
İstanbul diş dolgusu fiyatları
İstanbul diş dolgusu fiyatları
İstanbul diş dolgusu fiyatları araştırması yapan hastalar için TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, dolgu tedavisini yalnızca çürük bölgenin temizlenip bir materyalle kapatılması şeklinde değerlendirmez; öncelikle dişteki madde kaybının ne kadar ilerlediği, pulpa dokusuna yakınlık, dişin çiğneme yükü, komşu dişlerle temas noktaları ve uygulanacak restorasyonun uzun dönemde korunabilirliği ele alınır. Çekmeköy’de hizmet veren TEK Clinic’te küçük bir ara yüz çürüğü ile geniş yüzeyli, eski dolgusu kırılmış veya kanal tedavisi sonrasında yeniden yapılandırılması gereken bir diş aynı kapsamda değerlendirilmez. Bu nedenle dolgu maliyeti, yalnızca “bir dişe dolgu yapılacak” bilgisine göre değil, dişte kaç yüzeyin etkilendiğine, kullanılacak materyale, mevcut dolgunun sökülüp sökülmeyeceğine ve tedavi sırasında farklı bir işleme ihtiyaç duyulup duyulmayacağına göre şekillenebilir.
Diş dolgusu, çürük veya kırık nedeniyle kaybedilen diş dokusunun işlevsel ve mümkün olduğunca doğal biçimde yeniden oluşturulmasını amaçlayan restoratif bir tedavidir. Başarılı bir dolgu yalnızca boşluğu kapatmamalı; dişin komşu dişlerle temasını, çiğneme yüzeyindeki anatomisini ve kapanış ilişkisini de doğru şekilde yeniden oluşturmalıdır. Özellikle arka dişlerde hatalı temas noktası yemek birikmesine, yüksek bırakılmış bir dolgu ise çiğneme sırasında hassasiyete yol açabilir. Ön bölgede ise fonksiyonun yanında renk, yüzey dokusu ve diş formu daha fazla önem kazanır.
İstanbul diş dolgusu fiyatları hangi faktörlere göre değişir?
İstanbul diş dolgusu fiyatları değerlendirilirken ilk belirleyici unsur, dişteki madde kaybının kapsamıdır. Küçük ve tek yüzeyli bir çürüğün restorasyonu ile dişin iki veya üç yüzeyini etkileyen geniş bir kaybın yeniden şekillendirilmesi aynı klinik zamanı ve aynı materyal kullanımını gerektirmez. Özellikle iki diş arasındaki temas noktasının yeniden oluşturulması gereken vakalarda restorasyonun yalnızca çürük boşluğunu doldurması değil, yiyecek sıkışmasını önleyecek doğru anatomiyi sağlaması gerekir.
Dişin bulunduğu bölge de tedavinin zorluk düzeyini etkileyebilir. Arka azı dişlerinde çiğneme kuvvetleri daha yüksek olduğu için restorasyonun mekanik dayanıklılığı önem kazanır. Ön dişlerde ise renk uyumu, ışık geçirgenliği, kenarların görünmez hale getirilmesi ve doğal formun oluşturulması daha fazla estetik çalışma gerektirebilir.
Eski bir dolgunun yenilenmesi gerekiyorsa önce mevcut materyalin kontrollü biçimde uzaklaştırılması gerekir. Dolgunun altında ikincil çürük bulunup bulunmadığı ancak bu aşamadan sonra daha net anlaşılabilir. Bazı vakalarda dışarıdan küçük görünen bir problem, eski restorasyon kaldırıldığında daha geniş bir madde kaybı ortaya çıkarabilir.
Maliyeti etkileyebilecek bir diğer unsur, dolgunun diş sinirine ne kadar yakın olduğudur. Çürük çok derinse tedavi sırasında pulpa dokusunun durumu ayrıca değerlendirilir. Eğer pulpa geri dönüşü olmayan şekilde etkilenmişse yalnızca dolgu yapmak yeterli olmayabilir ve kanal tedavisi gündeme gelebilir. Bu durumda tedavi planı ve toplam maliyet doğal olarak değişir.
Dişin yalnızca dolgu ile güvenli biçimde restore edilip edilemeyeceği de önemlidir. Çok büyük madde kaybı bulunan bazı dişlerde klasik direkt dolgu yerine daha kapsamlı restoratif seçenekler değerlendirilebilir. Amaç, daha fazla işlem yapmak değil, kalan sağlam diş dokusunu uzun dönemde koruyabilecek yöntemi seçmektir.
Dolgu yapılmadan önce çürüğün derinliği nasıl anlaşılır?
Çürüğün yalnızca ağız içerisindeki görünümüne bakılarak tam derinliği her zaman anlaşılmaz. Özellikle dişler arasındaki ara yüz çürükleri erken dönemde dışarıdan fark edilmeyebilir. Klinik muayene ve gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme birlikte değerlendirilir.
Dişte soğuk, sıcak veya tatlı ile hassasiyet olup olmadığı sorulabilir. Ancak belirtiler tek başına çürüğün derinliğini kesin olarak göstermez. Bazı derin çürükler uzun süre belirti oluşturmazken daha sınırlı bir problem belirgin hassasiyet yapabilir.
Muayene sırasında diş dokusunun bütünlüğü, mevcut çatlaklar, eski restorasyonlar ve çürüğün bulunduğu yüzey değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde uygun dental radyografi, çürüğün pulpa dokusuna yakınlığı hakkında ek bilgi sağlayabilir.
Amaç mümkün olduğunca sağlam diş dokusunu koruyarak hastalıklı bölgeyi uzaklaştırmaktır. Her durumda gereğinden fazla diş dokusunun kaldırılması doğru değildir. Modern restoratif yaklaşımda dişi koruyan, ihtiyaca göre şekillenen bir preparasyon hedeflenir.
Küçük çürüklerde erken tedavi neden önemlidir?
Çürük ilerleyici bir süreçtir. Mine seviyesinde veya sınırlı dentin bölgesinde tespit edilen bir problem, daha küçük bir restorasyonla yönetilebilirken uzun süre bekletildiğinde daha geniş diş dokusu kaybı oluşabilir.
Çürük pulpa dokusuna yaklaştıkça tedavinin kapsamı değişebilir. Başlangıçta dolgu ile çözülebilecek bir diş, ilerleyen dönemde kanal tedavisi veya daha kapsamlı restorasyon gerektirebilir.
Erken tedavinin bir başka yararı da dişin doğal anatomisinin daha kolay korunabilmesidir. Daha az madde kaybı, daha fazla sağlam diş dokusunun ağızda kalması anlamına gelir.
Bu nedenle ağrı oluşmasını beklemek, diş sağlığı açısından iyi bir takip yöntemi değildir. Çürükler özellikle ilk dönemlerinde ağrı vermeden ilerleyebilir.
İstanbul diş dolgusu fiyatları ilk muayeneden sonra neden netleşir?
İstanbul diş dolgusu fiyatları ilk muayeneden sonra daha sağlıklı biçimde değerlendirilebilir çünkü hastanın “küçük bir dolgu düşmüş” şeklinde tarif ettiği bölgenin altında farklı bir tablo bulunabilir. Eski dolgunun kenarında sızıntı, altında yeni çürük, diş duvarlarında çatlak veya kalan dokunun restorasyon için yetersiz olması tedavi planını değiştirebilir.
Muayene sırasında yalnızca dolgu yapılacak boşluğa değil, dişin bütününe bakılır. Komşu dişlerle temas, kapanışta aldığı kuvvet ve diş etiyle olan ilişki değerlendirilir. Özellikle arka dişlerde kırılmış bir tüberkül varsa restorasyonun yalnızca eksik parçayı doldurması uzun dönemde yeterli olmayabilir.
Derin çürüklerde pulpa dokusunun canlılığı da önemlidir. Dişin kendiliğinden ağrıması, gece ağrısı veya sıcakla uzun süren hassasiyet gibi bulgular kanal tedavisi ihtiyacını düşündürebilir. Ancak kesin karar klinik testler ve gerekli görüntüleme sonrasında verilmelidir.
Bu nedenle telefonda yalnızca diş numarası söylenerek kesin bir maliyet belirlenemeyebilir. Dişin gerçekten dolgu ile restore edilebilir olup olmadığı, kaç yüzeyin tedavi edileceği ve ek bir işlem gerekip gerekmediği görülmeden yapılan fiyatlandırma eksik kalabilir.
TEK Clinic’te amaç, muayene sonrasında hastaya yalnızca işlem adı vermek değil, neden o restorasyonun tercih edildiğini ve alternatiflerin bulunup bulunmadığını açıklamaktır.
Kompozit dolgu nedir?
Kompozit dolgu, diş rengindeki restoratif materyaller kullanılarak uygulanan direkt dolgu yöntemlerinden biridir. Ön ve arka dişlerde uygun vakalarda kullanılabilir.
Materyal diş dokusuna adeziv sistemlerle bağlanır ve tabakalar halinde şekillendirilebilir. Bu özellik, özellikle sınırlı madde kaybında mümkün olduğunca koruyucu preparasyon yapılmasına yardımcı olabilir.
Ön bölgede renk seçimi, şeffaflık ve yüzey şekillendirmesi önemlidir. Arka bölgede ise çiğneme anatomisi ve temas noktalarının doğru kurulması ön plana çıkar.
Kompozit restorasyonun başarısı yalnızca kullanılan materyale bağlı değildir. Dişin işlem sırasında yeterli şekilde izole edilmesi, bağlanma protokolünün doğru uygulanması ve kapanışın kontrol edilmesi de önem taşır.
Dolgunun işlem bittikten sonra pürüzsüzleştirilmesi ve cilalanması, hem estetik görünüm hem de plak birikiminin azaltılması açısından değerlidir.
Ön diş dolgusu neden farklı bir planlama gerektirir?
Ön dişlerde küçük kırıklar, çürükler, aralıklar veya şekil bozuklukları kompozit materyallerle restore edilebilir. Ancak bu bölgede yalnızca dayanıklılık yeterli değildir; restorasyonun doğal dişten ayırt edilmemesi de hedeflenir.
Renk seçimi tek başına yeterli değildir. Doğal dişin farklı bölgelerinde opaklık ve şeffaflık değişebilir. Işığın restorasyondan geçişi, yüzey dokusu ve parlaklık da sonucu etkiler.
Ön dişte küçük bir köşe kırığının tamamlanması ile dişin geniş ön yüzeyini kapsayan restorasyon aynı düzeyde estetik çalışma gerektirmez.
Ayrıca ön dişler konuşma ve ısırma fonksiyonunda rol alır. Restorasyonun yalnızca fotoğrafta güzel görünmesi değil, kapanış sırasında aşırı kuvvet almaması gerekir.
Diş sıkma veya tırnak yeme gibi alışkanlıklar varsa ön bölge dolgularının kırılma riski artabilir. Bu alışkanlıkların tedavi planında göz önünde bulundurulması yararlı olur.
Arka diş dolgusunda temas noktası neden önemlidir?
İki komşu diş arasında doğal olarak belirli bir temas bulunur. Ara yüz çürüğü nedeniyle bu bölge restore edildiğinde temas noktasının doğru oluşturulması gerekir.
Temas çok gevşek olursa yemek artıkları dişlerin arasına sürekli sıkışabilir. Bu durum diş eti tahrişine ve temizliğin zorlaşmasına neden olabilir.
Temas gereğinden fazla sıkı olursa diş ipi kullanımı zorlaşabilir.
Bu nedenle arka diş dolgularında uygun matriks sistemlerinin kullanılması ve restorasyonun anatomik olarak şekillendirilmesi önemlidir.
Tedavi sonrasında hastanın sürekli aynı bölgede yiyecek sıkıştığını fark etmesi halinde dolgunun temas noktası kontrol edilmelidir.
İstanbul diş dolgusu fiyatları kullanılan materyale göre nasıl değerlendirilir?
İstanbul diş dolgusu fiyatları kullanılan restoratif materyalin özelliklerine ve uygulamanın kapsamına göre farklı değerlendirilebilir. Diş rengindeki kompozit materyaller kendi içerisinde farklı mekanik ve optik özelliklere sahip olabilir. Bununla birlikte yalnızca ürün adı veya materyal sınıfı üzerinden bir dolgunun kaliteli olup olmadığına karar vermek doğru değildir.
Kullanılan materyalin yanında hekimin uyguladığı izolasyon, bağlanma protokolü, tabakalama tekniği ve restorasyona ayrılan klinik zaman da önemlidir. Çok iyi bir materyalin kötü izolasyon altında uygulanması istenen sonucu vermeyebilir.
Ön bölgede estetik tabakalama daha fazla zaman gerektirebilir. Arka bölgede ise güçlü temas noktası ve doğru çiğneme anatomisinin oluşturulması önem kazanır.
Bazı büyük madde kayıplarında direkt kompozit dolgu yerine laboratuvar veya dijital yöntemlerle hazırlanan inlay, onlay ya da farklı restoratif seçenekler değerlendirilebilir. Bu uygulamalar klasik direkt dolgu ile aynı işlem değildir ve maliyetleri de farklı olabilir.
Hastanın fiyat alırken kendisine “dolgu” denilen işlemin hangi restoratif yöntemi ifade ettiğini anlaması bu nedenle önemlidir.
Beyaz dolgu ne kadar dayanır?
Kompozit dolguların kullanım ömrü için her hasta ve her diş açısından kesin bir yıl vermek doğru değildir. Restorasyonun büyüklüğü, bulunduğu diş, hastanın çiğneme kuvvetleri ve ağız bakımı uzun dönem sonucu etkileyebilir.
Küçük ve iyi desteklenen bir dolgu ile dişin büyük kısmını oluşturan geniş bir restorasyon aynı mekanik koşullara sahip değildir.
Diş sıkma ve gıcırdatma, restorasyonlara yüksek kuvvet aktarabilir. Sert kabuklu yiyecekleri veya dişle açılmaması gereken objeleri ısırmak da kırılma riskini artırabilir.
Yeni çürük oluşması, dolgunun kendisinin “çürümesi” değil, restorasyon ile doğal diş dokusunun birleşim bölgesinde veya başka bir yüzeyde yeni hastalık gelişmesidir.
Düzenli kontroller sayesinde dolgunun kenar bütünlüğü ve çevresindeki diş dokusu değerlendirilebilir.
Eski dolgu ne zaman değiştirilmelidir?
Bir dolgunun eski olması tek başına yenilenmesi için yeterli gerekçe değildir. Yıllardır ağızda bulunan ancak kenarları sağlam, çürük belirtisi olmayan ve fonksiyonunu sürdüren bir restorasyon yalnızca yaşı nedeniyle değiştirilmek zorunda değildir.
Dolgunun kırılması, kenarlarında belirgin açıklık oluşması, altında veya çevresinde yeni çürük görülmesi ya da dişte yapısal problem gelişmesi yenileme ihtiyacını gündeme getirebilir.
Renk değişikliği özellikle ön bölgede estetik bir yenileme nedeni olabilir. Ancak yalnızca küçük renk farklılıkları varsa önce restorasyonun cilalanması gibi daha sınırlı yöntemlerin yeterli olup olmayacağı değerlendirilebilir.
Her dolgu değişiminde bir miktar diş dokusunun etkilenebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle gereksiz yenilemelerden kaçınmak doğal diş dokusunun korunması açısından önemlidir.
Dolgunun altında çürük oluşabilir mi?
Evet. Bir dolgunun çevresinde veya altında yeniden çürük gelişebilir. Buna ikincil veya tekrarlayan çürük denilebilir.
Bunun nedeni dolgunun “çürümüş” olması değildir. Restorasyon kenarında sızıntı, plak birikimi veya yeni çürük süreci doğal diş dokusunu etkileyebilir.
Bazı ikincil çürükler klinik muayenede fark edilebilirken bazıları radyolojik değerlendirmede daha belirgin hale gelebilir.
Eski dolgunun altında çürük şüphesi varsa restorasyonun durumu ve belirtiler birlikte değerlendirilmelidir.
Dolgu kaldırıldığında beklenenden daha fazla madde kaybı ortaya çıkabilir. Bu nedenle eski dolgu yenilemelerinde nihai restorasyon kararı bazen işlem sırasında netleşebilir.
Dolgu sonrası hassasiyet normal midir?
Dolgu sonrasında özellikle derin restorasyonlarda kısa süreli soğuk hassasiyeti görülebilir. Diş dokusu yapılan işleme bir süre tepki verebilir.
Hassasiyetin giderek azalması beklenir. Buna karşılık şiddetlenen, gece uyandıran veya uzun süre devam eden ağrı yeniden değerlendirme gerektirir.
Dolgunun yüksek bırakılması da çiğneme sırasında ağrıya neden olabilir. Hasta dişlerini kapattığında ilgili dişin diğerlerinden önce temas ettiğini hissediyorsa kapanış kontrolü yapılmalıdır.
Derin çürüklerde pulpa dokusunun tedaviden önce ne kadar etkilendiği de sonrasındaki belirtileri belirleyebilir.
Her hassasiyet kanal tedavisi gerektirmez. Ancak belirtiler beklenen sürede azalmıyorsa dişin yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Dolgu düştüğünde aynı gün yeniden yapılabilir mi?
Dolgunun düşmesi halinde dişin yeniden değerlendirilmesi gerekir. Eski restorasyonun neden kaybedildiği önemlidir.
Eğer yalnızca dolgu kırılmış ve kalan diş dokusu sağlıklıysa yeni restorasyon aynı randevuda yapılabilir. Ancak dolgunun altında çürük veya diş duvarında kırık varsa tedavinin kapsamı değişebilir.
Dişte ağrı bulunması da ayrıca değerlendirilmelidir. Pulpa dokusu etkilenmişse yalnızca yeni dolgu yapmak yeterli olmayabilir.
Hastanın geçici olarak boşluğu farklı maddelerle kapatmaya çalışması önerilmez. Özellikle keskin bir kenar yanağı veya dili tahriş ediyorsa kısa sürede muayene planlanması yararlı olur.
Büyük dolgulu dişte kaplama şart mıdır?
Hayır. Büyük dolgusu bulunan her dişe otomatik olarak kaplama uygulanması gerekmez. Kalan sağlam diş dokusunun miktarı ve konumu değerlendirilmelidir.
Dişin duvarları yeterli kalınlığa sahipse direkt restorasyon güvenli olabilir. Ancak çok geniş madde kaybı ve kırılma riski varsa farklı restoratif seçenekler gündeme gelebilir.
Onlay benzeri kısmi restorasyonlar bazı uygun vakalarda dişin tamamını kaplamak yerine yalnızca zayıflamış bölgeleri korumaya yönelik düşünülebilir.
Hangi yöntemin uygulanacağı yalnızca restorasyonun büyüklüğüne değil, dişin çiğneme yüküne ve mevcut çatlaklara göre belirlenmelidir.
Amaç mümkün olduğunca sağlam diş dokusunu korurken dişi fonksiyon sırasında kırılmaya karşı yeterli şekilde desteklemektir.
Kanal tedavili dişe normal dolgu yapılabilir mi?
Kanal tedavisi sonrasında dişin üst bölümündeki madde kaybı sınırlıysa bazı durumlarda direkt restorasyon uygulanabilir.
Ancak kanal tedavisine ihtiyaç duyan dişlerin önemli kısmında zaten büyük çürük veya eski geniş restorasyon bulunur. Bu nedenle kalan diş duvarlarının dayanıklılığı dikkatle değerlendirilmelidir.
Özellikle büyük azı dişleri yüksek çiğneme kuvveti altında çalışır. Çok zayıflamış bir dişin yalnızca geniş bir dolguyla bırakılması kırık riskini artırabilir.
Her kanal tedavili dişe kaplama yapılması şart olmadığı gibi, bütün dişleri aynı restorasyonla tamamlamak da doğru değildir.
Tedavi planı, kök kanal işlemi bittikten sonra geriye kalan sağlam diş dokusuna göre oluşturulmalıdır.
Kırık diş dolgu ile onarılabilir mi?
Küçük ve orta büyüklükteki bazı diş kırıkları kompozit restorasyonlarla onarılabilir. Özellikle ön dişlerde kaybedilen parçanın renk ve form açısından yeniden oluşturulması mümkün olabilir.
Kırığın yalnızca görünen kısmı değil, diş eti seviyesine veya köke ne kadar uzandığı önemlidir.
Derin kök kırıkları veya dişin bütünlüğünü ciddi biçimde etkileyen çatlaklar basit dolgu ile çözülemeyebilir.
Travma sonrası kırılmış bir dişte pulpa dokusu da değerlendirilmelidir. İlk gün ağrı bulunmaması, sinir dokusunun mutlaka sağlıklı kaldığı anlamına gelmez.
Özellikle travma geçirmiş dişlerde belirli dönemlerde kontrol gerekebilir.
Diş rengindeki dolgu sararır mı?
Kompozit restorasyonlarda zaman içerisinde yüzey renklenmeleri meydana gelebilir. Kahve, çay, tütün ürünleri ve farklı renklendirici alışkanlıklar yüzey görünümünü etkileyebilir.
Her renk değişikliği dolgunun tamamen yenilenmesini gerektirmez. Yüzeysel lekeler bazı durumlarda polisaj ile azaltılabilir.
Dolgunun kendi rengi ile doğal dişin rengi zaman içerisinde farklılaşabilir. Özellikle diş beyazlatma yaptıran hastalarda doğal diş açılırken mevcut kompozit restorasyon aynı ölçüde renk değiştirmez.
Bu nedenle ön bölgede kapsamlı dolgu bulunan bir hasta beyazlatma planlıyorsa işlem sıralamasının önceden düşünülmesi yararlı olabilir.
Estetik sonuç, yalnızca ilk günkü renkten değil restorasyonun yüzey kalitesi ve bakımından da etkilenir.
Çocuklarda diş dolgusu nasıl değerlendirilir?
Süt dişlerinde çürük görüldüğünde dişin ağızda ne kadar süre daha kalacağı değerlendirilir. Uygun bir süt dişi doğal düşme zamanına kadar restorasyonla korunabilir.
Çürüğün derinliği pulpa tedavisine ihtiyaç olup olmadığını belirler. Yüzeysel veya orta derinlikteki uygun lezyonlarda dolgu yeterli olabilir.
Çocuklarda kullanılan restoratif yöntem çocuğun yaşı, dişin konumu ve tedaviye uyumu doğrultusunda belirlenebilir.
Süt dişlerinin “nasıl olsa düşecek” düşüncesiyle tedavisiz bırakılması ağrı, enfeksiyon ve erken diş kaybına neden olabilir.
Çocuk hastalarda dolgunun yanında çürüğün neden oluştuğunu belirlemek de önemlidir. Beslenme ve ağız bakım alışkanlıkları değiştirilmezse başka dişlerde yeni problemler gelişebilir.
İstanbul diş dolgusu fiyatları karşılaştırılırken nelere dikkat edilmeli?
İstanbul diş dolgusu fiyatları karşılaştırılırken yalnızca bir diş için belirtilen rakama bakmak yerine restorasyonun kaç yüzeyi kapsadığı ve dişin hangi bölgesinde bulunduğu öğrenilmelidir. Küçük bir oklüzal dolgu ile iki diş arasındaki temas noktasını ve geniş çiğneme yüzeyini yeniden oluşturmayı gerektiren restorasyon aynı kapsamda değildir.
Fiyat bilgisi alınırken mevcut eski dolgunun sökülmesi, altında çürük bulunması veya dişin daha kapsamlı restorasyona ihtiyaç duyması halinde planın değişebileceği hesaba katılmalıdır.
Özellikle ön bölgedeki estetik restorasyonlarda yalnızca boşluğu kapatmak değil, renk ve form uyumu oluşturmak gerektiğinden uygulama kapsamı farklı olabilir.
Hastanın tedavi sonrasında kalıcı restorasyonun tamamlanıp tamamlanmadığını ve ek bir işlem gerekip gerekmediğini öğrenmesi yararlı olur.
Fiyatın yüksek olması tek başına daha iyi dolgu garantisi vermediği gibi düşük bir rakam da aynı işlemin daha ekonomik yapıldığı anlamına gelmeyebilir. Restorasyonun kapsamı, materyal, izolasyon, anatomik şekillendirme ve klinik değerlendirme birlikte düşünülmelidir.
TEK Clinic’te amaç, hastaya gereksiz yere daha kapsamlı restorasyon önermek yerine kalan sağlam diş dokusuna uygun yöntemi belirlemek ve yapılacak işlemin gerekçesini anlaşılır biçimde açıklamaktır.
TEK Clinic’te diş dolgusu tedavisi nasıl planlanır?
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde dolgu tedavisinin ilk aşaması, problemin yalnızca yüzeysel çürük mü yoksa daha derin bir diş dokusu hasarı mı olduğunun değerlendirilmesidir. Gerekli muayene ve radyolojik incelemeler sonucunda dişin pulpa dokusu açısından durumu belirlenir.
Diş doğrudan restorasyon için uygunsa mümkün olduğunca sağlam dokuyu koruyan bir hazırlık yapılır. Çürük veya eski restorasyonun altında bozulmuş doku uzaklaştırılır ve kalan yapı değerlendirilir.
Kompozit restorasyon planlandığında dişin bulunduğu bölgeye göre form ve temas noktaları oluşturulur. Ön bölgede estetik uyum, arka bölgede ise çiğneme anatomisi ve dayanıklılık ön plana çıkar.
Tedavi bitiminde kapanış kontrol edilir. Hastanın dişleri kapandığında restorasyonun gereğinden fazla kuvvet almaması sağlanmaya çalışılır. Daha sonra yüzey düzenlemesi ve polisaj yapılabilir.
Eğer işlem sırasında madde kaybının beklenenden daha büyük olduğu veya pulpa dokusunun ileri derecede etkilendiği görülürse tedavi planı yeniden değerlendirilir. Gerektiğinde kanal tedavisi veya farklı bir restoratif seçenek hastaya açıklanır.
TEK Clinic’in temel yaklaşımı, küçük bir çürükte gereksiz yere büyük restorasyon yapmamak; büyük yapısal kayıpta ise yalnızca “dolgu olsun” düşüncesiyle uzun dönem dayanıklılığı zayıf bir tedavi uygulamaktan kaçınmaktır. Hedef, doğal diş dokusunu mümkün olduğunca korurken hastanın çiğneme, temizlik ve estetik ihtiyaçlarını karşılayan dengeli bir restorasyon oluşturmaktır.
İletişim
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr
Dişinizde yeni başlayan çürük, kırık, düşmüş eski dolgu, yemek sıkışması veya dolgu çevresinde renk değişikliği bulunuyorsa; dişin yalnızca dolgu ile güvenli şekilde restore edilip edilemeyeceğinin ve size uygun restoratif yaklaşımın belirlenmesi için TEK Clinic ile iletişime geçerek muayene randevunuzu planlayabilirsiniz.