de doğrudan çekim yerine yenileme tedavisinin mümkün olup olmadığı değerlendirilebilir.
Diş eti sağlığı neden diğer tedavilerden önce gelebilir?
Diş eti dokuları, yapılacak birçok restoratif ve implant tedavisinin uzun dönem sonucunu etkiler.
Kanama, şişlik, diş eti çekilmesi veya dişlerde hareketlilik varsa periodontal değerlendirme gerekebilir.
Aktif diş eti hastalığı bulunan bir hastada estetik kaplama yapılması, ilerleyen dönemde diş eti seviyelerinin değişmesine ve estetik sınırların görünür hale gelmesine neden olabilir.
İmplant çevresindeki dokular da düzenli bakıma ihtiyaç duyar. İmplant çürümez ancak çevresindeki diş eti ve kemik inflamasyondan etkilenebilir.
Bu nedenle ağız bakımının yalnızca tedavi öncesinde değil, tedavi tamamlandıktan sonra da sürdürülmesi gerekir.
İstanbul özel diş hastanesi implant tedavisinde nasıl bir planlama sunmalı?
İstanbul özel diş hastanesi arayan implant hastaları, yalnızca implant vidasının yerleştirileceği bir yer değil; cerrahi ve protetik planlamanın birlikte düşünüldüğü bir merkez aramalıdır. İmplantın kemik içerisinde yerleştiği konum, ileride üzerine yapılacak dişin formunu, temizlenebilirliğini ve çiğneme kuvvetlerini doğrudan etkileyebilir.
İmplant tedavisinde dikkat edilmesi gereken konulardan biri de kemik hacminin doğru değerlendirilmesidir. Her hastaya otomatik olarak kemik grefti gerekmez. Mevcut kemik yeterliyse daha sınırlı cerrahi plan tercih edilebilir. Yetersizlik varsa ise greft, sinüs tabanı cerrahisi veya farklı kemik artırma yöntemleri değerlendirilebilir.
Alt çenede sinir kanalı, üst arka bölgede maksiller sinüs implant planlamasını etkileyen anatomik yapılardır. Gerektiğinde üç boyutlu görüntüleme kullanılarak cerrahi sınırlar değerlendirilir.
TEK Clinic’te ileri implant cerrahisi ve kemik yetersizliği bulunan vakalarda Prof. Dr. Mustafa Tek’in Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanındaki klinik değerlendirmesi doğrultusunda cerrahi planlama yapılabilir.
Amaç implantı yalnızca kemiğin uygun görünen bir noktasına yerleştirmek değil, gelecekteki protezi doğru şekilde taşıyacak pozisyonu planlamaktır.
İmplant mı, köprü mü daha doğru olabilir?
Tek diş eksikliğinde implant ve köprü farklı seçeneklerdir. Hangisinin uygun olduğu komşu dişlerin sağlığına, kemik hacmine ve genel tedavi planına bağlıdır.
Komşu dişler sağlıklıysa implant, bu dişleri küçültmeden eksik alanın tamamlanmasına imkân sağlayabilir.
Buna karşılık komşu dişlerde zaten büyük restorasyon ihtiyacı varsa köprü bazı hastalarda değerlendirilebilir.
İmplant cerrahi bir işlem içerir ve iyileşme süresi gerektirebilir. Köprüde ise komşu dişlerden destek alınır.
Bu nedenle yalnızca fiyat veya tedavi süresi üzerinden karar verilmemelidir. Uzun dönem bakım, doğal diş dokusu ve hastanın klinik koşulları birlikte düşünülmelidir.
Gömülü yirmi yaş dişlerinde her zaman çekim gerekir mi?
Hayır. Bir yirmi yaş dişinin gömülü olması tek başına çekim gerekçesi değildir.
Tekrarlayan enfeksiyon, komşu dişe zarar, ağrı, kistik değişiklik veya farklı klinik sorunlar varsa cerrahi değerlendirme yapılabilir.
Alt çenedeki gömülü dişlerde sinir kanalıyla ilişki önemlidir. Üst çenede ise maksiller sinüs dikkate alınır.
Bazı vakalarda üç boyutlu görüntüleme cerrahi planı daha güvenli hale getirebilir.
Dişin çıkarılması gerekiyorsa cerrahi yaklaşım anatomik pozisyona göre seçilir. Çevre dokuların gereksiz travmadan korunması önemlidir.
Çene kistleri nasıl değerlendirilir?
Çene kemiğinde radyolojik olarak kist benzeri bir oluşum görüldüğünde yalnızca görüntü üzerinden kesin tanı konulmamalıdır.
Lezyonun büyüklüğü, konumu, hangi dişlerle ilişkili olduğu ve çevredeki sinir veya sinüs gibi yapılara yakınlığı değerlendirilir.
Bazı küçük lezyonlar tek aşamada çıkarılabilirken daha geniş oluşumlarda farklı cerrahi yöntemler gerekebilir.
Çıkarılan dokunun patolojik değerlendirmesi kesin tanının belirlenmesinde önemli olabilir.
Cerrahi planlamada mümkün olduğunca sağlam dişlerin ve çevre kemiğin korunması hedeflenmelidir.
Çene eklemi şikâyetlerinde neden doğru tanı önemlidir?
Çene ekleminden ses gelmesi, kulak önünde ağrı, ağız açmada kısıtlılık veya çiğneme kaslarında yorgunluk farklı nedenlere bağlı olabilir.
Her eklem sesi hastalık anlamına gelmez. Ağrı veya fonksiyon kaybı bulunmayan bazı tıklamalar yalnızca izlenebilir.
Diş sıkma ve gıcırdatma bazı hastalarda kas ağrısını artırabilir ancak bütün eklem problemlerinin tek nedeni bruksizm değildir.
Gece plağı da her hastaya otomatik olarak önerilmemelidir. Önce ağrının kas, eklem veya farklı dental yapılardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendirilmelidir.
Konservatif yöntemlere yanıt vermeyen seçilmiş vakalarda daha ileri eklem tedavileri gündeme gelebilir.
Ortodonti neden kapsamlı tedavi planının parçası olabilir?
Çapraşık dişlerin düzeltilmesi yalnızca estetik bir işlem değildir. Ortodontik tedavi, dişlerin kapanış ilişkisini ve temizlenebilirliğini de etkileyebilir.
Eksik dişi olan bir hastada komşu dişler boşluğa doğru hareket etmişse implant öncesinde ortodontik düzenleme gerekebilir.
Sağlıklı ancak çapraşık ön dişlerde ise doğrudan kaplama yapmak yerine ortodontik tedavi daha koruyucu olabilir.
Şeffaf plak veya sabit diş teli seçenekleri hastanın problemine göre değerlendirilebilir.
İleri iskeletsel çene farklılıklarında yalnızca dişleri hareket ettirmek yeterli olmayabilir. Seçilmiş yetişkin hastalarda ortodonti ile çene cerrahisi birlikte planlanabilir.
Estetik diş hekimliğinde hangi tedavi önce düşünülmelidir?
Estetik tedavide en kapsamlı yöntemi seçmek her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez.
Yalnızca renk problemi bulunan hastalarda beyazlatma yeterli olabilir. Küçük kırık veya aralıklar kompozit bonding ile düzeltilebilir.
Daha kapsamlı renk ve form değişikliklerinde lamina, e-max veya zirkonya gibi seramik restorasyonlar değerlendirilebilir.
Ancak sağlıklı dişlere yalnızca hızlı sonuç almak amacıyla gereksiz preparasyon yapılmaması önemlidir.
Gülüş planında diş eti seviyeleri, dudak hareketleri ve kapanış da göz önünde bulundurulmalıdır.
Amaç bütün dişleri aynı beyazlık ve biçime dönüştürmek değil, kişinin yüzü ve doğal diş yapısıyla uyumlu bir sonuç oluşturmaktır.
Çocuk hastalarda kapsamlı merkez yaklaşımı neden yararlıdır?
Çocukların ağız ve diş sağlığı yalnızca çürük tedavisiyle sınırlı değildir. Süt dişlerinin korunması, daimi dişlerin sürme sırası ve olası ortodontik problemler de takip edilmelidir.
Erken kaybedilen süt dişlerinde yer tutucu ihtiyacı olabilir. Ancak her erken kayıp otomatik olarak aparey gerektirmez.
Yeni süren daimi azı dişlerinde çürük riski yüksekse fissür örtücü veya profesyonel florür gibi koruyucu uygulamalar değerlendirilebilir.
Travma geçiren çocuklarda süt ve daimi dişlerin yönetimi farklıdır. Özellikle tamamen yerinden çıkan daimi dişte zaman önemlidir.
Çocukların ilk diş hekimi deneyiminin yalnızca şiddetli ağrı dönemine bırakılmaması, kliniğe daha rahat uyum sağlamalarına yardımcı olabilir.
Sedasyon veya genel anestezi her korkan hastada gerekli midir?
Hayır. Birçok dental işlem lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.
Yoğun dental fobisi bulunan, belirgin öğürme refleksi yaşayan veya uzun ve kapsamlı işlemlere uyum göstermekte zorlanan seçilmiş hastalarda sedasyon değerlendirilebilir.
Çocuklarda da yalnızca yaş küçük olduğu için sedasyon veya genel anestezi zorunlu değildir. Tedavi ihtiyacı, uyum ve genel sağlık birlikte değerlendirilir.
Sedasyon ile genel anestezi aynı uygulama değildir ve hangi yöntemin gerekli olduğu profesyonel değerlendirmeyle belirlenmelidir.
Amaç hastaya en derin yöntemi uygulamak değil, gerekli dental tedaviyi güvenli biçimde gerçekleştirebilecek uygun yaklaşımı seçmektir.
Acil diş sorunlarında ne zaman beklenmemelidir?
Hızla büyüyen yüz şişliği, kontrol edilemeyen kanama, ciddi travma veya şiddetli ağrı profesyonel değerlendirme gerektirir.
Ateş ve genel sağlık durumunda bozulmayla birlikte gelişen dental enfeksiyonlarda hızlı değerlendirme önemlidir.
Nefes alma veya yutma güçlüğü gibi belirtiler varsa durum rutin diş randevusu olarak görülmemeli ve acil tıbbi yardım düşünülmelidir.
Travmada dişin yer değiştirmesi veya tamamen çıkması da zaman açısından önem taşıyabilir.
Kendi kendine antibiyotik kullanarak beklemek, problemin kaynağını ortadan kaldırmayabilir.
Tedavi fiyatları neden muayeneden önce net olmayabilir?
Diş hekimliğinde aynı işlem adı, her hastada aynı klinik kapsamı ifade etmez.
Bir dolgu küçük tek yüzeyli olabilir veya dişin büyük bölümünü kapsayabilir. Kanal tedavisinde kanal sayısı ve önceki tedavi geçmişi önemlidir.
İmplantta kemik hacmi ve ek cerrahi gereksinimleri değişebilir. Ortodontik tedavide ise tedavinin süresi ve kullanılacak sistem farklı olabilir.
Bu nedenle telefondan alınan başlangıç fiyatı, toplam tedavi maliyetini göstermeyebilir.
Hastanın kendisine önerilen işlemin hangi aşamaları içerdiğini öğrenmesi ve gerçekten gerekli ek tedavilerin ayrıştırılması daha sağlıklı bir fiyat karşılaştırması sağlar.
İstanbul özel diş hastanesi tedavi sonrası takipte ne sunmalı?
İstanbul özel diş hastanesi arayışında tedavinin tamamlanmasından sonraki kontrol sistemi de değerlendirilmelidir. Dolgunun yapılması, implantın üzerine protezin takılması, ortodontik tedavinin bitmesi veya estetik restorasyonların yerleştirilmesi ağız sağlığı takibinin sona erdiği anlamına gelmez.
Doğal dişlerde yeni çürük gelişebilir, eski restorasyonlarda aşınma veya kenar problemi oluşabilir ve diş eti sağlığı zaman içerisinde değişebilir. İmplant çevresindeki dokuların da düzenli olarak değerlendirilmesi gerekir.
Ortodontik tedavi sonrasında retainer kullanımının sürdürülmesi, dişlerin yeni konumlarının korunması açısından önemlidir. Sabit retainer kopabilir veya çıkarılabilir koruyucu plak kaybolabilir; bu durumda uzun süre beklemek dişlerde yeniden hareket riskini artırabilir.
Estetik restorasyonlarda ise yalnızca seramiğin kırılıp kırılmadığına değil, diş eti kenarlarının, kapanış temaslarının ve restorasyon çevresindeki doğal diş dokusunun durumuna da bakılmalıdır.
Kontrol aralığı her hasta için aynı olmak zorunda değildir. Çürük riski yüksek kişiler, periodontal hastalık geçmişi bulunanlar veya kapsamlı implant-protez tedavisi gören hastalar daha kişisel bir takip programına ihtiyaç duyabilir.
TEK Clinic’te kapsamlı dental tedavi nasıl planlanır?
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde süreç, hastanın şikâyetinin ve beklentisinin dinlenmesiyle başlar. Ağrı, estetik beklenti, eksik diş, cerrahi ihtiyaç veya rutin kontrol gibi başvuru nedenleri farklı planlar gerektirir.
İlk değerlendirmede tedavi öncelikleri belirlenir. Aktif enfeksiyon ve ağrı gibi acil durumlar önce ele alınabilir.
Ardından doğal dişleri korumaya yönelik restoratif ve endodontik tedaviler, diş eti sağlığı, cerrahi işlemler, implant, protez, ortodonti veya estetik uygulamalar doğru sırada planlanır.
İleri cerrahi ihtiyaç bulunan hastalarda Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tek’in klinik değerlendirmesiyle gömülü diş, implant cerrahisi, kemik yetersizliği, çene kisti veya çene eklemi gibi durumlar ayrıca ele alınabilir.
Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli takip önemlidir. Doğal dişler, dolgular, kaplamalar ve implant çevresi dokular zaman içerisinde değişebilir.
TEK Clinic’in temel yaklaşımı, hastaya tek bir işlem satmak yerine ağız sağlığının tamamını değerlendirerek gerekli tedavileri doğru sıraya koymak, korunabilecek dişleri mümkün olduğunca korumak ve tedavi sonrasında sürdürülebilir bir bakım düzeni oluşturmaktır.
İletişim
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Prof. Dr. Mustafa Tek
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı
Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr
Diş ağrısı, çürük, eksik diş, implant ihtiyacı, gömülü diş, çene cerrahisi, ortodontik düzensizlik veya estetik beklenti nedeniyle kapsamlı bir dental değerlendirme arıyorsanız TEK Clinic ile iletişime geçerek ihtiyaçlarınızın tek tek değil, birbiriyle ilişkili biçimde ele alındığı kişisel bir tedavi planı oluşturabilirsiniz.