Warning: Undefined array key "image" in /home/u1166452/public_html/wp-content/plugins/qtranslate-xt-3.11.4/modules/wp-seo/wp-seo-front.php on line 172

Warning: Trying to access array offset on value of type null in /home/u1166452/public_html/wp-content/plugins/qtranslate-xt-3.11.4/modules/wp-seo/wp-seo-front.php on line 172
HAKKIMIZDA
TEDAVİLER
Çene Eklemi Hastalıkları Tedavisi
Çene Cerrahisi
Çene ve Yüz Estetiği
Dental İmplant
Ortodonti
Estetik Diş Hekimliği
Ağız Diş ve Çene Radyolojisi
Diş Eti Hastalıkları Tedavisi (Periodontoloji)
Diş Protezleri
Çocuk Diş Hekimliği (Pedodonti)
Genel Anestezi ve Sedasyon
Kanal Tedavisi (Endodonti)
Horlama Tedavisi
Botulinum Toksini
KAPALI ÇENE EKLEM AMELİYATI
İLETİŞİM
AKADEMİK BLOG
KVKK
MEDYA
+90 (216) 642 42 42

İstanbul kanal tedavisi fiyatları

AKADEMİK BLOG
Cumartesi Eylül 19th, 2026
18

İstanbul kanal tedavisi fiyatları

İstanbul kanal tedavisi fiyatları

İstanbul kanal tedavisi fiyatları

İstanbul kanal tedavisi fiyatları hakkında araştırma yapan hastalar için TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, tedaviyi yalnızca dişin içerisindeki sinirin alınması şeklinde değerlendirmez; öncelikle ağrının gerçek kaynağının belirlenmesi, dişin kanal tedavisiyle uzun süre korunabilecek durumda olup olmadığının anlaşılması ve tedavi sonrasında dişin hangi restorasyonla fonksiyona kazandırılacağının planlanması gerekir. Çekmeköy’de hizmet veren TEK Clinic’te derin çürük, kendiliğinden başlayan diş ağrısı, sıcak-soğuk hassasiyeti, kök ucunda enfeksiyon veya daha önce yapılmış kanal tedavisinde yeniden problem gelişmesi gibi durumlar ayrı ayrı değerlendirilir. Ön dişlerdeki daha sınırlı kanal anatomisiyle çok kanallı büyük azı dişleri aynı işlem kapsamına sahip olmadığı gibi, ilk kez kanal tedavisi yapılacak bir diş ile eski tedavisi sökülerek yeniden işlem uygulanacak dişin klinik süreci de farklı olabilir.

Kanal tedavisinin en önemli amacı, uygun koşullarda doğal dişin çekilmeden korunabilmesidir. Dişin merkezinde bulunan pulpa dokusu derin çürük, travma veya farklı nedenlerle geri dönüşü olmayan şekilde zarar gördüğünde kök kanallarındaki enfekte ya da hasarlı dokuların temizlenmesi gerekebilir. Temizlenen kanal sistemi şekillendirilir, uygun solüsyonlarla dezenfekte edilir ve daha sonra kök kanalları doldurulur. Ancak tedavi burada tamamlanmış sayılmaz. Dişin ağızda uzun süre kullanılabilmesi için üst bölümünün sızdırmaz ve mekanik açıdan yeterli bir restorasyonla korunması gerekir.

Bu nedenle hastaların fiyat karşılaştırması yaparken yalnızca “kanal tedavisi kaç TL?” sorusunu sormak yerine hangi dişin tedavi edileceğini, kaç kanal bulunduğunu, işlemin ilk tedavi mi yoksa yenileme mi olduğunu ve sonrasında yapılacak restorasyonun ayrıca planlanıp planlanmadığını öğrenmesi daha sağlıklı olur.

İstanbul kanal tedavisi fiyatları hangi kriterlere göre değişir?

İstanbul kanal tedavisi fiyatları üzerinde etkili olan ilk unsur tedavi edilecek dişin kanal anatomisidir. Ön bölgede yer alan bazı dişlerde daha sınırlı bir kanal sistemi bulunurken küçük azı ve özellikle büyük azı dişlerinde birden fazla kök ve kanal bulunabilir. Her kanalın bulunması, çalışma uzunluğunun belirlenmesi, temizlenmesi, şekillendirilmesi ve uygun şekilde doldurulması gerekir.

Bu nedenle İstanbul kanal tedavisi fiyatları değerlendirilirken yalnızca dişin ağızda görünen büyüklüğüne bakmak doğru değildir. Küçük görünen bir dişin kanal anatomisi farklı olabilir veya büyük bir azı dişinde standart anatominin dışında ek kanal bulunabilir. Tedavinin klinik zorluğunu asıl belirleyen, kök kanal sisteminin yapısıdır.

Kanal tedavisinin ilk kez mi uygulanacağı da önemlidir. Daha önce işlem görmemiş bir diş ile eski kanal dolgularının uzaklaştırılması gereken bir diş aynı tedavi sürecine sahip değildir. Yenileme tedavisinde önce mevcut materyallerin kontrollü şekilde çıkarılması ve eski işlemin neden başarısız olduğunun araştırılması gerekir.

Kanallarda ileri eğrilik, daralma veya kalsifikasyon bulunması işlemi daha hassas hale getirebilir. Travma geçirmiş bazı dişlerde kanal boşluğu zaman içerisinde daralabilir ve kanal girişine ulaşılması zorlaşabilir.

Dişte büyük bir kaplama veya restorasyon bulunması da erişim planını etkileyebilir. Mevcut restorasyonun korunup korunamayacağı veya yenilenmesi gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Tedavinin sonunda yalnızca kök kanallarının doldurulması değil, dişin üst bölümünün nasıl restore edileceği de toplam tedavi maliyetinin önemli bir parçasıdır. Geniş madde kaybı bulunan bir arka diş ile küçük bir erişim boşluğu bulunan ön diş aynı restoratif ihtiyaca sahip olmayabilir.

Kanal tedavisine gerçekten ihtiyaç olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Şiddetli diş ağrısı kanal tedavisi ihtiyacını düşündürebilir ancak her ağrılı dişe kanal tedavisi uygulanması gerekmez. Benzer şekilde hiç ağrımayan bazı dişlerde de pulpa canlılığını kaybetmiş olabilir ve kök ucunda enfeksiyon gelişebilir.

Tanı bu nedenle yalnızca hastanın ağrı tarifine göre konulmamalıdır. Dişin klinik muayenesi, çürüğün derinliği, hassasiyet testleri ve gerekli radyolojik görüntüler birlikte değerlendirilmelidir.

Soğuk bir içecek tüketildiğinde birkaç saniye süren kısa hassasiyet ile uyaran ortadan kalktıktan sonra uzun süre devam eden zonklama aynı şekilde değerlendirilmez. Özellikle kendiliğinden başlayan, gece uykudan uyandıran veya sıcakla belirginleşen ağrı daha ayrıntılı inceleme gerektirir.

Çiğneme sırasında hassasiyet de tek başına kanal tedavisi göstergesi değildir. Dişte çatlak, yüksek dolgu, periodontal problem veya kök çevresindeki inflamasyon benzer belirti oluşturabilir.

Doğru tanının amacı gereksiz kanal tedavisinden kaçınmak kadar, gerçekten tedavi gereken bir dişi geç kalmadan koruyabilmektir.

Derin çürük bulunan her dişe kanal tedavisi yapılır mı?

Hayır. Bir çürüğün derin olması, pulpa dokusunun mutlaka geri dönüşü olmayan şekilde zarar gördüğü anlamına gelmez.

Diş hekimi çürüğün pulpayla ilişkisini, hastanın belirtilerini ve dişin klinik durumunu değerlendirir. Uygun bazı vakalarda pulpa dokusunu korumaya yönelik daha konservatif yöntemler değerlendirilebilir.

Bununla birlikte bakteriyel süreç pulpa içerisinde ileri hasara neden olmuşsa yalnızca dolgu yapmak yeterli olmayabilir. Böyle bir diş kısa süre içerisinde tekrar ağrıya veya enfeksiyona neden olabilir.

Bu nedenle “kanaldan kaçınmak için sadece dolgu yapalım” yaklaşımı kadar “çürük derin, doğrudan kanal yapalım” yaklaşımı da her hasta için doğru değildir.

Tedavinin dişin gerçek biyolojik durumuna göre seçilmesi gerekir.

Kanal tedavisi yapılmadan önce dişin kurtarılabilirliği neden sorgulanır?

Teknik olarak kanal tedavisi yapılabilen her dişin uzun dönem korunması mümkün olmayabilir. Dişte kalan sağlam doku miktarı, kök yapısı ve çevresindeki kemik desteği tedavinin prognozunu etkiler.

Örneğin diş eti seviyesinin çok altında uzanan ciddi bir kırık bulunuyorsa kanal sistemi başarılı şekilde tedavi edilse bile üst restorasyonun güvenli şekilde yapılması mümkün olmayabilir.

Benzer biçimde ileri periodontal kemik kaybı bulunan ve ciddi hareketliliği olan bir dişin yalnızca kanal tedavisiyle uzun süre korunması mümkün olmayabilir.

Buna karşılık büyük çürüğü bulunan ancak kökü ve çevre desteği sağlıklı olan bir diş, uygun kanal tedavisi ve restorasyonla ağızda tutulabilir.

TEK Clinic’te tedavi kararı verilirken yalnızca işlemin yapılabilir olup olmadığına değil, tedavi sonrasında dişin fonksiyonel olarak kullanılabilecek durumda olup olmayacağına da bakılması hedeflenir.

İstanbul kanal tedavisi fiyatları ön diş ve azı dişlerinde neden farklı olabilir?

İstanbul kanal tedavisi fiyatları ön diş ve arka dişlerde farklı değerlendirilebilir çünkü kök ve kanal sayısı aynı değildir. Bir ön dişte daha sınırlı kanal anatomisi bulunabilirken büyük azı dişinde farklı yönlere uzanan birden fazla kök kanalının ayrı ayrı tedavi edilmesi gerekebilir.

Bu nedenle İstanbul kanal tedavisi fiyatları açısından yalnızca “bir dişe işlem yapılacak” şeklinde düşünmek doğru değildir. Tedavide erişilmesi gereken kanal sayısı, kanalların eğimi ve köklerin anatomik özellikleri klinik süreyi ve işlem kapsamını değiştirebilir.

Özellikle büyük azı dişlerinde gözden kaçabilecek ek kanalların değerlendirilmesi önemlidir. Enfekte bir kanalın tedavi edilmeden kalması ilerleyen dönemde şikâyetin devam etmesine veya yeniden ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

Küçük azı dişlerinde de anatomik çeşitlilik görülebilir. Dışarıdan aynı görünen iki diş, farklı sayıda kanal veya farklı kök yapısına sahip olabilir.

Bu nedenle kesin tedavi kapsamının muayene ve radyolojik değerlendirme sonrasında belirlenmesi daha sağlıklıdır.

Kanal tedavisi nasıl uygulanır?

İşlemin ilk aşamasında gerekli lokal anestezi uygulanır. Bölgenin yeterince uyuştuğundan emin olunduktan sonra dişin iç kısmına kontrollü bir giriş hazırlanır.

Pulpa odasına ulaşıldıktan sonra kök kanallarının girişleri bulunur. Kanalların kök ucuna kadar olan çalışma uzunlukları belirlenir.

Kanal içerisindeki enfekte veya zarar görmüş dokular mekanik yöntemlerle temizlenirken uygun irrigasyon solüsyonlarından da yararlanılır. Amaç yalnızca kanala şekil vermek değil, kanal sistemi içerisindeki mikrobiyal yükü mümkün olduğunca azaltmaktır.

Hazırlanan kanallar uygun koşullar oluştuğunda doldurulur. Kanal dolgusunun amacı kök kanal sistemini sızdırmaz biçimde kapatmaya yardımcı olmaktır.

Daha sonra dişin üst bölümü restore edilir. Bazı vakalarda aynı randevuda kalıcı restorasyona geçilebilirken, farklı klinik koşullarda geçici restorasyon kullanılması gerekebilir.

Tedavinin aşamaları dişin mevcut durumuna göre değişebilir. Her hastada aynı süre veya aynı sayıda randevu gerekli değildir.

Tek seansta kanal tedavisi mümkün müdür?

Birçok uygun vakada tedavinin tek seansta tamamlanması mümkün olabilir. Ancak bunun her diş için zorunlu bir hedef haline getirilmesi doğru değildir.

Aktif enfeksiyonun durumu, kanal içerisindeki bulgular, tedavinin teknik zorluğu ve dişin önceki geçmişi seans sayısını etkileyebilir.

Bazı vakalarda kanal sistemi temizlendikten sonra seanslar arasında belirli medikamentlerin kullanılması uygun görülebilir. Daha sonraki randevuda kanallar tekrar değerlendirilerek dolgu aşamasına geçilebilir.

Tek seansın daha kaliteli veya iki seansın daha başarısız olduğu şeklinde bir genelleme yapılamaz.

Amaç, hastayı mümkün olan en hızlı şekilde koltuktan kaldırmak değil, dişin gerektirdiği tedaviyi uygun koşullarda tamamlamaktır.

Kanal tedavisi ağrılı mıdır?

Tedavi çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Bölge yeterli şekilde uyuşturulduğunda işlem sırasında keskin ağrı hissedilmesi beklenmez.

Hasta basınç, titreşim veya kullanılan aletlerin hareketine bağlı farklı hisler yaşayabilir.

İleri derecede iltihaplı bazı dişlerde anestezi yönetimi daha zor olabilir. Böyle durumlarda ek anestezi teknikleri kullanılabilir.

Hastanın işlem sırasında ağrı hissetmesi halinde bunu hekime bildirmesi gerekir. Tedaviye “dayanmak” zorunda değildir.

Kanal tedavisinin ağrılı olduğu algısının önemli nedenlerinden biri, hastaların çoğu zaman şiddetli diş ağrısıyla kliniğe başvurmasıdır. Tedavinin temel amacı zaten bu ağrının kaynağını ortadan kaldırmaya çalışmaktır.

Kanal tedavisinden sonra hassasiyet ne kadar sürebilir?

Tedavi sonrasında dişte birkaç gün çiğneme hassasiyeti görülebilir. Kök çevresindeki dokular işlem sırasında mekanik olarak etkilenmiş olabilir.

Hassasiyetin zaman içerisinde azalması beklenir. Hekimin hastaya uygun gördüğü ağrı kontrol yöntemleri kullanılabilir.

Tedaviden sonra dişin yüksek temas etmesi de çiğneme sırasında belirgin rahatsızlık oluşturabilir. Böyle bir durumda kapanışın kontrol edilmesi gerekebilir.

Ağrının azalmaması, giderek şiddetlenmesi, yüz şişliği veya ateş gelişmesi halinde kontrol yapılmalıdır.

Tedavi sonrasındaki her rahatsızlık başarısızlık anlamına gelmez ancak beklenen iyileşme sürecinden farklı belirtilerin değerlendirilmesi gerekir.

İstanbul kanal tedavisi fiyatları yeniden kanal tedavisinde nasıl değerlendirilir?

İstanbul kanal tedavisi fiyatları daha önce tedavi edilmiş bir diş yeniden işlem gerektirdiğinde farklılaşabilir. Yenileme tedavisinde mevcut kanal dolgularının çıkarılması, kanal sisteminin yeniden temizlenmesi ve ilk tedavideki problemin nedeninin bulunması gerekir.

Bu nedenle İstanbul kanal tedavisi fiyatları ilk kez işlem yapılan bir dişle yenileme gereken bir dişte aynı kapsamda değerlendirilmeyebilir. Özellikle eski tedavide kullanılan materyallerin uzaklaştırılması ve kanal içerisindeki engellerin yönetilmesi daha fazla klinik çalışma gerektirebilir.

İlk tedavide gözden kaçmış bir kanal varsa bunun bulunması gerekebilir. Kanallardan birinde yetersiz dolgu veya devam eden enfeksiyon bulunması da tedavinin yenilenmesine neden olabilir.

Üst restorasyondan kaynaklanan sızıntı da kanal sisteminin yeniden kontamine olmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle yalnızca kök kanal dolgusu değil, mevcut kaplama veya dolgunun durumu da değerlendirilmelidir.

Yenileme tedavisine başlamadan önce dişin hâlâ restoratif olarak korunabilir olması gerekir. Dikey kök kırığı veya ileri yapısal kayıp bulunuyorsa yeniden kanal tedavisi sorunu çözmeyebilir.

Eski kanal tedavisi neden başarısız olabilir?

Bir kanal tedavisinin yıllar sonra sorun oluşturmasının tek bir nedeni yoktur. Başlangıç tedavisinde bulunamamış kanal, kanal dolgusunda yetersizlik veya tedavi sonrasında oluşan sızıntı bunlardan bazılarıdır.

Diş üzerinde yeni çürük gelişmesi, bakterilerin tekrar kanal sistemine ulaşmasına neden olabilir.

Kaplama veya dolguda kırık meydana gelmesi de sızdırmazlığın bozulmasına yol açabilir.

Bazı dişlerde kök çatlağı veya kırığı gelişebilir. Bu durumda kanal tedavisinin yenilenmesi yeterli olmayabilir.

Şikâyetin gerçek nedenini belirlemeden yalnızca mevcut kanal dolgusunu değiştirmek doğru değildir. Önce başarısızlığın kaynağı anlaşılmaya çalışılmalıdır.

Kanal tedavisi yenileme mi, çekim mi?

Daha önce kanal tedavisi yapılmış bir diş tekrar ağrıdığında çekim tek seçenek değildir. Uygun vakalarda yeniden kanal tedavisiyle diş korunabilir.

Dişin üst restorasyonunun yenilenebilir olması, köklerin sağlamlığı ve periodontal desteğin yeterliliği bu karar açısından önemlidir.

Sorun yetersiz kanal tedavisinden kaynaklanıyorsa yeniden işlem fayda sağlayabilir. Buna karşılık kökün uzunlamasına kırıldığı veya dişin artık restore edilemeyeceği durumlarda çekim daha uygun olabilir.

Hastanın maliyet değerlendirmesi yaparken yalnızca bugünkü yeniden kanal tedavisi bedeline değil, çekim durumunda oluşacak eksikliğin daha sonra nasıl tamamlanacağına da bakması gerekir.

Doğal dişin güvenli şekilde korunabilmesi mümkünse bu seçenek implant veya köprü öncesinde değerlendirilmelidir.

Kök ucu cerrahisi hangi durumlarda düşünülebilir?

Bazı kanal tedavili dişlerde kök ucunda problem devam edebilir. Kanal içerisinden yeniden tedavi mümkün olmadığında veya yeterli görülmediğinde seçilmiş vakalarda kök ucu cerrahisi değerlendirilebilir.

Bu işlemde problemli kök ucuna cerrahi olarak ulaşılır ve çevredeki patolojik dokular temizlenebilir.

Her devam eden kök ucu lezyonunda cerrahi yapılması gerekmez. Öncelikle yeniden kanal tedavisinin uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.

Cerrahi kararı dişin konumu, kök anatomisi ve çevredeki önemli yapılar göz önünde bulundurularak verilmelidir.

TEK Clinic’te ağız, diş ve çene cerrahisi gerektiren seçilmiş vakalar Prof. Dr. Mustafa Tek’in uzmanlık alanı doğrultusunda ayrıca değerlendirilebilir.

Kanal tedavisi sonrası neden dolgu veya kaplama gerekir?

Kanal tedavisinin tamamlanması dişin fonksiyonel olarak tamamen bitirildiği anlamına gelmeyebilir. Kök kanallarının tedavi edilmesinden sonra dişin üst yapısının da uygun şekilde kapatılması gerekir.

Dişte küçük miktarda madde kaybı varsa restoratif yaklaşım daha sınırlı olabilir. Büyük çürük veya eski geniş dolgu nedeniyle duvarların önemli kısmı kaybedilmişse daha fazla koruma gerekebilir.

Özellikle arka bölgedeki dişler yüksek çiğneme kuvvetlerine maruz kalır. Kalan diş dokusunun miktarı, restorasyon seçiminin belirlenmesinde önemlidir.

Her kanal tedavili dişe otomatik olarak kaplama yapılması gerekmez. Aynı şekilde büyük bölümünü kaybetmiş bir dişi küçük bir dolguyla uzun süre bırakmak da uygun olmayabilir.

Tedavi planının kanal ve restorasyon aşamalarını birlikte düşünmesi bu nedenle önemlidir.

Kanal tedavili diş neden kırılabilir?

Kanal tedavisi yapılmış dişlerin önemli bir kısmında tedaviden önce zaten büyük çürük veya restoratif madde kaybı vardır. Bu nedenle kalan sağlam duvarların mekanik dayanıklılığı azalabilir.

Diş sıkma ve gıcırdatma gibi yüksek kuvvetler kırılma riskini artırabilir.

Özellikle arka dişlerde uygun olmayan sert cisimlerin ısırılması da problem oluşturabilir.

Dişin kırılması her zaman çekim anlamına gelmez. Kırığın yeri ve derinliğine göre restoratif seçenekler değerlendirilebilir.

Ancak kökün derin seviyesine veya dikey olarak uzanan bazı kırıklarda dişi korumak mümkün olmayabilir.

Kanal tedavisi yapılan diş ömür boyu kullanılabilir mi?

Başarılı kanal tedavisi ve uygun restorasyon sonrasında birçok diş uzun yıllar fonksiyon gösterebilir. Ancak hiçbir dental tedavinin ömür boyu kesin garanti altında olduğu söylenemez.

Dişin kalan dokusu, kök çevresindeki kemik, ağız hijyeni ve üst restorasyonun durumu uzun dönem sonucu etkiler.

Yeni çürük gelişmesi veya restorasyonun sızdırmazlığını kaybetmesi tedaviyi olumsuz etkileyebilir.

Diş sıkma nedeniyle restorasyonda veya dişte kırık oluşması da mümkündür.

Bu nedenle kanal tedavili dişler de doğal dişler gibi düzenli kontrole ihtiyaç duyar.

Kök ucundaki enfeksiyon hemen kaybolur mu?

Kanal tedavisi sonrasında hastanın ağrısının hızlı şekilde azalması mümkün olabilir ancak radyografide görülen kemik değişikliklerinin iyileşmesi daha uzun sürebilir.

Kök çevresindeki kemiğin yeniden yapılanması biyolojik bir süreçtir ve haftalar yerine aylarla değerlendirilebilir.

Bu nedenle bazı dişlerde belirli aralıklarla kontrol radyografisi alınması gerekebilir.

Lezyonun küçülmesi, çevrede yeni kemik oluşumu ve klinik belirtilerin ortadan kalkması birlikte değerlendirilir.

Uzun süre geçmesine rağmen beklenen iyileşme görülmüyorsa diş yeniden incelenmelidir.

Antibiyotik kanal tedavisinin yerine geçer mi?

Hayır. Kök kanal sistemi içerisindeki enfeksiyonun temel tedavisi, problemin kaynağı olan kanal sisteminin uygun şekilde temizlenmesi ve tedavi edilmesidir.

Antibiyotik belirli yaygın enfeksiyonlarda veya sistemik belirtilerin bulunduğu durumlarda gerekli olabilir ancak her diş ağrısı için rutin olarak kullanılmaz.

İlaçla ağrının geçici olarak azalması dişteki esas problemin çözüldüğü anlamına gelmez.

Gereksiz antibiyotik kullanımı yan etkilere ve antibiyotik direnci gibi önemli sağlık sorunlarına katkıda bulunabilir.

Bu nedenle hastaların daha önce ellerinde kalan antibiyotikleri kendi kararlarıyla kullanmamaları gerekir.

Kanal tedavisi mi implant mı daha doğru seçimdir?

Bu iki tedavi doğrudan birbirinin alternatifi olarak değerlendirilmemelidir. İmplant, eksik dişin yerine kullanılan bir tedavi seçeneğidir; kanal tedavisi ise mevcut doğal dişi korumayı amaçlar.

Diş güvenli ve uzun dönem öngörülebilir şekilde restore edilebiliyorsa doğal dişi korumak çoğu vakada değerlendirilmesi gereken önemli bir seçenektir.

Buna karşılık ileri kök kırığı veya restore edilemeyecek düzeyde yapısal kayıp varsa kanal tedavisini tekrar tekrar uygulamak anlamlı olmayabilir.

Dişin çekilmesi halinde implant, köprü veya farklı protetik seçenekler gündeme gelebilir.

Karar yalnızca ilk işlem ücretleri karşılaştırılarak verilmemelidir. Her seçeneğin toplam tedavi süreci ve dişin uzun dönem prognozu değerlendirilmelidir.

Fiyat karşılaştırması yaparken hangi sorular sorulmalı?

Hastanın öncelikle verilen ücretin hangi diş için geçerli olduğunu öğrenmesi gerekir. Ön diş, küçük azı ve büyük azı dişlerinde kanal sayısı farklı olabilir.

İşlemin ilk kanal tedavisi mi yoksa yeniden tedavi mi olduğu netleştirilmelidir.

Tedavi sonrasındaki dolgu veya farklı restorasyonun fiyata dahil olup olmadığı da sorulmalıdır. Çünkü kök kanal işleminin tamamlanması ile dişin üst yapısının kalıcı olarak restore edilmesi aynı aşama değildir.

Gerekli radyolojik görüntülemelerin nasıl değerlendirildiği öğrenilebilir.

Tedavinin kaç seans süreceği konusunda da yaklaşık bilgi istenebilir ancak seans sayısının dişin klinik durumuna göre değişebileceği unutulmamalıdır.

En düşük rakam üzerinden seçim yapmak yerine dişin gerçekten korunabilirliği ve tedavi planının tamamı üzerinden değerlendirme yapmak daha sağlıklı olur.

TEK Clinic’te kanal tedavisi nasıl planlanır?

TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde ilk adım, hastanın ağrısının gerçek kaynağını belirlemektir. Sıcak-soğuk hassasiyeti, gece ağrısı, çiğneme sırasında rahatsızlık ve daha önce uygulanan tedaviler değerlendirilir.

Gerekli klinik testler ve radyolojik incelemeler sonrasında pulpanın durumu hakkında karar verilir. Kanal tedavisine ihtiyaç bulunmuyorsa daha koruyucu tedaviler değerlendirilebilir.

Tedavi gerekiyorsa dişin kanal anatomisine göre kişisel plan oluşturulur. Kanallar temizlenip şekillendirilir ve uygun koşullarda doldurulur.

Daha önce kanal tedavisi yapılmış ancak şikâyeti devam eden dişlerde eski işlemin neden başarısız olabileceği araştırılır. Yenileme tedavisinin gerçekten fayda sağlayıp sağlamayacağı değerlendirilir.

Tedavi sonrasında dişin kalan sağlam dokusu göz önüne alınarak restorasyon planlanır. Amaç yalnızca hastanın ağrısını gidermek değil, dişi yeniden güvenli şekilde çiğneme fonksiyonuna kazandırmaktır.

Kök ucunda cerrahi değerlendirme gerektiren seçilmiş vakalar veya dişin korunmasının mümkün olmadığı durumlarda, Prof. Dr. Mustafa Tek’in Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanındaki uzmanlığı doğrultusunda gerekli cerrahi seçenekler ayrıca ele alınabilir.

TEK Clinic’in tedavi yaklaşımında doğal dişi gereksiz yere çekmemek kadar, prognozu çok zayıf bir dişi hastaya sürekli ek işlemler uygulanarak korumaya çalışmamak da önemlidir. Tedavi kararı mevcut klinik bulgular, dişin restoratif durumu ve uzun dönem beklentisi birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

İletişim

TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi

Prof. Dr. Mustafa Tek
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı

Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr

Gece uykudan uyandıran diş ağrısı, sıcak-soğukla uzun süren hassasiyet, çiğneme sırasında ağrı, kök ucunda enfeksiyon veya daha önce kanal tedavisi yapılmış bir dişte yeniden başlayan şikâyetiniz varsa TEK Clinic ile iletişime geçerek dişinizin doğal olarak korunup korunamayacağını ve size uygun tedavi planını değerlendirebilirsiniz.