
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi arayışında olan hastalar için TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, ağız sağlığını yalnızca ağrıyan dişe müdahale edilen tek seferlik bir süreç olarak değil; mevcut sorunların öncelik sırasına konduğu, doğal dişlerin mümkün olduğunca korunduğu, gerekli cerrahi ve restoratif işlemlerin birbiriyle uyumlu planlandığı ve tedavi sonrasında düzenli kontrollerle sürdürülen bir sağlık yaklaşımı olarak ele alır. Çekmeköy’de hizmet veren TEK Clinic’te diş ağrısı, çürük, eksik diş, implant ihtiyacı, diş eti problemi, ortodontik düzensizlik, estetik beklenti, gömülü diş ve çene cerrahisi gerektiren farklı durumlar aynı ağız içerisindeki ilişkileri göz önünde bulundurularak değerlendirilebilir. Özellikle cerrahi planlama gereken vakalarda Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tek’in klinik değerlendirmesi doğrultusunda hastaya uygun yol haritası oluşturulabilir.
Ağız ve diş sağlığında başarılı bir tedavi planı çoğu zaman tek bir işlemden ibaret değildir. Örneğin uzun süredir eksik dişi olan bir hastaya implant uygulanmadan önce komşu dişlerin, diş eti dokularının, kemik hacminin ve gelecekte hazırlanacak protezin değerlendirilmesi gerekir. Benzer biçimde estetik kaplama isteyen bir hastada aktif diş eti hastalığı veya çürük bulunuyorsa önce sağlıklı bir temel oluşturulmalıdır. Bu nedenle kapsamlı bir merkez tercihinde en önemli konulardan biri, işlemlerin ayrı ayrı yapılmasından çok hangi sırayla ve hangi gerekçeyle planlandığının hastaya açıklanmasıdır.
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi seçerken nelere dikkat edilmeli?
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi seçerken hastanın yalnızca klinik konumuna veya ilk verilen fiyat bilgisine bakması yeterli olmayabilir. Tanı sürecinin nasıl yürütüldüğü, doğal dişlerin korunmasına ne ölçüde önem verildiği, gerekli olduğunda farklı tedavi alanlarının nasıl koordine edildiği ve hastanın tedavi sonrasında nasıl takip edildiği de değerlendirilmelidir.
İyi bir merkezde ilk amaç, hastayı en kapsamlı işleme yönlendirmek değil, mevcut problemin nedenini doğru belirlemektir. Ağrıyan bir dişin çekilmesi yerine kanal tedavisiyle korunma ihtimali varsa bu seçenek değerlendirilmelidir. Aynı şekilde yalnızca estetik beklenti nedeniyle sağlıklı dişlere gereksiz aşındırma yapılmadan önce beyazlatma, kompozit restorasyon veya ortodontik tedavi gibi daha koruyucu yöntemler düşünülmelidir.
Bir diğer önemli konu tedavi sıralamasıdır. Aktif enfeksiyonların, ileri çürüklerin veya diş eti hastalığının bulunduğu bir ağızda doğrudan estetik ya da implant tedavisine geçmek her zaman doğru olmayabilir. Sağlıklı bir temel oluşturulduktan sonra yapılacak restorasyonların ve implantların uzun dönem bakımı daha öngörülebilir hale gelebilir.
Merkez tercihinde hastanın kendisine önerilen her işlemin neden gerekli olduğunu anlayabilmesi önemlidir. “Bu diş çekilmeli”, “buraya implant yapılmalı” veya “kaplama gerekir” gibi kısa ifadeler yerine problemin mevcut durumu ve varsa alternatif seçenekler açıklanmalıdır.
TEK Clinic’te muayene sırasında hastanın yalnızca şikâyet ettiği bölgeye değil, tedavi planını etkileyebilecek diğer dişlere ve çevre dokulara da bakılması hedeflenir. Böylece bugün gerçekleştirilen bir işlemin birkaç ay sonra uygulanacak başka bir tedaviyle çelişmesinin önüne geçilmesi amaçlanır.
İlk muayenede neden bütün ağız değerlendirilir?
Hastanın yalnızca tek bir dişinde ağrı bulunması, ağızdaki tek problemin o diş olduğu anlamına gelmez. Bazen ağrının kaynağı farklı bir diş veya çene kasları olabilir. Bu nedenle ilk değerlendirmede şikâyetin yanında genel ağız sağlığının da gözden geçirilmesi yararlıdır.
Muayenede çürükler, eski dolgular, kaplamalar, eksik dişler, implantlar, diş eti dokuları ve gerekli durumlarda kapanış ilişkisi değerlendirilebilir. Hastanın daha önce geçirdiği dental işlemler ve kullandığı ilaçlar da tedavi planını etkileyebilir.
Radyolojik görüntüleme gerektiğinde seçilecek yöntem hastanın ihtiyacına göre belirlenmelidir. Küçük bir yüzey çürüğü ile gömülü yirmi yaş dişi veya ileri implant planlaması aynı görüntüleme ihtiyacına sahip değildir. Amaç gereksiz tetkik yapmak değil, tedavi kararını değiştirecek bilgiyi elde etmektir.
İlk muayene sonunda hastanın problemleri önem sırasına göre ayrılabilir. Öncelikle ağrı ve aktif enfeksiyonlar ele alınabilir; ardından diş eti sağlığı, restoratif işlemler, kanal tedavileri, cerrahi ihtiyaçlar, implant, protez veya estetik aşamalar planlanabilir.
Bu sıralama her hasta için aynı değildir. Hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve mevcut dental problemlere göre kişisel bir yol haritası oluşturulmalıdır.
Koruyucu diş hekimliği neden tedavinin başlangıcı kabul edilir?
Ağız sağlığında en etkili yaklaşımlardan biri, mümkün olduğunda hastalığın oluşmasını veya ilerlemesini engellemektir. Küçük bir çürük erken fark edildiğinde daha sınırlı bir restorasyonla tedavi edilebilirken uzun süre bekletildiğinde kanal tedavisi veya daha kapsamlı restorasyon gerekebilir.
Diş eti hastalıklarında da erken dönem önemlidir. Kanama, şişlik veya ağız kokusu gibi belirtiler uzun süre ihmal edildiğinde destek dokular etkilenebilir. Bu nedenle profesyonel değerlendirme yalnızca ağrı olduğu zaman yapılmamalıdır.
Koruyucu yaklaşım çocuklarda daha da önem kazanır. Yeni süren daimi azı dişlerinde uygun durumlarda fissür örtücüler, çürük riskine göre profesyonel florür uygulamaları ve aileye ev bakımı eğitimi değerlendirilebilir.
Yetişkinlerde ise düzenli kontroller; eski restorasyonların kenarlarının, diş eti sağlığının ve implant çevresi dokuların takip edilmesine yardımcı olabilir.
Amaç her kontrolde mutlaka işlem yapmak değil, sorun oluşmadan veya büyümeden önce riskleri belirleyebilmektir.
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi tedavileri hangi sırayla planlar?
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi kapsamlı tedavi planlamasında öncelikle acil ve biyolojik olarak öncelikli sorunları belirlemelidir. Şiddetli ağrı, yaygın enfeksiyon, aktif diş eti hastalığı veya kırılma riski yüksek bir diş, estetik beklentilerden önce ele alınabilir.
TEK Clinic’te bu kapsamlı yaklaşım doğrultusunda hastanın mevcut ağız sağlığına göre tedavi basamaklarının birbirini desteklemesi hedeflenir. Örneğin implant uygulanacak bölgede önce enfeksiyonun kontrol altına alınması, estetik restorasyon öncesinde diş eti seviyelerinin değerlendirilmesi veya ortodonti planlanan hastada çürüklerin tedavi edilmesi gerekebilir.
Diş eksikliği bulunan hastalarda da tedavi sırası önemlidir. Komşu dişler boşluğa doğru hareket etmişse implanttan önce ortodontik düzenleme gerekebilir. İmplant yerleştirildikten sonra bu yapı doğal diş gibi hareket ettirilemeyeceği için zamanlama baştan düşünülmelidir.
Birden fazla işlem gereken hastalarda bütün tedaviyi tek seferde tamamlamaya çalışmak da her zaman doğru değildir. Bazı cerrahi ve restoratif aşamaların arasında biyolojik iyileşme süresi gerekebilir.
Hastaya her aşamanın neden önce veya sonra yapılacağı açıkça anlatıldığında uzun tedavi süreçleri daha anlaşılır ve yönetilebilir hale gelir.
Diş ağrısı olduğunda ilk hedef ne olmalıdır?
Diş ağrısının yalnızca azaltılması değil, kaynağının belirlenmesi gerekir. Ağrı kesici veya antibiyotik kısa süreli rahatlama sağlayabilir ancak sorunun nedenini ortadan kaldırmayabilir.
Derin çürüğü bulunan bir diş kanal tedavisiyle korunabilir. Çatlak veya kırık bulunan dişte restoratif seçenekler değerlendirilebilir. İleri periodontal destek kaybı olan bir dişte ise farklı bir yaklaşım gerekebilir.
Her ağrıyan dişin çekilmesi doğru değildir. Benzer şekilde prognozu çok zayıf olan bir dişi ne pahasına olursa olsun ağızda tutmaya çalışmak da hastayı tekrarlayan işlemlerle yormamalıdır.
Muayene ve gerekli görüntüleme sonrasında dişin uzun dönem korunabilirliği değerlendirilmelidir. Tedavi kararı, yalnızca bugünkü ağrının şiddetine göre değil dişin gelecekte fonksiyon görme ihtimaline göre verilmelidir.
Dolgu tedavisinde amaç yalnızca boşluğu kapatmak mıdır?
Hayır. Başarılı bir dolgu tedavisinde çürük veya hasarlı doku uzaklaştırıldıktan sonra dişin doğal formunun mümkün olduğunca yeniden oluşturulması gerekir.
Arka dişlerde çiğneme yüzeylerinin anatomisi ve komşu dişle temas noktası önemlidir. Gevşek bir temas sürekli yiyecek sıkışmasına neden olabilirken yüksek bırakılan bir dolgu çiğneme hassasiyeti oluşturabilir.
Ön dişlerde ise renk, ışık geçirgenliği ve yüzey formu daha fazla önem kazanabilir. Küçük kırıklar veya şekil düzensizlikleri uygun vakalarda kompozit materyallerle restore edilebilir.
Çok büyük madde kaybında klasik dolgu her zaman yeterli olmayabilir. Dişin kalan sağlam dokusuna göre daha kapsamlı restoratif seçenekler değerlendirilebilir.
Temel amaç, gereksiz yere daha büyük restorasyon yapmak değil, dişin mevcut yapısına uygun tedaviyi seçmektir.
Kanal tedavisi doğal dişi koruyabilir mi?
Kanal tedavisi, pulpa dokusunda geri dönüşü olmayan hasar veya kök kanal enfeksiyonu bulunan uygun dişlerde doğal dişi ağızda tutmayı amaçlayan önemli bir tedavidir.
İşlem sırasında kök kanallarındaki enfekte veya zarar görmüş dokular uzaklaştırılır, kanallar temizlenip şekillendirilir ve uygun materyallerle doldurulur.
Ancak kanal tedavisinin yapılabilir olması, dişin her koşulda korunabileceği anlamına gelmez. Dikey kök kırığı veya restorasyon yapılamayacak düzeyde madde kaybı bulunan bazı dişlerde çekim daha uygun olabilir.
Tedavi sonrasında üst restorasyon da önemlidir. Özellikle geniş madde kaybı bulunan arka dişlerde çiğneme kuvvetlerine karşı yeterli koruma sağlanmalıdır.
Daha önce kanal tedavisi yapılmış ancak yeniden problem gelişmiş dişlerde ise doğrudan çekim yerine yenileme tedavisinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Diş eti sağlığı neden bütün tedavileri etkileyebilir?
Diş eti ve dişi destekleyen kemik dokusu sağlıklı değilse restoratif veya implant tedavilerinin uzun dönem başarısı olumsuz etkilenebilir.
Diş eti kanaması, kızarıklık, şişlik, çekilme ve dişlerde hareketlilik periodontal değerlendirme gerektirebilir.
Aktif periodontal problem bulunan hastaya estetik kaplama yapılması, ilerleyen dönemde diş eti seviyelerinin değişmesi nedeniyle estetik sorun oluşturabilir.
İmplant tedavisinde de çevre dokuların sağlığı önemlidir. İmplant doğal diş gibi çürümez ancak çevresindeki diş eti ve kemik inflamasyondan etkilenebilir.
Bu nedenle ağız hijyeninin tedavi bittikten sonra da sürdürülmesi gerekir. Profesyonel bakım, günlük fırçalama ve ara yüz temizliğinin yerine geçmez.
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi implant tedavisini nasıl değerlendirmelidir?
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi implant tedavisinde yalnızca eksik bölgeye implant yerleştirmeyi değil, implantın üzerine yapılacak gelecekteki protezi ve çevre dokuların uzun dönem sağlığını da planlamalıdır. İmplantın kemik içerisinde doğru pozisyonda olması kadar, üzerine yapılacak dişin temizlenebilir ve fonksiyonel olması da önemlidir.
İmplant planlamasında merkez; hastanın çene kemiği miktarını, diş eti yapısını, komşu dişleri ve önemli anatomik yapıları birlikte değerlendirmelidir. Alt çenede sinir kanalı, üst arka bölgede ise maksiller sinüs cerrahi planlamayı etkileyebilir.
Kemik miktarı yetersizse greft veya farklı kemik artırma yöntemleri değerlendirilebilir. Ancak her implant hastasına rutin olarak kemik grefti yapılması gerekmez. Mevcut kemik yeterliyse gereksiz cerrahiden kaçınılmalıdır.
Bazı uygun vakalarda diş çekimi ile aynı seansta implant uygulanabilir. Bununla birlikte her çekim alanı hemen implant için uygun değildir. Kemik duvarları, enfeksiyon durumu ve başlangıç stabilitesi değerlendirilmelidir.
Tam çene implant tedavisinde ise implant sayısından önce protezin nasıl tasarlanacağı düşünülmelidir. Hastanın konuşması, çiğnemesi, dudak desteği ve günlük temizliği tedavinin başından itibaren planlanmalıdır.
İmplant mı köprü mü tercih edilmelidir?
Eksik bir dişin tamamlanmasında implant ve köprü gibi farklı seçenekler bulunabilir. Hangi yöntemin daha uygun olduğu komşu dişlerin durumuna, kemik hacmine ve hastanın genel tedavi planına göre değişir.
Komşu dişler tamamen sağlıklıysa implant, bu dişleri küçültmeden eksik alanın tamamlanmasına imkân sağlayabilir. Buna karşılık komşu dişlerde zaten kapsamlı restorasyon ihtiyacı varsa köprü seçeneği bazı hastalarda değerlendirilebilir.
İmplant cerrahi bir işlem içerir ve yeterli kemik gerektirir. Köprüde ise destek olacak doğal dişler hazırlanır.
Bu nedenle yalnızca işlem süresi veya ilk maliyet üzerinden seçim yapmak yerine her iki yöntemin doğal dişler ve uzun dönem bakım üzerindeki etkileri konuşulmalıdır.
Gömülü dişlerde cerrahi değerlendirme nasıl yapılır?
Gömülü yirmi yaş dişleri veya farklı gömülü dişler her zaman aynı şekilde tedavi edilmez. Bir dişin gömülü olması tek başına otomatik çekim gerekçesi değildir.
Tekrarlayan enfeksiyon, komşu dişe zarar, ağrı veya radyolojik olarak takip edilmesi gereken bir oluşum varsa cerrahi değerlendirme önem kazanır.
Alt çenedeki gömülü yirmi yaş dişlerinde sinir kanalına yakınlık, üst çenede ise sinüs ilişkisi değerlendirilebilir. Gerekli durumlarda üç boyutlu görüntüleme kullanılabilir.
Dişin çıkarılması gerekiyorsa cerrahi yöntem anatomik konuma göre planlanır. Dişi tek parça halinde zorlayarak çıkarmak yerine kontrollü şekilde bölümlere ayırmak bazı vakalarda çevre dokuların daha iyi korunmasına yardımcı olabilir.
TEK Clinic’te ileri cerrahi değerlendirme gereken vakalar Prof. Dr. Mustafa Tek’in Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanındaki klinik deneyimi doğrultusunda ele alınabilir.
Çene kistleri neden kesin tanı gerektirir?
Çene kemiğinde radyolojik olarak kistik görünen her oluşum aynı biyolojik yapıya sahip değildir. Bu nedenle yalnızca görüntü üzerinden kesin tanı koymak her zaman mümkün olmayabilir.
Lezyonun büyüklüğü, hangi dişlerle ilişkili olduğu ve sinir veya sinüs gibi yapılara yakınlığı değerlendirilir.
Bazı küçük oluşumlar tek aşamalı cerrahiyle çıkarılabilirken geniş lezyonlarda daha kontrollü veya aşamalı yaklaşımlar gerekebilir.
Çıkarılan dokunun uygun vakalarda patolojik incelemeye gönderilmesi kesin tanının belirlenmesine yardımcı olur.
Cerrahi planlamada mümkün olduğunca sağlam dişlerin ve kemiğin korunması hedeflenmelidir. Kistik bir lezyonun varlığı çevresindeki bütün dişlerin çekilmesi gerektiği anlamına gelmez.
Çene eklemi şikâyetlerinde hangi yaklaşım izlenebilir?
Ağız açarken ses, kulak önünde ağrı, kilitlenme veya çiğneme kaslarında yorgunluk çene eklemi ve çevre yapıların değerlendirilmesini gerektirebilir.
Her eklem sesi hastalık anlamına gelmez. Ağrı veya hareket kısıtlılığı bulunmayan bazı tıklamalar yalnızca takip edilebilir.
Diş sıkma ve gıcırdatma bazı hastalarda kas şikâyetlerine katkıda bulunabilir. Ancak her çene eklemi probleminin nedeni bruksizm değildir.
Bu nedenle gece plağı da bütün hastalara otomatik olarak önerilmemelidir. Önce ağrının kas, eklem veya farklı bir dental yapıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir.
Konservatif yöntemlere yanıt vermeyen seçilmiş vakalarda daha ileri çene eklemi tedavileri değerlendirilebilir. Cerrahi yaklaşım yalnızca uygun klinik endikasyon bulunduğunda gündeme gelir.
Ortodonti neden yalnızca estetik bir tedavi değildir?
Ortodonti, çapraşıklık ve dişler arasındaki boşlukların yanı sıra kapanış ilişkisini düzenlemeyi de amaçlar.
Bazı hastalarda ön dişler düz görünse bile arka bölgede çapraz kapanış veya dengesiz temas bulunabilir.
Şeffaf plak veya sabit diş teli seçenekleri hastanın probleminin türüne göre değerlendirilebilir. Hangi yöntemin daha az görünür olduğu kadar, planlanan diş hareketlerini ne kadar kontrollü gerçekleştirebildiği de önemlidir.
Eksik dişi bulunan hastalarda ortodonti, implant için doğru alanın oluşturulmasına yardımcı olabilir. Çünkü implant doğal diş gibi hareket ettirilemez ve tedavi sırası baştan planlanmalıdır.
İleri iskeletsel çene farklılıklarında yalnızca dişleri hareket ettirmek yeterli olmayabilir. Seçilmiş yetişkin vakalarda ortodonti ve ortognatik cerrahi birlikte değerlendirilebilir.
Estetik diş hekimliğinde doğal diş dokusu nasıl korunur?
Estetik beklentinin yüksek olması, bütün ön dişlerin kaplanması gerektiği anlamına gelmez.
Dişlerin yalnızca rengi problemliyse beyazlatma daha koruyucu bir seçenek olabilir. Küçük şekil veya kırık problemleri kompozit restorasyonlarla giderilebilir.
Lamina veya tam seramik restorasyonlar uygun vakalarda değerlendirilebilir ancak uygulanacak preparasyonun miktarı dikkatle planlanmalıdır.
Çapraşık ancak sağlıklı dişlerde doğrudan kaplama yerine ortodontik tedavi seçeneği düşünülmelidir.
Estetik planlamanın amacı bütün hastalara aynı beyazlık ve aynı diş formunu vermek değil, kişinin yüzü, dudak yapısı ve doğal dişleriyle uyumlu sonuç oluşturmaktır.
Çocuklarda ağız ve diş sağlığı takibi nasıl yapılır?
Çocuk hastalarda tedavinin önemli bölümü koruyucu yaklaşımdan oluşur. Çocuğun yalnızca ağrı yaşadığında kliniğe getirilmesi, erken müdahale fırsatlarını azaltabilir.
Süt dişleri çiğneme, konuşma ve daimi dişlerin yerinin korunması açısından önemlidir. Erken kaybedilen bazı süt dişlerinde yer tutucu ihtiyacı değerlendirilebilir.
Yeni süren daimi azı dişlerinde derin fissürler bulunuyorsa uygun risk grubunda fissür örtücü düşünülebilir.
Çürük riski yüksek çocuklarda profesyonel florür uygulaması ve daha sık takip planı oluşturulabilir.
Karma dişlenme döneminde daimi dişlerin sürme sırası ve olası ortodontik problemler de değerlendirilebilir.
Ailenin fırçalama ve beslenme alışkanlıkları konusunda bilgilendirilmesi, çocuk diş hekimliğinin önemli parçalarından biridir.
Acil dental durumlarda ne zaman beklenmemelidir?
Şiddetli ağrı, hızla artan yüz şişliği, travmayla yer değiştiren diş veya kontrol edilemeyen kanama geciktirilmeden değerlendirilmelidir.
Yüz şişliğine ateş ve genel sağlık durumunda bozulma eşlik ediyorsa enfeksiyonun yayılımı açısından daha hızlı değerlendirme gerekebilir.
Çocuklarda travmayla tamamen yerinden çıkan süt ve daimi dişler aynı şekilde yönetilmez. Süt dişi evde tekrar yuvasına yerleştirilmemelidir. Daimi dişte ise zaman önemlidir ve hızlı profesyonel müdahale gerekir.
Nefes alma veya yutma güçlüğü gibi ciddi belirtiler varsa durum yalnızca rutin diş randevusu olarak görülmemeli ve acil tıbbi değerlendirme düşünülmelidir.
Kendi kendine antibiyotik kullanarak birkaç gün beklemek, dental problemin kaynağını ortadan kaldırmayabilir.
Tedavi ücretleri neden muayene sonrasında değişebilir?
Diş hekimliğinde aynı işlem adı, her hastada aynı klinik kapsamı ifade etmez. Bir dolgu tek yüzeyli küçük restorasyon olabilirken başka bir dişte geniş madde kaybını kapsayabilir.
Kanal tedavisinde kanal sayısı ve dişin daha önce işlem görüp görmediği önemlidir. İmplantta kemik hacmi, cerrahi hazırlık ve protez planı maliyeti etkileyebilir.
Ortodontik tedavide ise yalnızca aparat türü değil, tedavinin kapsamı ve takip süresi önemlidir.
Bu nedenle hastanın yalnızca başlangıç rakamını değil, tedavinin hangi aşamalarını kapsadığını öğrenmesi gerekir.
Kesin ve sağlıklı fiyatlandırma, ihtiyaç duyulmayan işlemlerin ayıklanması ve gerçek tedavi planının oluşturulması sonrasında yapılmalıdır.
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi tedavi sonrası takibi neden önemsemelidir?
İstanbul ağız ve diş sağlığı merkezi tercihinde tedavi sonrasındaki takip sistemi de başlangıçtaki muayene kadar önemlidir. Bir dolgunun yapılması, implantın üzerine diş takılması veya ortodontik tedavinin tamamlanması hastanın artık kontrole ihtiyaç duymayacağı anlamına gelmez.
Doğal dişler zaman içerisinde yeni çürüklerden veya diş eti problemlerinden etkilenebilir. Dolgular ve kaplamalar yıllar içinde aşınabilir, kırılabilir veya kenar uyumlarında değişiklik oluşabilir. İmplant çevresindeki dokuların da düzenli bakım ve değerlendirmeye ihtiyacı vardır.
Ortodonti sonrasında retainer kullanımının takip edilmesi önemlidir. Dişler aktif tedavi tamamlandıktan sonra da belirli ölçüde hareket edebilir. Koruyucu apareylerin kaybolması veya sabit retainerın kopması halinde uzun süre beklenmesi yeniden düzensizliğe neden olabilir.
Çocuklarda ise takip yalnızca yapılan dolguların kontrolü değildir. Süt dişlerinden daimi dişlere geçiş, yeni süren azı dişleri ve çene gelişimi yaş ilerledikçe yeniden değerlendirilmelidir.
Kontrol sıklığının bütün hastalarda aynı olması gerekmez. Çürük riski yüksek, periodontal hastalık geçmişi bulunan veya kapsamlı implant-protez tedavisi görmüş kişiler daha farklı takip programına ihtiyaç duyabilir.
TEK Clinic’te kapsamlı ağız ve diş sağlığı yaklaşımı
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde tedavi planı hastanın mevcut sorunlarının öncelik sırasına göre oluşturulur. İlk hedef, ağrı ve aktif enfeksiyon gibi acil problemlerin kontrol altına alınmasıdır.
Ardından doğal dişlerin korunmasını sağlayacak restoratif ve endodontik tedaviler, diş eti sağlığı ve gerekli cerrahi işlemler planlanabilir. Eksik dişlerde implant veya farklı protetik seçenekler değerlendirilirken gelecekteki fonksiyon ve bakım ihtiyaçları da göz önünde bulundurulur.
Estetik ve ortodontik tedavilerde yalnızca görünüm değil, dişlerin sağlıklı dokular içerisinde kalması ve hastanın ağız bakımını sürdürebilmesi önemsenir.
Gömülü diş, ileri implant cerrahisi, kemik yetersizliği, çene kisti veya çene eklemi gibi cerrahi değerlendirme gereken durumlarda Prof. Dr. Mustafa Tek’in Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi alanındaki uzmanlığı doğrultusunda kişiye özel plan oluşturulabilir.
Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli kontrollerin sürdürülmesi önemlidir. Dolgular, kaplamalar, implantlar ve doğal dişler zaman içerisinde değişebilir. Erken fark edilen sorunlar daha sınırlı müdahalelerle yönetilebilir.
TEK Clinic’in temel yaklaşımı, hastayı mümkün olan en fazla işleme yönlendirmek değil; gerçekten gerekli tedavileri doğru sırada planlamak, korunabilecek doğal dişleri mümkün olduğunca ağızda tutmak ve tedavi sonrasında sürdürülebilir bir ağız sağlığı düzeni oluşturmaktır.
İletişim
TEK Clinic Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Prof. Dr. Mustafa Tek
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı
Adres: Mehmet Akif Mahallesi Erge Sokak No: 1/1B, Çekmeköy, İstanbul
Telefon: (0216) 642 42 42
Mobil: +90 553 828 41 60
E-posta: info@tekclinic.com.tr
Diş ağrısı, çürük, eksik diş, implant ihtiyacı, diş eti problemi, ortodontik düzensizlik, estetik beklenti veya ağız ve çene cerrahisi gerektiren bir şikâyetiniz bulunuyorsa TEK Clinic ile iletişime geçerek mevcut sorunlarınızın birlikte değerlendirildiği ve tedavi önceliklerinin kişisel olarak belirlendiği bir muayene planlayabilirsiniz.