
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları hakkında araştırma yapan hastalar için TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, çene cerrahisi muayenesini yalnızca problemli bölgenin birkaç dakika incelendiği bir görüşme olarak değil; şikâyetin kaynağının, önemli anatomik yapıların, doğal dişlerin korunma ihtimalinin ve gerekiyorsa cerrahi tedavinin kapsamının belirlendiği karar aşaması olarak ele alır. Çekmeköy’de hizmet veren TEK Clinic’te Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tek tarafından değerlendirilebilen vakalar arasında gömülü dişler, cerrahi çekimler, implant öncesi kemik yetersizlikleri, çene kistleri, çene eklemi problemleri, ağız içerisindeki bazı lezyonlar ve daha ileri cerrahi planlama gerektiren durumlar bulunabilir. Muayenenin kapsamı hastanın şikâyetine göre değiştiği için tek bir standart fiyatın her vakayı temsil etmesi doğru olmayabilir; gerekli görüntüleme, önceki tetkiklerin incelenmesi veya daha ayrıntılı cerrahi planlama ihtiyacı toplam değerlendirme sürecini değiştirebilir.
Çene cerrahisi muayenesinin değeri yalnızca “ameliyat gerekiyor mu?” sorusuna cevap vermesinde değildir. Bazı hastalarda cerrahi işlem gerekmeyebilir veya mevcut problem daha sınırlı bir yöntemle yönetilebilir. Örneğin gömülü olduğu görülen her yirmi yaş dişinin çekilmesi gerekmediği gibi, radyografide görülen her kemik lezyonu da aynı cerrahi yöntemi gerektirmez. Benzer şekilde implant isteyen bir hastada doğrudan cerrahiye geçmek yerine kemiğin, diş etinin ve gelecekte yapılacak protezin birlikte planlanması gerekir. Bu nedenle doğru muayene, gereksiz cerrahiden kaçınmak kadar gerçekten gerekli cerrahi müdahaleyi doğru zamanda planlamak açısından da önem taşır.
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları hangi durumlara göre değişebilir?
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları değerlendirilirken ilk olarak hastanın hangi nedenle cerrahi görüş istediği önemlidir. Gömülü yirmi yaş dişi nedeniyle başvuran bir hasta ile çene kemiğinde kistik oluşum bulunan, ileri implant cerrahisi planlanan veya çene ekleminde kilitlenme yaşayan bir hastanın değerlendirme kapsamı aynı değildir.
Bir hastada mevcut panoramik radyografi muayene için yeterli bilgi sağlayabilirken başka bir vakada üç boyutlu görüntüleme gerekebilir. Özellikle alt çenedeki gömülü dişlerin sinir kanalıyla yakın ilişkisi, implant bölgesindeki kemik hacmi veya çene içerisindeki bir lezyonun sınırları iki boyutlu görüntüde yeterince anlaşılamıyorsa ek inceleme düşünülebilir.
Muayene sırasında daha önce yapılmış tedavilerin ve görüntülerin ayrıntılı olarak incelenmesi de önemlidir. Önceki implant uygulamaları, eski cerrahi işlemler veya uzun süredir takip edilen bir lezyon varsa güncel durum eski kayıtlarla karşılaştırılabilir.
Hastanın yalnızca şikâyet ettiği bölgenin değil, cerrahi kararı etkileyen komşu dişlerin ve dokuların da değerlendirilmesi gerekebilir. Örneğin gömülü yirmi yaş dişi komşu ikinci azı dişine zarar vermişse yalnızca cerrahi çekim değil, komşu dişin gelecekteki tedavisi de planın parçası haline gelir.
Dolayısıyla muayene ücretini değerlendirirken yalnızca “uzmana görünme” bedeli değil, görüşmenin ne kadar kapsamlı bir klinik karar süreci içerdiği dikkate alınmalıdır.
Çene cerrahisi muayenesinde ilk olarak hangi soruya cevap aranır?
İlk soru çoğu zaman “ameliyat nasıl yapılacak?” değil, “cerrahi gerçekten gerekli mi?” olmalıdır.
Ağız, diş ve çene cerrahisinde bazı durumlar yalnızca takip gerektirebilir. Örneğin tamamen gömülü, çevresindeki yapılara zarar vermeyen ve herhangi bir patolojik bulgu göstermeyen bazı yirmi yaş dişleri belirli aralıklarla izlenebilir.
Benzer şekilde küçük ve stabil bazı kemik değişikliklerinde önce tanısal süreç tamamlanabilir. Her radyolojik görüntü doğrudan ameliyat kararı anlamına gelmez.
İmplant planlamasında da önce eksik diş bölgesinin gerçekten implant için uygun olup olmadığı değerlendirilir. Komşu dişlerin durumu, kemik hacmi, diş eti yapısı ve hastanın ağız hijyeni bu kararı değiştirebilir.
Cerrahi muayenenin amacı, hastayı bir prosedüre yönlendirmek değil; hangi yaklaşımın en doğru ve en koruyucu olduğunu belirlemektir.
Şikâyetin öyküsü neden cerrahi karar kadar önemlidir?
Cerrahi muayenede hastanın yaşadığı belirtilerin ne zaman başladığı, nasıl ilerlediği ve hangi durumlarda arttığı dikkatle değerlendirilmelidir.
Tekrarlayan yirmi yaş dişi enfeksiyonu yaşayan bir hastanın öyküsü ile yalnızca rutin radyografide gömülü dişi fark edilen bir hastanın durumu aynı değildir.
Çene eklemi şikâyetlerinde ağrının sabah mı arttığı, ağız açarken kilitlenme olup olmadığı, travma geçmişi veya diş sıkma öyküsü gibi ayrıntılar tanıya katkıda bulunabilir.
Çene kemiğinde lezyon bulunan hastalarda uzun süredir şişlik, uyuşma, dişlerde hareketlilik veya enfeksiyon belirtileri olup olmadığı sorulabilir.
İmplant planlanacak hastalarda ise dişin neden kaybedildiği önemlidir. İleri periodontal hastalık nedeniyle kaybedilmiş dişlerin bulunduğu bir ağız ile travma sonucu tek diş kaybı aynı risk profiline sahip değildir.
Bu nedenle iyi bir cerrahi muayene yalnızca radyografiye bakılarak verilmiş hızlı bir karar değildir.
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları görüntüleme gerektiğinde nasıl değerlendirilir?
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları araştırılırken hastaların muayene ile radyolojik görüntülemelerin aynı hizmet olup olmadığını ayrıca öğrenmesi yararlı olabilir. Her vaka aynı görüntüleme ihtiyacına sahip değildir ve üç boyutlu tomografi her hastada rutin olarak gerekli değildir.
Panoramik radyografi, gömülü dişlerin genel konumu, çene kemikleri ve birçok dental yapı hakkında genel bir değerlendirme sağlayabilir. Ancak bazı anatomik ilişkileri iki boyutlu görüntüde kesin değerlendirmek mümkün olmayabilir.
Örneğin alt çenede gömülü yirmi yaş dişinin kökleri sinir kanalına çok yakın görünüyorsa üç boyutlu görüntüleme cerrahi risk değerlendirmesine katkı sağlayabilir. Benzer biçimde implant yerleştirilecek bölgede kemik genişliği ve yüksekliği ayrıntılı ölçülecekse üç boyutlu veri gerekebilir.
Çene kemiğindeki geniş bir lezyonun gerçek sınırlarını veya komşu anatomik yapılarla ilişkisini anlamak için de ileri görüntüleme düşünülebilir.
Buna karşılık klinik ve mevcut radyolojik bilgiler yeterliyse gereksiz ek tetkik yapılmaması önemlidir. Görüntüleme, sadece “daha ayrıntılı olsun” diye değil, tedavi kararını gerçekten etkileyecekse kullanılmalıdır.
Gömülü yirmi yaş dişi muayenesinde nelere bakılır?
Gömülü yirmi yaş dişlerinde yalnızca dişin yatay veya dik konumuna bakılmaz. Dişin ne kadarının kemik içinde olduğu, kök şekli ve komşu ikinci azı dişiyle ilişkisi değerlendirilir.
Alt çenede inferior alveolar sinir kanalıyla yakınlık cerrahi plan açısından önemlidir. Üst çenede ise maksiller sinüs ile ilişki dikkate alınabilir.
Yarı sürmüş dişlerin çevresinde tekrarlayan enfeksiyon bulunup bulunmadığı sorgulanır. Hastanın ağız açmada zorluk, kötü tat, şişlik veya ağrı yaşayıp yaşamadığı önemlidir.
Komşu dişte çürük, kök erimesi veya periodontal hasar oluşup oluşmadığı da değerlendirilir.
Her gömülü dişin otomatik olarak çekilmesi gerekmez. Cerrahi karar, mevcut veya gelecekte öngörülen risklerle operasyonun sağlayacağı fayda birlikte düşünülerek verilmelidir.
Sinire yakın yirmi yaş dişinde neden planlama daha ayrıntılıdır?
Alt çenedeki bazı yirmi yaş dişlerinin kökleri sinir kanalına çok yakın olabilir. Bu durum cerrahi kararın daha dikkatli verilmesini gerektirir.
İki boyutlu görüntüde yakınlık şüphesi varsa üç boyutlu değerlendirme sinir ile kökler arasındaki ilişkinin anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Cerrah dişin tamamının çıkarılmasıyla ilişkili riskleri, hastanın mevcut şikâyetlerini ve dişin takip edilmesinin olası sonuçlarını birlikte değerlendirir.
Seçilmiş bazı vakalarda farklı cerrahi yaklaşımlar gündeme gelebilir. Ancak yöntem seçimi yalnızca görüntüdeki yakınlığa değil, dişin tüm anatomisine ve hastanın klinik durumuna göre yapılmalıdır.
Bu nedenle sinire yakınlık görüldüğünde hastanın internetten kendi risk oranını hesaplamaya çalışması yerine kişisel cerrahi değerlendirme alması daha doğru olur.
Cerrahi diş çekimi muayenesi normal çekimden neden farklıdır?
Diş eti seviyesinin altında kırılmış, kökleri ciddi biçimde eğri veya standart çekim yöntemleriyle güvenli biçimde çıkarılması zor olan dişlerde cerrahi yaklaşım gerekebilir.
Muayenede dişin ağız içerisindeki görünümü, kalan kuron dokusu ve kök anatomisi değerlendirilir.
Bazı dişlerde diş eti dokusunun kontrollü biçimde kaldırılması yeterli olabilirken bazı vakalarda sınırlı kemik kaldırılması veya dişin bölümlere ayrılması gerekebilir.
Amaç dişi zorlayarak tek parça halinde çıkarmak değil, çevredeki sağlıklı kemiği ve dokuları mümkün olduğunca koruyan tekniği seçmektir.
Özellikle çekim sonrasında implant düşünülüyorsa mevcut kemik duvarlarının korunması daha da önemli hale gelebilir.
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları implant planlamasında neleri kapsayabilir?
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları implant amacıyla değerlendirilirken muayenenin yalnızca “buraya implant olur mu?” sorusuyla sınırlı kalmaması önemlidir. Eksik bölgedeki kemik yapısı, diş eti dokuları, komşu dişler, karşı çenedeki temaslar ve gelecekte hazırlanacak protezin konumu birlikte ele alınmalıdır.
İmplant için cerrahi değerlendirmede kemiğin yüksekliği kadar genişliği de önemlidir. Bazı hastalarda yeterli kemik bulunurken bazı bölgelerde geçmiş diş kaybı nedeniyle hacim azalabilir.
Üst arka bölgede maksiller sinüs, alt çenede sinir kanalı implant boyu ve yerleşimini etkileyebilir.
İmplantın yalnızca kemiğin uygun olduğu noktaya yerleştirilmesi yeterli değildir. Gelecekte üzerine yapılacak dişin estetik ve fonksiyonel konumu da cerrahi yerleşimi belirlemelidir.
İleri kemik yetersizliği bulunduğunda greft veya farklı kemik artırma yöntemleri değerlendirilebilir. Ancak her hastaya rutin olarak greft önerilmesi doğru değildir. Mevcut kemik yeterliyse daha sınırlı cerrahi yaklaşım tercih edilebilir.
TEK Clinic’te implant ve ileri cerrahi planlama gereken vakalar Prof. Dr. Mustafa Tek’in Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanındaki değerlendirmesi doğrultusunda ele alınabilir.
Kemik grefti gerekip gerekmediği nasıl anlaşılır?
Kemik grefti kararı yalnızca “kemik az görünüyor” şeklindeki genel bir değerlendirmeyle verilmemelidir.
İmplantın planlanan çapı ve konumu, mevcut kemiğin genişliği ve yüksekliği değerlendirilir. Ayrıca implantın çevresinde uzun dönem sağlıklı dokular oluşturabilmek için gerekli koşullar düşünülür.
Bazı bölgelerde küçük hacim farklılıkları eş zamanlı greft uygulamalarıyla yönetilebilir. Daha ileri kayıplarda ise implanttan önce ayrı bir kemik artırma aşaması gerekebilir.
Sinüs tabanının aşağıda olduğu üst arka çene bölgelerinde sinüs tabanı yükseltme prosedürleri gündeme gelebilir.
Her durumda hastanın yalnızca “greft gerekir mi?” sorusuna değil, neden gerektiğine ve implant planını nasıl değiştireceğine dair açıklama alması önemlidir.
Çene kisti şüphesinde muayene nasıl ilerler?
Çene kemiğinde kist veya benzeri lezyon görüldüğünde ilk hedef, oluşumun gerçek niteliğini anlamaktır.
Radyolojik görüntü lezyonun konumu ve yaklaşık sınırları hakkında bilgi verebilir ancak bazı durumlarda kesin tanı için patolojik inceleme gerekir.
Lezyonun hangi dişlerle ilişkili olduğu, dişlerin canlılığı ve çevredeki kemik yapısı değerlendirilir.
Küçük ve erişilebilir bazı lezyonlarda tek aşamalı çıkarma düşünülebilirken daha geniş oluşumlarda farklı cerrahi yöntemler gerekebilir.
Büyük bir lezyon bulunduğu için çevredeki bütün dişlerin otomatik olarak çekilmesi gerekmez. Korunabilecek dişlerin değerlendirilmesi önemlidir.
Cerrahi yöntemin amacı patolojik dokuyu yönetirken mümkün olduğunca sağlıklı anatomik yapıları korumaktır.
Patoloji sonucu neden tedavi planını değiştirebilir?
Ağız ve çene bölgesindeki birçok farklı lezyon radyolojik olarak birbirine benzer görünebilir.
Bu nedenle çıkarılan veya biyopsi alınan dokunun histopatolojik değerlendirilmesi bazı vakalarda kesin tanı için önem taşır.
Patoloji sonucu, lezyonun tekrar etme ihtimali ve takip süresi hakkında bilgi sağlayabilir.
Bazı oluşumlarda yalnızca rutin kontrol yeterliyken diğerlerinde daha yakın radyolojik takip gerekebilir.
Dolayısıyla cerrahi işlem, her zaman tedavinin son adımı değildir. Doğru tanı ve sonrasındaki takip planı da sürecin önemli parçalarıdır.
Çene eklemi şikâyetinde cerrahi muayene neyi araştırır?
Çene eklemi problemi olduğunu düşünen hastalarda öncelikle ağrının gerçekten eklem kaynaklı olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır.
Kulak önünde ağrı, tıklama, ağız açmada kısıtlılık veya kilitlenme gibi belirtiler değerlendirilebilir.
Çiğneme kaslarından kaynaklanan ağrı, hasta tarafından eklem problemi olarak hissedilebilir. Bu nedenle kas ve eklem bulguları birbirinden ayrılmalıdır.
Diş sıkma veya gıcırdatma bazı hastalarda kas yükünü artırabilir ancak bütün eklem rahatsızlıklarının nedeni değildir.
Her eklem sesine cerrahi müdahale yapılmaz. Ağrı, fonksiyon kaybı ve kilitlenme bulunmayan bazı sesler yalnızca takip edilebilir.
Konservatif tedavilere yanıt vermeyen seçilmiş vakalarda artrosentez, artroskopik girişimler veya daha ileri yöntemler değerlendirilebilir. Açık cerrahi ise yalnızca uygun endikasyon bulunan daha sınırlı hasta grubunda gündeme gelir.
Yüz ve çene travmasında muayene neden geciktirilmemelidir?
Yüz bölgesine alınan darbelerde dışarıdan belirgin yara bulunmaması, kemikte problem olmadığı anlamına gelmez.
Ağız açıp kapatırken yeni gelişen kapanış farklılığı, yüz asimetrisi, uyuşukluk, belirgin şişlik veya hareket sırasında ağrı kırık açısından değerlendirme gerektirebilir.
Travmanın yeri ve şiddeti doğrultusunda gerekli görüntüleme planlanabilir.
Dişlerin de travmadan etkilenmiş olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kırılmış veya yer değiştirmiş dişler ayrı dental tedavi gerektirebilir.
Erken değerlendirme, özellikle fonksiyon ve kapanış değişikliğinin bulunduğu vakalarda tedavi planının doğru zamanda oluşturulmasına yardımcı olur.
Çene ameliyatı gereken ortodontik vakalar nasıl değerlendirilir?
Bazı hastalarda problem yalnızca dişlerin çapraşıklığı değil, alt ve üst çene kemiklerinin birbirine göre konumudur.
Çene gelişimini tamamlamış yetişkinlerde ileri iskeletsel uyumsuzluklar yalnızca diş telleri veya şeffaf plaklarla ideal şekilde düzeltilemeyebilir.
Bu tür vakalarda ortodontik ve cerrahi değerlendirme birlikte yapılabilir.
Ortodontik hazırlık, dişleri ameliyat sonrası oluşması hedeflenen kapanışa göre konumlandırmayı amaçlayabilir.
Ardından ortognatik cerrahi ile çene kemiklerinin ilişkisi düzenlenebilir ve ameliyat sonrası ortodontik ince ayar devam edebilir.
Her çene uyumsuzluğu cerrahi gerektirmez. Hastanın probleminin dişsel mi yoksa iskeletsel mi olduğu doğru şekilde ayrıştırılmalıdır.
İkinci cerrahi görüş hangi durumlarda yararlı olabilir?
Hasta büyük bir cerrahi işlem önerildiyse ikinci görüş almak isteyebilir. Bu son derece makul bir yaklaşımdır.
Özellikle sinire yakın gömülü dişler, geniş kemik greftleri, büyük çene kistleri, ileri implant cerrahileri veya ortognatik ameliyatlar gibi işlemlerde hastanın alternatifleri anlaması önemlidir.
İkinci görüşte mevcut radyografiler ve raporlar götürülebilir. Böylece gereksiz tekrar görüntülemelerin önüne geçilebilir.
İki hekimin önerileri farklıysa hastanın yalnızca hangisinin daha az işlem önerdiğine değil, her planın gerekçesine bakması yararlı olur.
Cerrahi tedavide doğru seçim her zaman en basit veya en kapsamlı yöntem değildir; hastanın anatomisi ve uzun dönem beklentisi için en uygun yöntemdir.
Muayeneye giderken önceki görüntüler götürülmeli mi?
Evet. Yakın zamanda çekilmiş panoramik radyografi, tomografi veya önceki tedavi belgeleri varsa bunların muayeneye götürülmesi yararlı olabilir.
Özellikle uzun süredir takip edilen kist veya kemik lezyonlarında eski ve yeni görüntülerin karşılaştırılması önemlidir.
İmplant komplikasyonu nedeniyle başvuran hastalarda kullanılan implantlara ilişkin mevcut bilgiler de değerlendirmeye katkı sağlayabilir.
Daha önce geçirilen çene ameliyatlarına ilişkin raporların bulunması da önemlidir.
Bununla birlikte eski görüntülerin güncel değerlendirme için yeterli olup olmadığı muayenede belirlenir. Yıllar önce alınmış bir görüntünün bugünkü anatomiyi tam olarak temsil ettiği varsayılmamalıdır.
Cerrahi muayene öncesinde ilaçlar söylenmeli mi?
Evet. Özellikle cerrahi işlem düşünülüyorsa kullanılan ilaçların bilinmesi önemlidir.
Kanama üzerinde etkili ilaçlar, diyabet tedavileri ve bazı kemik metabolizmasını etkileyen ilaçlar cerrahi planlama açısından özel önem taşıyabilir.
Hastanın bu ilaçları kendi kararıyla bırakması doğru değildir.
Alerjiler, daha önce yaşanmış anestezi reaksiyonları ve önemli sistemik hastalıklar da paylaşılmalıdır.
Muayene yalnızca dişlere bakılan bir görüşme değildir; güvenli cerrahi plan için genel sağlık öyküsü de değerlidir.
Çene cerrahisi muayenesi her zaman ameliyatla sonuçlanır mı?
Hayır. Cerrahi uzmanına başvurmak, mutlaka ameliyat olacağınız anlamına gelmez.
Bazı gömülü dişler takip edilebilir.
Bazı çene eklemi problemleri konservatif yöntemlerle yönetilebilir.
İmplant düşünülen bazı hastalarda önce periodontal veya ortodontik tedavi gerekebilir.
Çene içerisinde görülen bazı değişiklikler de doğrudan cerrahi yerine belirli aralıklarla radyolojik takip gerektirebilir.
Cerrahi muayenenin en değerli sonuçlarından biri, işlem yapılmamasının daha doğru olduğu vakaları ayırabilmesidir.
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları karşılaştırılırken nelere dikkat edilmeli?
İstanbul çene cerrahisi muayene fiyatları karşılaştırılırken yalnızca ilk söylenen ücret üzerinden karar verilmemelidir. Muayenenin hangi kapsamda yapılacağı, mevcut görüntülerin incelenip incelenmeyeceği ve gerekli görülürse ileri görüntüleme veya farklı tetkiklerin ayrıca değerlendirilip değerlendirilmeyeceği öğrenilebilir.
Farklı merkezlerden alınan ücretlerin aynı hizmeti temsil ettiğinden emin olmak gerekir. Kısa bir ön değerlendirme ile ayrıntılı cerrahi planlama aynı kapsamda olmayabilir.
Ayrıca hastanın muayene sonunda hangi bilgileri alacağını da değerlendirmesi önemlidir. Cerrahinin gerekliliği, alternatif yöntemler, önemli anatomik riskler, iyileşme süreci ve varsa ek tedavilerin nedenleri açıklanmalıdır.
Prof. Dr. Mustafa Tek tarafından değerlendirilebilen cerrahi vakalarda amaç yalnızca bir işlem adı belirlemek değil, hastanın cerrahinin gerekçesini ve alternatiflerini anlayabileceği bir plan oluşturmaktır.
Fiyatın düşük olması tek başına avantaj anlamına gelmediği gibi yüksek muayene ücreti de otomatik olarak daha doğru tedavi garantisi oluşturmaz. Esas değer; doğru tanı, gereksiz cerrahiden kaçınma, anatomik risklerin fark edilmesi ve hastaya uygulanabilir bir yol haritası sunulmasıdır.
TEK Clinic’te çene cerrahisi muayenesi nasıl planlanır?
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde çene cerrahisi değerlendirmesi hastanın başvuru nedeninin ayrıntılı olarak dinlenmesiyle başlar. Gömülü diş, implant, kemik yetersizliği, çene kisti, eklem problemi veya daha önce geçirilmiş cerrahiye bağlı şikâyetler farklı değerlendirme süreçleri gerektirir.
Mevcut klinik bulgular incelenir ve hastanın getirdiği radyolojik görüntüler varsa bunlar değerlendirilir. Yeni görüntüleme yalnızca ihtiyaç bulunması halinde planlanır.
Cerrahi işlem önerilecekse öncelikle neden gerekli olduğu açıklanır. Hastanın takip veya daha konservatif yöntemlerle yönetilebilme ihtimali varsa bu seçenek de değerlendirilir.
İmplant vakalarında yalnızca cerrahi alan değil, gelecekte yapılacak protez dikkate alınır. Gömülü dişlerde çevredeki sinir, sinüs ve komşu dişler değerlendirilir. Kistik oluşumlarda ise lezyonun tanısal süreci ve gerektiğinde patolojik inceleme planı ele alınır.
Çene eklemi şikâyetlerinde ilk hedef doğrudan cerrahi müdahale değildir. Kas ve eklem kaynaklı sorunların ayrılması ve daha koruyucu tedavilerin uygunluğunun belirlenmesi önemlidir.
TEK Clinic’in çene cerrahisi yaklaşımında temel amaç, yalnızca bir operasyon gerçekleştirmek değil; hastanın cerrahiye gerçekten ihtiyacı olup olmadığını ortaya koymak, gerekliyse işlemi anatomik riskler ve uzun dönem ağız sağlığı dikkate alınarak planlamaktır.
İletişim
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Prof. Dr. Mustafa Tek
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı
Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr
Gömülü yirmi yaş dişi, cerrahi çekim, implant öncesi kemik yetersizliği, çene kisti, çene eklemi şikâyeti veya farklı bir ağız ve çene cerrahisi problemi nedeniyle uzman görüşüne ihtiyaç duyuyorsanız TEK Clinic ile iletişime geçerek Prof. Dr. Mustafa Tek’in değerlendirmesi doğrultusunda muayene ve tedavi planınızı oluşturabilirsiniz.