Warning: Undefined array key "image" in /home/u1166452/public_html/wp-content/plugins/qtranslate-xt-3.11.4/modules/wp-seo/wp-seo-front.php on line 172

Warning: Trying to access array offset on value of type null in /home/u1166452/public_html/wp-content/plugins/qtranslate-xt-3.11.4/modules/wp-seo/wp-seo-front.php on line 172
HAKKIMIZDA
TEDAVİLER
Çene Eklemi Hastalıkları Tedavisi
Çene Cerrahisi
Çene ve Yüz Estetiği
Dental İmplant
Ortodonti
Estetik Diş Hekimliği
Ağız Diş ve Çene Radyolojisi
Diş Eti Hastalıkları Tedavisi (Periodontoloji)
Diş Protezleri
Çocuk Diş Hekimliği (Pedodonti)
Genel Anestezi ve Sedasyon
Kanal Tedavisi (Endodonti)
Horlama Tedavisi
Botulinum Toksini
KAPALI ÇENE EKLEM AMELİYATI
İLETİŞİM
AKADEMİK BLOG
KVKK
MEDYA
+90 (216) 642 42 42

İstanbul çene cerrahisi uzmanı

AKADEMİK BLOG
Salı Eylül 15th, 2026
19

İstanbul çene cerrahisi uzmanı

İstanbul çene cerrahisi uzmanı

İstanbul çene cerrahisi uzmanı

İstanbul çene cerrahisi uzmanı arayışında olan hastalar için doğru değerlendirme, yalnızca tek bir dişe ya da görünen probleme odaklanmakla sınırlı değildir. TEK Clinic, ağız, diş ve çene bölgesini bir bütün olarak ele alan yaklaşımıyla; çene cerrahisi gerektiren vakalarda ayrıntılı muayene, radyolojik inceleme, tedavi planlaması ve takip sürecini aynı çatı altında yürütmeyi hedefler. Çene cerrahisi; gömülü dişlerden çene kistlerine, implant öncesi kemik hazırlığından çene eklemi sorunlarına, travma sonrası değerlendirmelerden ortognatik cerrahi planlamasına kadar geniş bir alanı kapsar. Bu nedenle hastanın şikâyetinin kaynağını doğru belirlemek ve uygulanacak işlemin gerçekten gerekli olup olmadığını ortaya koymak, başarılı bir tedavi planının temelini oluşturur.

Ağız ve çene bölgesindeki sorunlar bazen yalnızca ağrı ile kendini gösterirken bazen de ağız açmada kısıtlılık, çiğneme güçlüğü, şişlik, tekrarlayan enfeksiyon, dişlerde konum bozukluğu veya yüz görünümünde asimetri gibi farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Her belirti cerrahi gerektirmez. Bu nedenle ilk aşamada hastanın öyküsü dinlenir, ağız içi ve yüz bölgesi değerlendirilir, gerekli görüldüğünde panoramik görüntüleme, üç boyutlu dental tomografi veya farklı radyolojik tetkiklerden yararlanılır. TEK Clinic’te amaç, hastanın mevcut durumunu anlaşılır biçimde açıklamak ve tedavi seçeneklerini gereksiz müdahalelerden kaçınarak planlamaktır.

İstanbul çene cerrahisi uzmanı hangi durumlarla ilgilenir?

İstanbul çene cerrahisi uzmanı değerlendirmesi, ağız ve çene bölgesinde cerrahi girişim gerektirebilecek pek çok farklı durumda gündeme gelebilir. En sık karşılaşılan konulardan biri gömülü yirmi yaş dişleridir. Çene kemiği içinde tamamen veya kısmen gömülü kalan dişler, çevre dokulara baskı yapabilir, komşu dişlerde sorun oluşturabilir, tekrarlayan enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir veya bazı hastalarda kist gelişimiyle ilişkili olabilir. Ancak her gömülü dişin çekilmesi gerektiği düşüncesi doğru değildir. Dişin konumu, çevre anatomik yapılarla ilişkisi, hastanın yaşı, şikâyeti ve radyolojik bulguları birlikte değerlendirilmelidir.

Çene cerrahisinin bir diğer önemli alanı, diş kökü çevresinde veya çene kemiğinde gelişebilen kistik ve benzeri oluşumların değerlendirilmesidir. Bu tür lezyonlar bazen rutin görüntüleme sırasında fark edilir, bazen de şişlik, hassasiyet veya enfeksiyon nedeniyle belirti verir. Tanı sürecinde lezyonun büyüklüğü, sınırları, komşu dişlerle ve sinir dokularıyla ilişkisi incelenir. Gereken durumlarda biyopsi veya cerrahi çıkarım planlanabilir. Tedavi biçimi her hastada aynı değildir ve patolojik değerlendirmenin sonuçlarına göre şekillenebilir.

İmplant tedavisi öncesinde kemik hacminin yetersiz olduğu durumlar da çene cerrahisinin çalışma alanına girer. Diş kaybından sonra çene kemiğinde zamanla incelme görülebilir. Bazı hastalarda implantın güvenli biçimde yerleştirilebilmesi için kemik artırma işlemleri, sinüs tabanı yükseltme uygulamaları veya farklı cerrahi hazırlıklar gündeme gelebilir. Burada önemli olan, işlemi yalnızca implant yerleştirmek amacıyla değil, uzun dönem fonksiyon ve çevre dokuların sağlığı açısından planlamaktır.

Çene eklemi yakınmaları da hastaların sık başvuru nedenleri arasındadır. Çene açıp kapatırken ses gelmesi, ağrı, hareket kısıtlılığı, çene kilitlenmesi veya yüz kaslarında gerginlik her zaman cerrahi bir problem anlamına gelmez. Çene eklemi hastalıklarında önce sorunun kaynağı belirlenmeli ve çoğu durumda daha koruyucu tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir. Cerrahi girişim, belirli hastalarda ve uygun endikasyonlar bulunduğunda gündeme gelir.

Gömülü diş ameliyatı nasıl planlanır?

Gömülü diş cerrahisinde planlama, dişin yalnızca ağız içinde görünür olup olmadığına göre yapılmaz. Dişin kök yapısı, çene kemiği içindeki açısı, komşu dişlerle teması ve alt çenede sinir kanalına yakınlığı özellikle önemlidir. Panoramik görüntüleme çoğu vakada ilk değerlendirme için yeterli olabilirken, anatomik yapıların birbirine çok yakın olduğu durumlarda üç boyutlu görüntüleme tercih edilebilir.

Uzman hekim tarafından yapılan ayrıntılı değerlendirmede hastanın kullandığı ilaçlar, mevcut sistemik hastalıkları, kanama öyküsü ve daha önce geçirdiği cerrahi işlemler de dikkate alınır. Cerrahi öncesinde hastaya işlemin kapsamı, beklenen iyileşme süreci, işlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler ve olası riskler açıklanmalıdır. Bu bilgilendirme, hastanın süreci daha bilinçli yönetmesine yardımcı olur.

Gömülü diş operasyonlarında lokal anestezi sıklıkla yeterli olur. Ancak hastanın kaygı düzeyi, işlemin kapsamı ve klinik gereklilikler doğrultusunda farklı anestezi seçenekleri değerlendirilebilir. TEK Clinic’in tam donanımlı tedavi ve cerrahi altyapısı, gerekli görülen vakalarda sedasyon veya genel anestezi planlamasının da multidisipliner biçimde ele alınmasına imkân verir.

İşlem sonrasında ilk günlerde hafif şişlik, hassasiyet ve çiğneme sırasında rahatsızlık görülebilir. Hekimin önerdiği ilaçların düzenli kullanılması, cerrahi bölgenin korunması ve ağız hijyeninin önerilen şekilde sürdürülmesi iyileşme sürecinde önem taşır. Sigara kullanımı, bölgeyi sürekli kurcalamak veya erken dönemde çok sert gıdalar tüketmek iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir.

Çene kistleri ve kemik içi oluşumlar neden önemlidir?

Çene kemiğinde gelişen kistler veya farklı karakterdeki lezyonlar uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle rutin diş kontrollerinde çekilen radyografiler bazen erken fark edilmesini sağlar. Lezyonun tipi yalnızca görüntüleme ile kesin olarak belirlenemeyebilir. Bazı durumlarda patolojik inceleme gerekir.

Cerrahi tedavinin kapsamı, oluşumun büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye, çevre dişlerin durumuna ve anatomik yapılara olan yakınlığına göre değişir. Küçük lezyonlar tek işlemde çıkarılabilirken daha geniş oluşumlarda aşamalı tedavi planları tercih edilebilir. Amaç, sağlıklı dokuyu mümkün olduğunca korurken hastalıklı alanı güvenli biçimde tedavi etmektir.

Çene kemiği içindeki bir oluşumun erken değerlendirilmesi, komşu dişlerin korunması ve daha geniş cerrahi girişimlerin önlenmesi açısından önem taşıyabilir. Bu nedenle sürekli tekrar eden şişlik, nedeni açıklanamayan diş hareketliliği, uzun süren uyuşukluk veya radyografide fark edilen şüpheli alanlar ihmal edilmemelidir.

İstanbul çene cerrahisi uzmanı seçerken nelere dikkat edilmeli?

İstanbul çene cerrahisi uzmanı seçerken yalnızca kliniğin konumu ya da ilk muayenenin hızı üzerinden karar vermek yerine, hekimin eğitim alanı, cerrahi deneyimi, tanı için kullanılan görüntüleme olanakları ve operasyon sonrası takip yaklaşımı birlikte değerlendirilmelidir. Çene cerrahisi, çevresinde sinirler, damarlar, sinüs boşlukları ve farklı anatomik yapılar bulunan hassas bir bölgede çalışmayı gerektirir. Bu nedenle ayrıntılı planlama önemli bir güvenlik unsurudur.

TEK Clinic’te Prof. Dr. Mustafa Tek’in ağız, diş ve çene cerrahisi alanındaki klinik deneyimi; tanı ve tedavi planlamasında cerrahi gereklilik, fonksiyon ve estetik beklentilerin birlikte değerlendirilmesine katkı sağlar. Özellikle çene eklemi, ortognatik cerrahi, ileri implant cerrahisi ve yüz bölgesini ilgilendiren karmaşık vakalarda hastanın tüm bulgularının birlikte ele alınması önemlidir.

Bir başka önemli konu, hastaya cerrahinin neden önerildiğinin açık biçimde anlatılmasıdır. İyi bir tedavi planında hasta yalnızca ne yapılacağını değil, neden yapılacağını, alternatif seçeneklerin neler olduğunu ve iyileşme döneminde neler yaşayabileceğini de bilmelidir. Bu yaklaşım hem beklentilerin gerçekçi kurulmasına hem de hastanın tedavi sürecine daha bilinçli katılmasına yardımcı olur.

Çene eklemi sorunlarında cerrahi her zaman gerekli midir?

Hayır. Çene eklemi hastalıklarının önemli bir bölümünde ilk seçenek cerrahi değildir. Eklemi zorlayan alışkanlıkların düzenlenmesi, gece plağı kullanımı, kasların rahatlatılması, fizik tedavi yaklaşımı, ağrı kontrolü ve oklüzal değerlendirme gibi daha koruyucu yöntemler öncelikli olabilir.

Çene eklemindeki disk yapısının konumu, kemik yüzeylerindeki değişiklikler, travma öyküsü veya tekrarlayan kilitlenme gibi durumlarda daha ayrıntılı inceleme gerekebilir. Bazı vakalarda eklem içi girişimler veya cerrahi yöntemler değerlendirilebilir. Ancak bu karar hastanın şikâyeti, klinik muayene ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

TEK Clinic’te çene eklemi sorunlarında amaç, hastanın gereksiz cerrahiye yönlendirilmesi değil; sorunun kaynağını belirleyip uygun basamaklarla ilerlemektir. Çene cerrahisinin başarısı, doğru hastada doğru işlemi doğru zamanda uygulamakla yakından ilişkilidir.

Ortognatik cerrahi hangi durumlarda düşünülür?

Üst ve alt çenenin birbiriyle uyumunun belirgin biçimde bozulduğu bazı hastalarda yalnızca dişlerin ortodontik olarak hareket ettirilmesi yeterli olmayabilir. Alt çenenin önde veya geride olması, üst çene gelişim bozuklukları, açık kapanış, ciddi asimetri veya çiğneme fonksiyonunu etkileyen iskeletsel problemler ortognatik cerrahi değerlendirmesini gündeme getirebilir.

Bu tür tedaviler, ortodonti ve çene cerrahisinin birlikte planlanmasını gerektirir. Tedavi öncesinde yüz oranları, diş kapanışı, çene eklemi durumu, hava yolu ve hastanın beklentileri değerlendirilir. Cerrahi plan yalnızca yüz görünümünü değiştirmeyi değil, çiğneme fonksiyonunu ve çenelerin birbirleriyle uyumunu düzeltmeyi de amaçlar.

Ortognatik cerrahi uzun soluklu bir süreçtir. Hastanın ortodontik hazırlığı, ameliyat planlaması, cerrahi sonrası iyileşmesi ve takipleri belirli bir sırayla yürütülür. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce sürecin aşamaları hastaya ayrıntılı olarak açıklanmalıdır.

İstanbul çene cerrahisi uzmanı ile tedavi süreci nasıl ilerler?

İstanbul çene cerrahisi uzmanı ile tedavi süreci çoğunlukla ayrıntılı bir ilk görüşmeyle başlar. Hastanın temel şikâyeti, ne zamandır devam ettiği, daha önce uygulanmış tedaviler, kullanılan ilaçlar ve genel sağlık durumu öğrenilir. Ardından ağız içi muayene, yüz ve çene hareketlerinin değerlendirilmesi yapılır. Gerekli görüldüğünde panoramik radyografi veya üç boyutlu dental tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.

Tanı netleştikten sonra hastaya uygun tedavi seçenekleri açıklanır. Bazı sorunlarda cerrahi işlem tek seansta tamamlanabilirken, bazı vakalarda birkaç aşamalı plan gerekebilir. Örneğin kemik yetersizliği bulunan bir implant vakasında önce kemik artırma işlemi, ardından iyileşme dönemi ve sonrasında implant uygulaması planlanabilir. Karmaşık çene bozukluklarında ise ortodontik hazırlık ve cerrahi tedavi birlikte yürütülebilir.

Çene cerrahisi değerlendirmesinin önemli bir kısmı da risklerin hastaya açık biçimde anlatılmasıdır. Her cerrahi işlemde kanama, enfeksiyon, şişlik, geçici his değişiklikleri veya iyileşme süresinin uzaması gibi olasılıklar bulunabilir. Riskin düzeyi yapılan işleme, cerrahi bölgeye ve hastanın sağlık durumuna göre değişir. Bu nedenle standart bir işlem anlatımından çok, kişiye özel bilgilendirme önem taşır.

İmplant öncesi çene cerrahisi neden gerekebilir?

İmplant tedavisinde yalnızca eksik diş sayısı değil, implantın yerleştirileceği bölgedeki kemik yapısı da önemlidir. Uzun süre önce kaybedilmiş dişlerin bulunduğu alanlarda kemik hacmi azalabilir. Üst arka bölgelerde sinüs boşluğu nedeniyle yeterli kemik yüksekliği bulunmayabilir. Bazı hastalarda kemik kalınlığı, implantın çevresinde yeterli destek sağlayacak seviyede olmayabilir.

Bu durumlarda kemik artırma işlemleri veya sinüs tabanına yönelik cerrahi uygulamalar düşünülebilir. Her hastada aynı teknik kullanılmaz. İşlem türü; eksikliğin boyutuna, implantın yerleştirileceği bölgeye ve hastanın biyolojik koşullarına göre belirlenir.

TEK Clinic’te implant öncesi cerrahi planlamada üç boyutlu görüntüleme verilerinden yararlanılarak kemik hacmi ve önemli anatomik bölgeler ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Böylece implantın konumu, çapı ve uzunluğu yalnızca mevcut boşluğa göre değil, çevredeki dokularla ilişkisi dikkate alınarak planlanabilir.

Cerrahi sonrası iyileşme döneminde nelere dikkat edilir?

Çene cerrahisi sonrasında iyileşme süresi yapılan işlemin kapsamına göre değişir. Basit bir cerrahi diş çekimi ile kemik artırma veya ortognatik cerrahi sonrası takip aynı değildir. Bu nedenle hastaya verilen bakım önerileri de kişiye özel olmalıdır.

İlk günlerde cerrahi alana kontrollü soğuk uygulama, önerilen ilaçların düzenli kullanılması ve bölgenin fiziksel travmadan korunması gerekebilir. Beslenme şekli, işlemin türüne bağlı olarak geçici süreyle yumuşak gıdalara yönlendirilebilir. Ağız hijyeninin tamamen bırakılması doğru değildir; ancak cerrahi alanın nasıl temizleneceği hekim tarafından ayrıca anlatılmalıdır.

Kontrol randevuları, iyileşmenin değerlendirilmesi açısından önemlidir. Dikişlerin durumu, şişlik seviyesi, yara iyileşmesi ve hastanın ağrı düzeyi takip edilir. Beklenenden fazla kanama, giderek artan şişlik, yüksek ateş, kötü koku veya dayanılmaz ağrı gibi belirtiler görüldüğünde klinikle iletişime geçilmelidir.

Çene travmalarında değerlendirme neden geciktirilmemeli?

Yüz ve çene bölgesine alınan darbeler yalnızca ciltte şişlik veya morluk oluşturmaz; dişlerde kırık, çene kemiğinde çatlak ya da kırık, kapanış ilişkisinde değişiklik ve yumuşak doku yaralanmaları da görülebilir. Travma sonrasında dişlerin eskisi gibi kapanmaması, ağız açmada belirgin kısıtlılık, alt dudakta uyuşma, çene hattında şekil değişikliği veya devam eden kanama bulunması durumunda ayrıntılı değerlendirme önemlidir. Bu belirtiler her zaman kırık anlamına gelmez; ancak kemik ve çevre dokuların kontrol edilmesini gerektirebilir.

Travma değerlendirmesinde hastanın nasıl yaralandığı, darbenin yönü, bilinç kaybı olup olmadığı ve eşlik eden başka yaralanmalar sorgulanır. Ağız içindeki kesiler, hareketli dişler, kapanış bozukluğu ve çene hareketleri incelenir. Gerektiğinde radyolojik görüntüleme ile kemik yapıları ayrıntılı olarak değerlendirilir. Çene kırığı saptandığında tedavinin biçimi kırığın yerine, parçaların konumuna, hastanın yaşına ve dişlerin durumuna göre değişebilir. Bazı kırıklar yakın takip ve sınırlı hareketle yönetilebilirken, bazı vakalarda cerrahi sabitleme gerekebilir.

TEK Clinic’te travmaya bağlı çene ve diş sorunlarında yalnızca hasarlı bölgenin görünümüne değil, çiğneme fonksiyonuna ve kapanış ilişkisine de dikkat edilir. Amaç, yaralanmanın kapsamını doğru belirlemek ve gereken tedaviyi gecikmeden planlamaktır. Özellikle ciddi yüz travmalarında genel sağlık değerlendirmesi önceliklidir ve gerektiğinde hastane koşullarında ileri müdahale planlanmalıdır.

Sedasyon ve genel anestezi ne zaman gündeme gelir?

Çene cerrahisi işlemlerinin önemli bir bölümü lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte işlem süresinin uzun olması, cerrahinin kapsamı, hastanın yaşı, yoğun kaygı yaşaması, öğürme refleksinin belirgin olması veya eş zamanlı çok sayıda işlemin planlanması gibi durumlarda sedasyon ya da genel anestezi seçenekleri değerlendirilebilir. Bu karar yalnızca hastanın isteğine göre değil, tıbbi gereklilik ve güvenlik koşulları dikkate alınarak verilmelidir.

Sedasyon, hastanın kaygısını azaltmayı ve işlemi daha rahat tolere etmesini sağlamayı amaçlayan kontrollü bir yöntemdir. Genel anestezide ise hasta işlem sırasında bilinçsizdir ve solunum ile yaşamsal bulgular anestezi ekibi tarafından yakından izlenir. Her iki yöntemde de işlem öncesi sağlık öyküsü, kullanılan ilaçlar, alerjiler, önceki anestezi deneyimleri ve gerekli laboratuvar değerlendirmeleri önem taşır.

TEK Clinic’in cerrahi tedavi altyapısında sedasyon ünitesi ve genel anestezi koşullarının bulunması, uygun hastalarda farklı anestezi seçeneklerinin planlanabilmesine olanak tanır. Bununla birlikte her hastada en ileri anestezi yöntemini kullanmak hedef değildir. Esas olan, yapılacak işlemin kapsamına ve kişinin sağlık durumuna uygun, yeterli ve güvenli yöntemin seçilmesidir.

Muayeneye gelirken hangi bilgiler hazırlanmalı?

Çene cerrahisi muayenesinden önce kullanılan ilaçların isimlerini, bilinen alerjileri, kronik hastalıkları ve daha önce geçirilmiş önemli ameliyatları not etmek yararlı olur. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların bunu mutlaka hekime bildirmesi gerekir. Bu ilaçlar hekim önerisi olmadan kesilmemelidir; gerekiyorsa ilgili branşla görüşülerek cerrahi öncesi plan yapılır.

Daha önce aynı bölgeyle ilgili çekilmiş panoramik film, tomografi veya başka tetkikler varsa bunların muayeneye getirilmesi değerlendirmeyi kolaylaştırabilir. Şikâyetin ne zaman başladığını, ağrının hangi durumlarda arttığını, daha önce antibiyotik kullanılıp kullanılmadığını veya bölgenin daha önce ameliyat edilip edilmediğini bilmek de tanı sürecinde yardımcıdır.

Hastanın muayene sırasında merak ettiği konuları sorması önemlidir. İşlemin ne kadar kapsamlı olduğu, hangi anestezi yönteminin kullanılacağı, işe veya günlük yaşama dönüş süresi, kontrol randevularının sıklığı ve işlem sonrası beslenme düzeni gibi konular önceden konuşulduğunda tedavi süreci daha öngörülebilir hâle gelir. TEK Clinic’te bilgilendirme süreci, hastanın yalnızca onam vermesi için değil, uygulanacak tedaviyi anlaması için de önemsenir.

İstanbul çene cerrahisi uzmanı için neden TEK Clinic?

İstanbul çene cerrahisi uzmanı arayışında TEK Clinic’i değerlendiren hastalar, ağız ve diş sağlığının farklı alanlarını aynı merkez içinde ele alan kapsamlı bir klinik yapıdan yararlanabilir. Çene cerrahisi vakalarında yalnızca işlemin yapılması değil, tanının doğru konulması, görüntüleme verilerinin ayrıntılı değerlendirilmesi, farklı branşlarla gerektiğinde koordinasyon kurulması ve ameliyat sonrası takip sürecinin düzenli yürütülmesi önem taşır.

TEK Clinic, Çekmeköy’de modern tanı ve tedavi altyapısı, üç boyutlu dental görüntüleme olanakları, cerrahi tedavi üniteleri ve uzman hekim kadrosuyla hizmet verir. Prof. Dr. Mustafa Tek’in ağız, diş ve çene cerrahisi alanındaki deneyimi, özellikle ileri cerrahi planlama gerektiren vakalarda hastaların ayrıntılı şekilde değerlendirilmesini sağlar.

Kliniğin yaklaşımında her hasta için aynı tedavi şablonunu uygulamak yerine, mevcut problemin türüne ve hastanın sağlık durumuna göre kişiye özel plan oluşturmak esastır. Cerrahi gerekmeyen durumlarda daha koruyucu seçenekler değerlendirilebilir; cerrahi gerekli olduğunda ise işlem öncesi hazırlık, operasyon ve takip aşamaları hastaya açık biçimde anlatılır.

Çene cerrahisi için uzman ararken kararınızı yalnızca kısa vadeli çözümlere göre değil, tanı kalitesi, cerrahi planlama, hasta güvenliği ve takip süreci gibi kriterleri birlikte değerlendirerek vermeniz önemlidir. TEK Clinic, ağız, diş ve çene cerrahisi alanında kapsamlı değerlendirme arayan hastalara bilimsel temelli ve kişiye özel bir yaklaşım sunmayı hedefler.

İletişim

TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi

Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr

Ağız, diş veya çene bölgesinde cerrahi değerlendirme gerektiren bir şikâyetiniz varsa, durumunuzun kapsamlı biçimde incelenmesi ve size uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi için TEK Clinic ile iletişime geçebilirsiniz.