
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı araştırması yapan hastalar için TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, süreci yalnızca çene kemiğinde görülen bir oluşumun cerrahi olarak çıkarılması şeklinde değerlendirmez. Çene içerisinde tespit edilen kistik bir yapının boyutu, konumu, hangi dişlerle ilişkili olduğu, sinir kanalı veya sinüs gibi anatomik yapılara yakınlığı, çevredeki kemiği ne ölçüde etkilediği ve tedavinin tek aşamada mı yoksa kontrollü olarak birkaç aşamada mı gerçekleştirilmesi gerektiği öncelikle belirlenir. Çekmeköy’de hizmet veren TEK Clinic’te Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tek’in değerlendirmesi doğrultusunda, radyolojik görüntünün tek başına kesin tanı olarak kabul edilmemesi; gerekli durumlarda çıkarılan dokunun patolojik incelemeye gönderilmesi ve tedavinin gerçek tanıya göre tamamlanması önemsenir.
Çene kistleri bazı hastalarda diş ağrısı, şişlik veya enfeksiyon nedeniyle fark edilirken bazı kişilerde hiçbir belirti vermeden rutin bir panoramik radyografi sırasında ortaya çıkabilir. Küçük bir radyolojik görüntü ile çene kemiğinde geniş bir alanı etkileyen lezyon aynı tedavi yaklaşımına sahip değildir. Aynı şekilde her radyolüsent görüntünün kesin olarak kist olduğu da söylenemez. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce görüntünün hangi yapıdan kaynaklandığının değerlendirilmesi, komşu dişlerin canlılığının kontrol edilmesi ve gerektiğinde ileri görüntüleme yapılması gerekir.
TEK Clinic’in yaklaşımında ilk hedef, yalnızca lezyonu ortadan kaldırmak değil; mümkün olduğunca doğal dişleri, sağlıklı kemiği, sinir dokusunu ve çevredeki anatomik yapıları koruyarak güvenli bir tedavi planı oluşturmaktır.
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı hangi faktörlere göre belirlenir?
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı belirlenirken en önemli değişkenlerden biri lezyonun büyüklüğüdür. Küçük ve sınırları belirgin bir kistik oluşum ile birkaç diş kökünü içine alan veya çene kemiğinin geniş bir bölümüne uzanan bir lezyon aynı cerrahi işlemi gerektirmez. Cerrahi alan büyüdükçe operasyon süresi, doku yönetimi ve takip ihtiyacı değişebilir.
Lezyonun bulunduğu bölge de tedavi kapsamını etkiler. Alt çenede sinir kanalına yakın bir yapı söz konusuysa sinir dokusunun korunması daha ayrıntılı cerrahi planlama gerektirebilir. Üst çenede sinüs boşluğuna yakın oluşumlarda ise sinüs tabanı ve çevre dokuların durumu değerlendirilir.
Kistin ilgili olduğu dişlerin durumu da önemlidir. Bazı kistik oluşumlar enfekte veya daha önce kanal tedavisi görmüş dişlerle ilişkili olabilir. Böyle bir durumda yalnızca kistin cerrahisi değil, ilgili dişin korunup korunamayacağı da planlanmalıdır. Dişin yeniden kanal tedavisine ihtiyaç duyması, kök ucu cerrahisinin gündeme gelmesi veya dişin ağızda tutulamayacak durumda olması toplam tedavi sürecini değiştirebilir.
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı değerlendirilirken kullanılacak görüntüleme yöntemleri de hesaba katılabilir. Panoramik radyografi ilk değerlendirme için yeterli olabilirken geniş veya önemli anatomik yapılara yakın lezyonlarda üç boyutlu dental görüntüleme gerekebilir.
Bazı vakalarda çıkarılan dokunun patolojik incelemeye gönderilmesi gerekir. Patolojik değerlendirme, görüntünün gerçek yapısının doğrulanması açısından son derece önemlidir. Cerrahi öncesindeki radyolojik tahmin ile kesin doku tanısının her zaman aynı olmayabileceği unutulmamalıdır.
Dolayısıyla yalnızca “çene kisti var” bilgisiyle kesin bir maliyet belirlemek sağlıklı değildir. Tedavinin kapsamı ancak klinik, radyolojik ve gerektiğinde patolojik değerlendirmeler bir araya getirildiğinde ortaya çıkar.
Çene kisti nedir?
Çene kistleri genel olarak çene kemiği içerisinde gelişebilen, çoğunlukla sıvı veya yarı sıvı içerik taşıyabilen patolojik boşluklar olarak tanımlanabilir. Ancak ağız ve çene bölgesinde farklı kökenlere sahip çok sayıda kistik ve kisti taklit eden lezyon bulunabilir.
Bazı kistler diş kökenlidir. Diş gelişimi veya diş çevresindeki dokularla ilişkili olabilir. Bazıları ise enfeksiyonla bağlantılı olarak gelişebilir.
Örneğin uzun süre tedavi edilmemiş veya pulpa dokusunu kaybetmiş bir dişin kök ucunda radyolojik bir lezyon görülebilir. Ancak yalnızca röntgen görüntüsüne bakarak bunun kesin olarak belirli bir kist türü olduğunu söylemek her zaman mümkün değildir.
Gömülü bir dişin çevresinde de kistik yapılar gelişebilir. Bu nedenle gömülü dişlerin yalnızca ağrı oluşturup oluşturmadığı değil, çevre dokularla radyolojik ilişkisi de kontrol edilmelidir.
Tanı sürecinde hastanın yaşı, lezyonun bulunduğu bölge, sınırlarının görünümü, ilgili dişler ve kemiğin yapısında oluşturduğu değişiklikler birlikte değerlendirilir.
Her çene kisti belirti verir mi?
Hayır. Çene kemiği içerisinde bulunan bazı lezyonlar uzun süre hiçbir belirti vermeden büyüyebilir. Hasta ağrı, şişlik veya fonksiyon kaybı yaşamayabilir.
Bu tür oluşumlar bazen farklı bir nedenle çekilen panoramik radyografi sırasında tesadüfen fark edilir. Bu nedenle herhangi bir şikâyetin bulunmaması, çene kemiğinde mutlaka hiçbir problem olmadığı anlamına gelmez.
Belirti oluştuğunda en sık karşılaşılan şikâyetlerden biri şişliktir. Hastalar çene kemiği üzerinde yavaş büyüyen sert veya daha esnek bir kabarıklık fark edebilir.
Enfeksiyon gelişirse ağrı, kızarıklık, kötü tat veya akıntı görülebilir. Bazı hastalarda ilgili dişlerde hassasiyet veya hareketlilik ortaya çıkabilir.
Geniş lezyonlarda çene kemiği incelmiş olabilir. Bu nedenle lezyonun yalnızca ağrısına değil, kemiğin bütünlüğüne olan etkisine de bakılması gerekir.
Çene kisti şüphesinde ilk değerlendirme nasıl yapılır?
İlk aşamada hastanın şikâyetleri ve geçmiş dental öyküsü dinlenir. Bölgedeki dişlere daha önce kanal tedavisi yapılıp yapılmadığı, travma öyküsü bulunup bulunmadığı ve şişliğin ne zamandır mevcut olduğu önemlidir.
Ağız içi muayenede diş eti ve mukozadaki değişiklikler değerlendirilir. Şişliğin yeri, sertliği ve çevresindeki dişlerin durumu incelenebilir.
Lezyon diş kökleriyle ilişkili görünüyorsa ilgili dişlerin canlılığını değerlendirmeye yönelik testler yapılabilir. Bu aşama önemlidir çünkü görüntünün hangi dişten kaynaklandığının yanlış değerlendirilmesi gereksiz kanal tedavisine veya gereksiz diş kaybına neden olabilir.
Radyolojik inceleme tedavi planlamasının temel parçalarından biridir. Lezyonun sınırları, çene kemiğinde ne kadar alan kapladığı ve çevresindeki köklerle ilişkisi değerlendirilir.
Büyük veya anatomik açıdan önemli bölgelerde bulunan lezyonlarda üç boyutlu görüntüleme cerrahın planlamasına katkı sağlayabilir.
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı tomografi sonrasında neden değişebilir?
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı üç boyutlu görüntüleme sonrasında daha doğru değerlendirilebilir çünkü iki boyutlu görüntüler lezyonun gerçek hacmini her zaman göstermez. Panoramik filmde sınırlı görünen bir oluşumun çene kemiğinin iç kısmında daha geniş bir alanı etkilediği anlaşılabilir.
Üç boyutlu görüntüleme özellikle alt çene sinir kanalına yakın lezyonlarda önem kazanabilir. Kistin sinir kanalını itip itmediği, kanala temas edip etmediği ve kemiğin hangi bölümünde daha fazla incelme oluşturduğu değerlendirilebilir.
Üst çenede ise sinüs boşluğunun etkilenip etkilenmediği incelenebilir. Lezyon sinüs tabanını yukarı doğru itmiş veya sinüs boşluğuyla yakın ilişki göstermiş olabilir.
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı bu bilgiler ışığında yalnızca kistin boyutuna göre değil, operasyon sırasında korunması gereken anatomik yapıların durumuna ve cerrahinin kaç aşamalı gerçekleştirileceğine göre şekillenebilir.
Her hastaya rutin olarak tomografi çekilmesi gerekmez. Görüntüleme yöntemi klinik gereklilik doğrultusunda seçilmelidir.
Çene kisti ile diş apsesi aynı şey midir?
Çene kisti ile apse aynı durum değildir. Apse genellikle enfeksiyon sonucunda oluşan iltihaplı bir tabloyu ifade eder ve ağrı, şişlik, hassasiyet veya bazen ateş gibi belirtiler oluşturabilir.
Kistik bir lezyon ise uzun süre sessiz seyredebilir ve enfeksiyon gelişmeden ağrı oluşturmayabilir.
Bununla birlikte bir kist enfekte olabilir. Böyle bir durumda hasta ani ağrı ve şişlik yaşayabilir ve mevcut kistik yapı ilk kez bu nedenle fark edilebilir.
Sadece antibiyotik kullanmak enfekte bir bölgedeki akut belirtileri azaltabilir ancak altta bulunan kistik yapıyı ortadan kaldırmaz. Antibiyotik de her kist vakasında gerekli değildir.
Öncelikle gerçek tanının belirlenmesi ve daha sonra lezyonun kaynağına yönelik tedavinin planlanması gerekir.
Çene kisti diş kaybına neden olabilir mi?
Bazı büyük lezyonlar komşu dişlerin kökleri ve destek kemiği üzerinde etkili olabilir. Köklerde yer değiştirme, çevredeki kemik seviyesinde azalma veya belirli durumlarda kök yapısında değişiklik görülebilir.
Ancak kist bulunduğu için çevresindeki bütün dişlerin çekilmesi gerektiği düşünülmemelidir. Cerrahi planlamanın önemli amaçlarından biri mümkün olduğunca korunabilir dişleri ağızda tutmaktır.
İlgili diş canlılığını kaybetmişse endodontik tedavi gerekebilir. Daha önce kanal tedavisi yapılmış bir dişin mevcut tedavisi yeterli değilse yeniden değerlendirme yapılabilir.
Bir dişin çekilmesi ancak kendi prognozu, lezyonla ilişkisi ve restoratif olarak korunabilirliği incelendikten sonra düşünülmelidir.
TEK Clinic’te doğal dişlerin gereksiz şekilde kaybedilmemesi, cerrahi planlamanın önemli parçalarından biridir.
Kist çıkarılırken dişler korunabilir mi?
Birçok vakada kist cerrahisi yapılırken komşu dişlerin korunması mümkün olabilir. Ancak bu durum lezyonun diş kökleriyle ilişkisine ve dişlerin mevcut sağlık durumuna bağlıdır.
Cerrahinin amacı kisti çıkarırken sağlam köklere veya destek kemiğine gereksiz zarar vermemektir. Bu nedenle operasyon öncesinde üç boyutlu anatomik ilişki önemli olabilir.
İlgili dişin kök ucunda problem bulunuyorsa belirli vakalarda kök ucu cerrahisi ile birlikte tedavi planlanabilir.
Buna karşılık dişin ileri seviyede kırık olması, ciddi kemik desteği kaybı bulunması veya restoratif olarak korunamayacak durumda olması çekimi gerekli hale getirebilir.
Hangi dişlerin korunabileceği, kist cerrahisi öncesinde mümkün olduğunca netleştirilmelidir.
Kistin tamamen çıkarılması nasıl yapılır?
Uygun vakalarda kistik yapının tamamının cerrahi olarak çıkarılması düşünülebilir. Bu işlem genel olarak enükleasyon olarak ifade edilir.
Cerrahi sırasında ilgili bölgeye lokal anestezi uygulanır. Lezyona ulaşmak için kontrollü bir cerrahi girişim yapılır ve kistik yapı çevredeki dokulardan dikkatli biçimde ayrılır.
Amaç lezyonun mümkün olduğunca bütün halinde çıkarılmasıdır. Ancak çok büyük, sinire yakın veya anatomik açıdan hassas bölgelerde farklı yöntemler daha uygun olabilir.
Çıkarılan doku gerekli durumlarda patolojik incelemeye gönderilir. Bu aşama, radyolojik ön tanının kesinleştirilmesi açısından önemlidir.
Lezyon çıkarıldıktan sonra oluşan kemik boşluğu değerlendirilir. Her vakada otomatik olarak kemik grefti uygulanması gerekmez. Birçok durumda vücut zaman içerisinde bölgeyi kendi kemiğiyle yeniden doldurabilir.
Büyük çene kistlerinde neden farklı bir yöntem tercih edilebilir?
Çok büyük bir kisti tek seferde tamamen çıkarmak bazı vakalarda çevredeki önemli dokular için gereksiz risk oluşturabilir. Özellikle sinir kanalına yakın, çok sayıda diş kökünü etkileyen veya çene kemiğini ciddi şekilde incelten lezyonlarda daha kontrollü bir yaklaşım düşünülebilir.
Marsupializasyon veya dekompresyon olarak adlandırılan yöntemlerde kistik boşluktaki basıncın azaltılması ve lezyonun zaman içerisinde küçülmesi hedeflenebilir.
Bu süreçte kist tamamen ortadan kaldırılmış sayılmaz. Hasta belirli aralıklarla takip edilir ve lezyonun boyutundaki değişiklik radyolojik olarak değerlendirilir.
Yeterli küçülme sağlandıktan sonra kalan yapı daha sınırlı bir cerrahiyle çıkarılabilir.
Bu yaklaşımın uygun olup olmadığı her vakada ayrı değerlendirilmelidir. Amaç operasyonu gereksiz yere uzatmak değil, önemli anatomik yapıları ve kemiği mümkün olduğunca korumaktır.
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı cerrahi yönteme göre farklılaşır mı?
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı uygulanacak yöntemin tek aşamalı veya çok aşamalı olmasına göre değişebilir. Sınırlı boyuttaki ve önemli anatomik yapılardan uzak bir lezyonun tamamen çıkarılması daha kısa bir tedavi süreci gerektirebilir.
Geniş bir kistin önce dekompresyon ile küçültülmesi gerekiyorsa kontroller, ek müdahaleler ve daha sonraki cerrahi aşama tedavinin toplam sürecine dahil olur.
İstanbul çene kisti tedavi fiyatı üzerinde patolojik inceleme, üç boyutlu görüntüleme veya ilgili dişlere uygulanması gereken ek endodontik tedaviler de etkili olabilir.
Bazı hastalarda yalnızca lezyonun çıkarılması yeterli olurken başka bir hastada diş çekimi, kök ucu cerrahisi veya ilerleyen dönemde implant planlaması gerekebilir.
Bu nedenle iki hastanın radyografilerinde benzer boyutta bir görüntü bulunması, tedavi maliyetlerinin de aynı olacağı anlamına gelmez. Lezyonun konumu ve çevredeki dokularla ilişkisi en az boyutu kadar önemlidir.
Çene kistinde biyopsi neden gerekebilir?
Bazı çene lezyonlarında kesin tanı için biyopsi gerekebilir. Özellikle büyük, görünümü alışılmış kistik yapılardan farklı veya cerrahi yaklaşımın tanıya göre değişebileceği lezyonlarda bu yöntem değerlendirilebilir.
Biyopsi sırasında lezyondan küçük bir doku örneği alınabilir veya uygun vakalarda çıkarılan oluşumun tamamı patolojik incelemeye gönderilebilir.
Patoloji sonucunda lezyonun gerçek yapısı belirlenir. Bu bilgi yalnızca isim koymak için değil, sonrasındaki kontrol ve tedavi planını belirlemek açısından da önemlidir.
Her çene içi radyolojik görüntünün aynı biyolojik davranışa sahip olmadığı unutulmamalıdır. Bazı lezyonların takip protokolü diğerlerinden daha farklı olabilir.
Bu nedenle çıkarılan dokunun gerekli durumlarda incelenmesi, tedavinin güvenli biçimde tamamlanmasının önemli parçalarından biridir.
Patoloji sonucu neden önemlidir?
Radyolojik görüntüler hekimlere güçlü bir ön tanı sağlayabilir ancak mikroskobik doku incelemesinin yerini her zaman tutmaz.
Patolojik değerlendirme sonucunda lezyonun kistik yapısı, dokunun özellikleri ve gerekli takip süreci hakkında daha kesin bilgi elde edilebilir.
Bazı hastalar operasyon sonrasında ağrıları geçtiği için patoloji sonucunu önemsemeyebilir. Oysa tedavinin tamamlandığının kabul edilebilmesi için sonuçların değerlendirilmesi gerekir.
Patoloji raporu, sonraki kontrollerin hangi sıklıkla yapılacağını da etkileyebilir.
TEK Clinic’te cerrahi tedavi yalnızca operasyon günüyle sınırlı değerlendirilmez. Gerekli vakalarda patoloji sonucunun görülmesi ve kontrol sürecinin buna göre planlanması önemlidir.
Çene kisti ameliyatı ağrılı mıdır?
Kist cerrahileri çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Bölge yeterli şekilde uyuşturulduğunda cerrahi sırasında keskin ağrı hissedilmesi beklenmez.
Hasta işlem sırasında basınç veya titreşim hissedebilir. Cerrahinin genişliğine göre operasyon süresi değişebilir.
Anestezi etkisini kaybettikten sonra hassasiyet ve şişlik oluşabilir. Daha geniş cerrahi alanlarda bu belirtilerin daha belirgin olması mümkündür.
Ağrı kontrolü hastanın genel sağlık durumuna uygun ilaçlarla planlanır. Hastanın hekim önerisi olmadan farklı ağrı kesicileri veya antibiyotikleri birlikte kullanmaması gerekir.
İşlem sonrasında giderek artan ağrı, yüksek ateş veya yoğun şişlik gibi beklenmeyen belirtilerde klinikle iletişime geçilmelidir.
Çene kisti ameliyatından sonra kemik kendini yeniler mi?
Çene kemiği belirli ölçülerde yeniden yapılanma kapasitesine sahiptir. Kistik yapı çıkarıldıktan sonra oluşan boşluk zaman içerisinde yeni kemik dokusuyla dolabilir.
Bu süreç bir anda gerçekleşmez. Radyolojik olarak kemik oluşumunun izlenmesi aylar sürebilir ve lezyonun başlangıç boyutuna göre değişebilir.
Hastanın ameliyat sonrasında birkaç hafta içinde kendini iyi hissetmesi, içerideki kemik yenilenmesinin tamamlandığı anlamına gelmez.
Bu nedenle belirli aralıklarla radyolojik kontroller gerekebilir. Kontroller sırasında boşluğun küçülüp küçülmediği ve yeni kemik oluşumunun beklenen şekilde ilerleyip ilerlemediği değerlendirilir.
Her kist boşluğuna kemik grefti uygulanması şart değildir. Greft ihtiyacı, defektin büyüklüğü, bölgenin yapısı ve gelecekte implant planlanıp planlanmadığı gibi faktörlere göre belirlenir.
Kemik grefti hangi durumlarda düşünülebilir?
Kistin çıkarılması sonrasında büyük bir kemik boşluğu kaldığında hastalar sıklıkla kemik grefti gerekip gerekmediğini sorar.
Birçok vaka doğal iyileşme kapasitesi sayesinde greft kullanılmadan takip edilebilir. Bununla birlikte belirli kemik defektlerinde, implant planlanan bölgelerde veya yapısal destek ihtiyacının bulunduğu seçilmiş durumlarda kemik grefti değerlendirilebilir.
Greft kullanılacaksa miktar ve materyal lezyonun bulunduğu bölgeye göre belirlenir.
Cerrahi sırasında otomatik olarak greft eklemek yerine gerçekten gerekli olup olmadığının değerlendirilmesi, hastanın gereksiz ek işlemlerden korunmasına yardımcı olur.
Kist tekrarlar mı?
Bazı çene lezyonlarında tedavi sonrasında tekrar görülme olasılığı bulunabilir. Bu olasılık lezyonun gerçek patolojik türüne ve tedavi yöntemine göre değişir.
Bu nedenle “kist tamamen çıkarıldı, bir daha kontrol gerekmiyor” yaklaşımı her vakada doğru değildir.
Belirlenen kontrol aralıklarında klinik ve radyolojik değerlendirme yapılması gerekebilir. Erken dönemde fark edilen değişikliklerin yönetimi daha kolay olabilir.
Hastanın yalnızca ağrı veya şişlik ortaya çıktığında kontrole gitmesi yeterli olmayabilir. Bazı tekrarlar başlangıçta herhangi bir belirti oluşturmayabilir.
Takip süresinin ne kadar olacağı patoloji sonucu ve cerrahi bulgulara göre belirlenmelidir.
Kist tedavisinden sonra implant yapılabilir mi?
Kist nedeniyle diş kaybı meydana gelmiş veya çekim gerekli olmuşsa ilerleyen dönemde implant tedavisi değerlendirilebilir.
Ancak implantın hemen yerleştirilip yerleştirilemeyeceği mevcut kemik yapısına ve lezyonun kapsamına bağlıdır. Bazı hastalarda önce kistin çıkarılması ve kemiğin iyileşmesinin beklenmesi daha doğru olabilir.
İyileşme tamamlandıktan sonra üç boyutlu görüntüleme ile mevcut kemik hacmi yeniden değerlendirilebilir. Yeterli kemik bulunuyorsa implant planlanabilir.
Kemik eksikliği devam ediyorsa greft uygulaması gerekebilir.
Tedaviyi tek bir cerrahi randevuya sıkıştırmak yerine çene kemiğinin biyolojik iyileşmesine göre aşamalı planlama yapmak bazı hastalarda daha güvenli bir yaklaşım oluşturur.
Fiyat karşılaştırması yaparken nelere dikkat edilmeli?
Çene kisti tedavisinde farklı merkezlerden fiyat alırken yalnızca operasyon için verilen başlangıç rakamını karşılaştırmak yeterli değildir.
İlk muayene, gerekli görüntüleme, cerrahi işlem, patolojik inceleme, olası dikiş kontrolleri ve radyolojik takiplerin nasıl değerlendirildiği öğrenilmelidir.
Bazı vakalarda tek operasyon yeterli olurken büyük lezyonlarda tedavi birkaç aşamaya yayılabilir. Bu nedenle tedavi planının başlangıçtan sona hangi aşamaları içerdiğini sormak önemlidir.
Aynı zamanda yalnızca fiyat üzerinden karar verilmemelidir. Lezyonun sinir, sinüs, diş kökleri ve diğer anatomik yapılarla ilişkisinin doğru değerlendirilmesi cerrahinin güvenliği açısından önem taşır.
Hastanın kendisine hangi işlemin neden önerildiğini anlayabilmesi, sağlıklı karar verebilmesinin temel parçalarından biridir.
TEK Clinic’te çene kisti tedavisi nasıl planlanır?
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde süreç ayrıntılı klinik değerlendirmeyle başlar. Hastanın şikâyetleri, diş geçmişi ve varsa daha önce çekilmiş radyolojik görüntüleri incelenir.
Lezyonun hangi dişlerle ilişkili olduğu değerlendirilir ve gerektiğinde dişlerin canlılık testleri yapılabilir. Amaç yalnızca görüntünün bulunduğu bölgede işlem yapmak değil, problemin gerçek kaynağını belirlemektir.
Gerekli durumlarda üç boyutlu dental görüntüleme planlanarak lezyonun gerçek hacmi, sinir kanalı, sinüs ve komşu dişlerle ilişkisi incelenebilir.
Prof. Dr. Mustafa Tek’in Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanındaki klinik deneyimi doğrultusunda lezyonun tek aşamada çıkarılmasının mı yoksa daha kontrollü ve aşamalı bir cerrahi yaklaşımın mı uygun olduğu değerlendirilir.
Operasyon sırasında mümkün olduğunca sağlıklı kemik ve doğal dişlerin korunması hedeflenir. Gereksiz diş çekimlerinden ve klinik ihtiyaç bulunmadan yapılan ek cerrahi işlemlerden kaçınılır.
Çıkarılan doku için patolojik değerlendirme gerekli görülürse sonuç takip edilir ve kontrol programı gerçek tanıya göre şekillendirilir.
Tedavi sonrasında yalnızca yara iyileşmesi değil, çene kemiğinin zaman içerisindeki yeniden oluşumu da takip edilebilir. Böylece cerrahi tedavinin başarısı yalnızca hastanın ağrısının geçmesi üzerinden değil, kemiğin ve çevredeki dokuların uzun dönem durumu üzerinden değerlendirilir.
İletişim
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Prof. Dr. Mustafa Tek
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı
Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr
Panoramik film veya dental tomografinizde çene kemiği içerisinde kistik bir oluşum görüldüyse, yüz ya da çene bölgesinde açıklanamayan şişlik bulunuyorsa veya daha önce kist tanısı aldıysanız; lezyonun boyutunun, komşu dişlerle ve önemli anatomik yapılarla ilişkisinin değerlendirilmesi ve size uygun cerrahi yaklaşımın belirlenmesi için TEK Clinic ile iletişime geçerek muayene randevunuzu planlayabilirsiniz.