Warning: Undefined array key "image" in /home/u1166452/public_html/wp-content/plugins/qtranslate-xt-3.11.4/modules/wp-seo/wp-seo-front.php on line 172

Warning: Trying to access array offset on value of type null in /home/u1166452/public_html/wp-content/plugins/qtranslate-xt-3.11.4/modules/wp-seo/wp-seo-front.php on line 172
HAKKIMIZDA
TEDAVİLER
Çene Eklemi Hastalıkları Tedavisi
Çene Cerrahisi
Çene ve Yüz Estetiği
Dental İmplant
Ortodonti
Estetik Diş Hekimliği
Ağız Diş ve Çene Radyolojisi
Diş Eti Hastalıkları Tedavisi (Periodontoloji)
Diş Protezleri
Çocuk Diş Hekimliği (Pedodonti)
Genel Anestezi ve Sedasyon
Kanal Tedavisi (Endodonti)
Horlama Tedavisi
Botulinum Toksini
KAPALI ÇENE EKLEM AMELİYATI
İLETİŞİM
AKADEMİK BLOG
KVKK
MEDYA
+90 (216) 642 42 42

İstanbul çene eklem cerrahı

AKADEMİK BLOG
Salı Eylül 15th, 2026
20

İstanbul çene eklem cerrahı

İstanbul çene eklem cerrahı

İstanbul çene eklem cerrahı

İstanbul çene eklem cerrahı arayışında olan hastalar çoğu zaman çene ekleminde ağrı, ağız açarken ses, hareket kısıtlılığı, çenenin takılması, yüz kaslarında gerginlik veya çiğneme sırasında rahatsızlık gibi şikâyetlerle çözüm arar. TEK Clinic, çene eklemi sorunlarını yalnızca ağrının bulunduğu noktaya bakarak değil; dişlerin kapanışı, çiğneme kasları, eklem yapıları, travma öyküsü ve hastanın günlük alışkanlıklarını birlikte değerlendirerek ele alır. Çene eklemi hastalıklarında her vakanın cerrahiye ihtiyacı olmadığı için doğru tanı, gereksiz girişimlerden kaçınmanın ve uygun tedavi basamağını seçmenin temelidir.

Çene eklemi, alt çeneyi kafatasına bağlayan ve konuşma, çiğneme, esneme ile yutkunma gibi günlük hareketlerde sürekli çalışan karmaşık bir eklemdir. Eklem diski, bağlar, kemik yüzeyler ve çiğneme kasları birbiriyle uyum içinde çalıştığında hareket rahat şekilde gerçekleşebilir. Bu yapıların birinde meydana gelen problem farklı belirtilerle kendini gösterebilir. Bazı hastalarda yalnızca ses oluşurken bazılarında belirgin ağrı, ağız açmada azalma veya kilitlenme gelişebilir. Bu nedenle yalnızca tek bir belirti üzerinden teşhis koymak doğru değildir.

İstanbul çene eklem cerrahı hangi sorunları değerlendirir?

İstanbul çene eklem cerrahı; temporomandibular eklem olarak adlandırılan çene eklemini ve bu eklemle ilişkili cerrahi durumları değerlendirir. Eklem içi disk bozuklukları, tekrarlayan kilitlenmeler, ileri derecede hareket kısıtlılığı, travmaya bağlı eklem hasarı, bazı dejeneratif eklem değişiklikleri, ankiloz, belirli gelişim bozuklukları ve koruyucu tedavilere rağmen devam eden seçilmiş vakalar bu alanın kapsamına girebilir. Bununla birlikte eklemden ses gelmesi tek başına ameliyat gerektiği anlamına gelmez.

Muayenede ağrının yeri ve karakteri, ağzın ne kadar açılabildiği, alt çenenin açılış sırasında bir tarafa kayıp kaymadığı, eklem sesleri, kas hassasiyeti ve dişlerin kapanış ilişkisi incelenir. Hastanın diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı, stresle ilişkili kas gerginliği, daha önce yaşadığı travmalar ve geçirilmiş diş tedavileri de sorgulanır. Çene eklemi şikâyetlerinin önemli bir bölümü kas ve eklem bileşenlerinin birlikte etkilenmesiyle ortaya çıkabildiğinden değerlendirme yalnızca eklem görüntüsüne bakılarak tamamlanmaz.

TEK Clinic’te Prof. Dr. Mustafa Tek’in ağız, diş ve çene cerrahisi alanındaki deneyimi doğrultusunda, cerrahi gereksinim ile daha koruyucu tedavi seçenekleri birbirinden ayrıştırılarak kişiye özel bir yol haritası oluşturulması hedeflenir. Hastaya neden belirli bir yöntemin önerildiği, alternatiflerin neler olduğu ve takip sürecinin nasıl ilerleyeceği açık biçimde anlatılır.

Çene eklemi rahatsızlıklarının belirtileri nelerdir?

Çene eklemi sorunlarında en sık görülen yakınmalardan biri kulak önünde hissedilen ağrıdır. Bu ağrı bazen çiğneme ile artabilir, bazen şakaklara, yanağa veya alt çene hattına yayılabilir. Ağız açıp kapatırken klik, tık veya sürtünme benzeri sesler duyulabilir. Sesin varlığı her zaman ciddi bir problem anlamına gelmese de ağrı, kilitlenme veya hareket kısıtlılığı eşlik ettiğinde değerlendirme önem kazanır.

Ağız açma mesafesinin azalması, hastanın sert gıdaları çiğnemekte zorlanması veya esnerken çenesinin takılması da sık karşılaşılan belirtiler arasındadır. Bazı hastalar sabah uyandığında çene kaslarında yorgunluk ve sertlik tarif eder. Özellikle gece diş sıkma alışkanlığı bulunan kişilerde kas kaynaklı yakınmalar eklem problemlerini taklit edebilir veya mevcut eklem şikâyetlerini artırabilir.

Çene eklemi rahatsızlıklarının baş, boyun ve yüz bölgesindeki diğer ağrı nedenleriyle karışabilmesi tanıyı zorlaştırabilir. Bu nedenle ağrının kaynağı ayrıntılı muayene ile belirlenmelidir. Gerekli görülen vakalarda farklı tıp branşlarının değerlendirmesinden yararlanılması da gündeme gelebilir. Özellikle uzun süredir devam eden karmaşık ağrı tablolarında hastayı yalnızca eklem üzerinden değerlendirmek yeterli olmayabilir.

İstanbul çene eklem cerrahı muayenesi nasıl yapılır?

İstanbul çene eklem cerrahı muayenesinin ilk aşamasında hastanın şikâyetleri ayrıntılı olarak dinlenir. Ağrının ne zaman başladığı, hangi hareketlerle arttığı, eklemde ses olup olmadığı, daha önce çenenin kilitlenip kilitlenmediği ve geçirilmiş travmalar sorgulanır. Ardından yüz simetrisi, alt çenenin hareketleri, ağız açma mesafesi, eklem sesleri ve çiğneme kasları değerlendirilir.

Klinik bulgulara göre panoramik görüntüleme, üç boyutlu dental tomografi veya eklem diski ve yumuşak dokular hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlayabilen manyetik rezonans görüntüleme gibi yöntemlere başvurulabilir. Her hastaya tüm görüntüleme yöntemlerinin uygulanması gerekmez. Tetkik seçimi muayenede elde edilen bulgulara ve şüphe edilen probleme göre yapılmalıdır.

Görüntüleme sonuçları tek başına tedavi kararı verdirmez. Örneğin manyetik rezonans görüntülemede disk konumunda değişiklik saptanması, hastanın mutlaka ameliyat edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Hastanın ağrı düzeyi, fonksiyon kaybı, günlük yaşamının etkilenme derecesi ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıt birlikte değerlendirilir. TEK Clinic’te karar sürecinin amacı, hastaya mümkün olan en koruyucu ancak klinik açıdan yeterli tedavi basamağını belirlemektir.

Çene ekleminden ses gelmesi ameliyat gerektirir mi?

Çene ekleminden klik veya tık sesi gelmesi sık karşılaşılan durumlardan biridir. Ağrı, kilitlenme veya belirgin fonksiyon kaybı olmadan yalnızca ses bulunuyorsa birçok hastada cerrahi tedavi gerekmez. Böyle bir tabloda eklemin yüklenme biçimi, diş sıkma alışkanlığı, kasların çalışma düzeni ve çenenin hareket özellikleri değerlendirilebilir.

Sesle birlikte ağrı, hareket kısıtlılığı veya çenenin açık ya da kapalı pozisyonda kilitlenmesi varsa daha ayrıntılı inceleme gerekebilir. Eklem diskinin hareketi, kemik yüzeyler ve çevre yumuşak dokular uygun görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilebilir. Tedavinin temel hedefi yalnızca sesi ortadan kaldırmak değil, hastanın ağrısını kontrol etmek ve fonksiyonunu mümkün olduğunca korumaktır.

TEK Clinic’te çene eklemi şikâyetiyle başvuran hastalarda ameliyat ilk ve otomatik seçenek olarak değerlendirilmez. Cerrahi ancak klinik bulguların, görüntüleme sonuçlarının, hastanın şikâyetlerinin ve daha önce uygulanan tedavilere alınan yanıtın bunu desteklediği durumlarda ele alınır.

Cerrahi öncesinde hangi tedaviler düşünülebilir?

Çene eklemi rahatsızlıklarında tedavi çoğu zaman daha koruyucu yaklaşımlarla başlar. Hastanın durumuna göre geçici süreyle yumuşak beslenme, çeneyi aşırı zorlayan hareketlerin sınırlandırılması, hekim tarafından uygun görülen ilaçlar, belirli egzersizler veya oklüzal splint olarak da bilinen gece plağı gibi yöntemler gündeme gelebilir.

Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı bulunan hastalarda yalnızca ekleme odaklanmak her zaman yeterli olmayabilir. Bu alışkanlıkların çiğneme kasları üzerindeki yükü ve eklem üzerindeki etkileri de değerlendirilmelidir. Gece plağı her hasta için standart biçimde hazırlanmaz. Dişlerin kapanış ilişkisi, çene hareketleri ve eklem bulguları dikkate alınarak planlama yapılması önem taşır.

Kas kaynaklı sorunların belirgin olduğu bazı hastalarda uygun fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerinden yararlanılabilir. Gün içinde farkında olmadan dişleri birbirine bastırmak, uzun süre sakız çiğnemek, sürekli tek taraflı çiğnemek veya çeneyi aşırı açmaya neden olan alışkanlıklar belirtileri artırabileceği için hastanın günlük davranışları da değerlendirilir.

Koruyucu tedavilerin süresi hastadan hastaya değişir. Bazı kişiler kısa süre içinde belirgin rahatlama yaşarken kronikleşmiş durumlarda daha uzun bir takip gerekebilir. Cerrahi kararı verilirken hastanın uygulanan tedavilere uyumu ve aldığı yanıt da dikkate alınmalıdır.

İstanbul çene eklem cerrahı hangi cerrahi yöntemleri uygulayabilir?

Çene eklemi cerrahisi alanında değerlendirilebilecek yöntemler, hastalığın tipine ve şiddetine göre farklılık gösterir. Daha sınırlı girişimlerden biri artrosentezdir. Bu işlemde eklem boşluğu özel iğneler aracılığıyla yıkanır. Amaç, eklem içindeki inflamasyonla ilişkili maddelerin azaltılmasına yardımcı olmak ve belirli hareket kısıtlılığı ya da kilitlenme tablolarında eklem fonksiyonunun rahatlatılmasını sağlamaktır. Her hastada aynı sonucu vermeyeceği için doğru vaka seçimi önemlidir.

Artroskopi, eklem boşluğunun ince bir kamera sistemiyle değerlendirilmesine ve bazı işlemlerin kapalı yöntemle gerçekleştirilmesine imkân tanır. Eklem içindeki belirli yapışıklıklara veya dokulara yönelik müdahaleler bu yöntem kapsamında değerlendirilebilir. Artroskopinin uygun olup olmadığı hastanın eklem yapısına, şikâyetlerinin niteliğine ve daha önce uygulanan tedavilere göre belirlenir.

Açık eklem cerrahisi ise daha ileri veya belirli yapısal problemlerde gündeme gelebilir. Ankiloz, bazı ciddi travmalar, eklem bölgesinde ortaya çıkan belirli oluşumlar, ileri anatomik bozukluklar veya daha sınırlı girişimlerin yeterli olmadığı seçilmiş vakalarda açık cerrahi planlanabilir. İşlemin kapsamı problemin türüne göre değişir ve ameliyat öncesi ayrıntılı görüntüleme gerektirebilir.

Artrosentez nedir ve nasıl uygulanır?

Artrosentez, çene eklemi boşluğuna genellikle ince iğneler kullanılarak ulaşılan bir yıkama işlemidir. İşlemin amacı eklem içindeki sıvı ortamın düzenlenmesine yardımcı olmak, inflamasyonla ilişkili maddeleri azaltmak ve bazı hareket kısıtlılıklarında eklem mekaniğinin rahatlamasını desteklemektir.

Uygulamanın hangi anestezi yöntemi altında yapılacağı hastanın durumuna ve işlemin kapsamına göre belirlenir. Bazı vakalarda lokal anestezi yeterli olurken uygun hastalarda sedasyon gibi farklı seçenekler değerlendirilebilir. Anestezi yaklaşımının kişisel sağlık durumu dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.

Artrosentez her çene eklemi probleminde kullanılabilecek standart bir işlem değildir. Hastanın eklem içi problem tipi, hareket kısıtlılığının nedeni ve görüntüleme bulguları işlem öncesinde dikkatle değerlendirilmelidir. Bazı hastalarda tek başına yeterli görülebilirken bazı vakalarda egzersiz, splint veya başka tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanabilir.

İşlem sonrasında geçici hassasiyet, şişlik veya rahatsızlık hissedilebilir. Hekimin önerdiği çene egzersizlerinin doğru şekilde yapılması, beslenme düzeninin önerilen süre boyunca ayarlanması ve takip randevularının aksatılmaması tedavinin devamı açısından önemlidir.

Çene eklem artroskopisi ne zaman düşünülebilir?

Artroskopi, artrosenteze göre eklem içinin daha ayrıntılı değerlendirilmesine ve belirli müdahalelerin yapılmasına olanak sağlayan kapalı cerrahi yöntemlerden biridir. Çok küçük giriş alanlarından kamera ve cerrahi araçlarla eklem boşluğuna ulaşılır.

Uzun süredir devam eden hareket kısıtlılığı, tekrarlayan kilitlenme veya uygun konservatif tedavilere yeterli yanıt alınamayan bazı eklem içi sorunlarda artroskopik değerlendirme gündeme gelebilir. Bununla birlikte yalnızca şikâyetin uzun süredir devam etmesi artroskopi için tek başına yeterli bir neden değildir.

Hastanın klinik muayenesi, görüntüleme bulguları, genel sağlık durumu ve daha önce geçirdiği işlemler birlikte değerlendirilmelidir. Cerrahi müdahalenin fayda sağlayıp sağlamayacağı hasta özelinde belirlenir.

Kapalı yöntem kullanılıyor olması artroskopinin risksiz olduğu anlamına gelmez. Çene eklemi sinir, damar ve diğer önemli anatomik yapılara yakın bir bölgede bulunduğu için uygulamanın ayrıntılı cerrahi planlama ile gerçekleştirilmesi gerekir.

İstanbul çene eklem cerrahı seçerken nelere dikkat edilmeli?

Çene eklemi cerrahisi için hekim seçerken ağız, diş ve çene cerrahisi alanındaki eğitim ve klinik deneyim, çene eklemi vakalarındaki yaklaşım, tanı için kullanılan görüntüleme olanakları ve cerrahi sonrasındaki takip süreci birlikte değerlendirilmelidir. Çene eklemi anatomik olarak karmaşık bir yapıdır ve hastanın hissettiği ağrının kaynağı her zaman doğrudan eklem olmayabilir. Bu nedenle tedaviden önce doğru tanı büyük önem taşır.

İstanbul çene eklem cerrahı seçimi yapılırken hastaya yalnızca bir işlemin adı söylenmesi yerine neden bu yöntemin düşünüldüğünün açıklanması önemlidir. Cerrahi dışındaki seçenekler, işlemin kapsamı, olası riskler, beklenen iyileşme dönemi ve kontrol süreci hakkında hastanın bilgilendirilmesi gerekir.

TEK Clinic’te Prof. Dr. Mustafa Tek’in ağız, diş ve çene cerrahisi alanındaki klinik birikimi doğrultusunda, çene eklemi hastalarının ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi hedeflenir. Hastanın doğrudan ameliyata yönlendirilmesi yerine önce sorunun kaynağı ve cerrahinin gerçekten gerekli olup olmadığı belirlenmeye çalışılır.

Merkezin görüntüleme olanakları, cerrahi tedavi üniteleri ve farklı anestezi seçeneklerinin değerlendirilebildiği klinik altyapısı, ileri değerlendirme gerektiren vakaların planlanmasında önemli rol oynar. Tedavi sonrasında ise cerrahi alan kadar çene hareketlerinin yeniden düzenlenmesi ve fonksiyonun takibi de önemsenir.

Açık çene eklemi cerrahisi ne zaman gündeme gelir?

Açık eklem cerrahisi çoğu çene eklemi hastasında ilk tedavi basamağı değildir. Daha koruyucu yöntemlerin ve daha sınırlı cerrahi girişimlerin yeterli olmadığı, eklemde belirgin yapısal problem bulunan veya fonksiyon kaybının ciddi olduğu seçilmiş durumlarda gündeme gelebilir.

Eklem ankilozu, belirli travmatik yaralanmalar, eklem bölgesindeki bazı patolojik oluşumlar ve ileri yapısal değişiklikler açık cerrahi değerlendirmesini gerektirebilir. Bununla birlikte cerrahinin gerekliliği yalnızca görüntülemede görülen değişikliklere göre belirlenmez. Hastanın yaşadığı fonksiyon kaybı ve klinik bulgular da dikkate alınır.

Cerrahinin türü problemin kaynağına göre değişebilir. Bazı vakalarda eklem yüzeylerine veya disk yapısına yönelik işlem yapılırken daha ileri durumlarda farklı rekonstrüktif yaklaşımlar düşünülebilir. Bu tür operasyonlarda cerrahi planlama kadar ameliyat sonrasındaki takip ve rehabilitasyon da tedavinin önemli bir parçasıdır.

Çene hareketlerinin kontrollü biçimde yeniden kazanılması, dokuların iyileşmesinin izlenmesi ve eklem fonksiyonunun değerlendirilmesi için kontroller aksatılmamalıdır. Hastanın kendisine verilen egzersiz programını önerildiği biçimde uygulaması da iyileşme sürecine katkı sağlar.

Diş sıkma çene eklemini etkiler mi?

Diş sıkma ve gıcırdatma, çiğneme kaslarının uzun süre yüksek aktivite göstermesine neden olabilir. Bazı kişilerde bu durum sabahları çene kaslarında yorgunluk, şakak bölgesinde ağrı, dişlerde hassasiyet veya eklem çevresinde rahatsızlıkla kendini gösterebilir.

Ancak her çene eklemi sorununun nedeni diş sıkmak değildir. Benzer şekilde diş sıkan herkesin mutlaka ciddi bir eklem hastalığı geliştireceğini söylemek de doğru olmaz. Burada önemli olan hastanın şikâyeti, dişlerin durumu, kas hassasiyeti ve eklem bulgularının birlikte değerlendirilmesidir.

Diş sıkmanın önemli olduğu bir vakada yalnızca eklem bölgesine müdahale etmek sorunun tümünü çözmeyebilir. Bu nedenle tedavi planında hastanın günlük alışkanlıkları, uyku sırasında ortaya çıkan davranışlar ve kas aktivitesi de dikkate alınabilir.

TEK Clinic’te bu tür durumlarda amaç yalnızca tek bir belirtiyi ortadan kaldırmak değil, şikâyeti ortaya çıkarabilecek faktörleri mümkün olduğunca bütüncül biçimde değerlendirmektir.

Çene kilitlenmesi neden olur?

Çene kilitlenmesi hastaların en çok endişe duyduğu belirtilerden biridir. Bazı hastalarda ağız yeterince açılamazken bazı durumlarda çene açık pozisyonda kalabilir ve hasta ağzını kapatmakta zorlanabilir. Bu iki tablo farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğinden aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Eklem diskinin hareketindeki sorunlar, kas spazmları, eklem içindeki inflamatuvar değişiklikler veya bazı yapısal problemler ağız açılmasını sınırlandırabilir. Çenenin açık pozisyonda kalması ise eklem başının normal hareket sınırının dışına çıkmasıyla ilişkili olabilir.

Tekrarlayan kilitlenme yaşayan hastaların yalnızca çenesini zorlayarak açmaya çalışması doğru değildir. Kontrolsüz ve aşırı kuvvet uygulanması eklem çevresindeki dokuları daha fazla zorlayabilir. Özellikle ani gelişen ve düzelmeyen çene kilitlenmelerinde profesyonel değerlendirme gerekir.

Kilitlenmenin tekrarlaması durumunda olayın ne sıklıkla meydana geldiği, ne kadar sürdüğü ve hangi hareket sırasında ortaya çıktığı hekim açısından önemli bilgiler sağlar. Gerekli durumlarda eklem içi yapıların görüntülenmesiyle sorunun nedeni daha ayrıntılı araştırılabilir.

Çene eklem tedavisinden sonra iyileşme nasıl ilerler?

İyileşme süreci uygulanacak yönteme göre önemli ölçüde değişir. Daha sınırlı girişimlerden sonra günlük yaşama dönüş daha kısa olabilirken artroskopik veya açık eklem cerrahisi sonrasında daha uzun bir toparlanma dönemi gerekebilir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, eklemdeki problemin kapsamı ve tedavi sonrası önerilere uyumu da iyileşmeyi etkileyebilir.

İşlemden sonra belirli bir süre şişlik, hassasiyet veya çene hareketlerinde sınırlılık görülebilir. Hekimin planına göre geçici yumuşak beslenme, ilaç kullanımı ve kontrollü egzersizler önerilebilir. Hastanın kendi başına agresif ağız açma egzersizleri yapması uygun değildir.

Cerrahi sonrasındaki hedef yalnızca yaranın iyileşmesi değildir. Çene hareketlerinin fonksiyonel aralığının korunması veya yeniden kazanılması da önem taşır. Bu nedenle bazı hastalarda kontrollü rehabilitasyon süreci tedavi planının bir parçası olur.

Beklenenden fazla şişlik, giderek artan ağrı, yüksek ateş, akıntı, belirgin his değişikliği veya ağız açılmasında ani kötüleşme görüldüğünde klinikle iletişime geçilmelidir. Düzenli takip, olası sorunların erken dönemde fark edilmesine yardımcı olur.

Çene eklemi ağrısı baş ve kulak bölgesine vurabilir mi?

Çene eklemi kulak bölgesine anatomik olarak yakın olduğu için bazı hastalar eklem kaynaklı rahatsızlığı kulak çevresinde hissedebilir. Şakak bölgesindeki çiğneme kaslarının etkilenmesi de baş ağrısını andıran yakınmalara neden olabilir. Bununla birlikte her kulak veya baş ağrısının çene ekleminden kaynaklandığını düşünmek doğru değildir.

Kulakla ilişkili hastalıklar, sinir kaynaklı ağrılar, baş ağrısı bozuklukları ve farklı kas-iskelet sistemi sorunları benzer şikâyetler oluşturabilir. Bu nedenle belirtilerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Çene hareketleri sırasında ağrının artması, çiğneme kaslarında hassasiyet bulunması veya eklemde belirgin fonksiyon problemi olması çene ekleminin değerlendirilmesini gerektiren ipuçları olabilir. Gerektiğinde farklı uzmanlık alanlarından görüş alınması doğru tanıya ulaşmayı kolaylaştırabilir.

Özellikle uzun süredir devam eden yüz ve baş ağrılarında tek bir nedene odaklanmadan kapsamlı değerlendirme yapılması hastanın gereksiz tedavilere yönlendirilmesini önleyebilir.

Hangi durumlarda muayene geciktirilmemeli?

Çene ekleminden zaman zaman ses gelmesi ve bunun herhangi bir ağrıya veya hareket kısıtlılığına yol açmaması her zaman acil bir durum değildir. Buna karşılık ağrının uzun süre devam etmesi, çenenin sık sık kilitlenmesi, ağız açma mesafesinin giderek azalması veya beslenmenin etkilenmesi muayeneyi gerekli kılabilir.

Travmadan sonra dişlerin kapanışında değişiklik oluşması, çene hattında şekil bozukluğu fark edilmesi veya ağız hareketlerinde ani kısıtlılık gelişmesi de erken değerlendirilmesi gereken durumlardır. Çenenin açık konumda kalması ve hastanın ağzını kapatamaması gibi akut durumlarda değerlendirme geciktirilmemelidir.

Uzun süredir devam eden çene eklemi ağrısını yalnızca ağrı kesici kullanarak baskılamak altta yatan nedeni ortaya koymaz. İstanbul çene eklem cerrahı değerlendirmesi, problemin eklemden mi, kaslardan mı, dişlerin kapanışından mı yoksa farklı bir kaynaktan mı geldiğini ayırt etmek açısından önem taşır.

Şikâyetin erken değerlendirilmesi her zaman ameliyat yapılacağı anlamına gelmez. Tam tersine, doğru zamanda yapılan muayene bazı hastalarda daha koruyucu yöntemlerle sürecin yönetilebilmesine yardımcı olabilir.

TEK Clinic’te çene eklemi tedavisine yaklaşım

TEK Clinic, çene eklemi sorunlarında tek tip tedavi protokolü uygulamak yerine hastanın şikâyetlerini, klinik muayene bulgularını ve gerekli görüntüleme sonuçlarını birlikte ele alır. Prof. Dr. Mustafa Tek’in ağız, diş ve çene cerrahisi alanındaki deneyimi doğrultusunda öncelikle problemin kaynağının belirlenmesi ve cerrahinin gerekli olup olmadığının ortaya konması hedeflenir.

Hafif ve orta düzey yakınmalarda daha koruyucu yöntemler ön planda tutulabilir. Cerrahi ihtiyacı bulunan vakalarda ise yapılacak işlemin kapsamı, uygun anestezi yaklaşımı, iyileşme dönemi ve olası riskler hastaya ayrıntılı olarak açıklanır. Böylece hasta yalnızca yapılacak işlemi değil, tedavinin neden önerildiğini de anlayabilir.

Çene eklemi cerrahisinde klinik altyapı da önem taşır. TEK Clinic’in görüntüleme olanakları, tam donanımlı tanı ve tedavi üniteleri ile gerekli hastalarda sedasyon veya genel anestezi seçeneklerinin değerlendirilebilmesi, farklı düzeydeki çene eklemi vakalarının planlanmasına imkân sağlar.

İstanbul çene eklem cerrahı arayışında olan ve tekrarlayan ağrı, kilitlenme, hareket kısıtlılığı veya travma sonrası eklem problemi yaşayan hastalar için kapsamlı uzman değerlendirmesi önemlidir. TEK Clinic’in Çekmeköy’deki klinik altyapısı, cerrahi değerlendirme olanakları ve takip yaklaşımı, hastanın tanı aşamasından tedavi sonrasındaki kontrollere kadar planlı bir süreç içinde değerlendirilmesini hedefler.

İletişim

TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi

Prof. Dr. Mustafa Tek
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı

Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr

Çene ekleminizde ağrı, ses, kilitlenme, hareket kısıtlılığı veya çiğneme sırasında rahatsızlık yaşıyorsanız, şikâyetinizin nedeninin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve size uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi için TEK Clinic ile iletişime geçebilirsiniz.